Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacaklarının taşeron şirketlerden rücuen tahsili istemli gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, hizmet alım sözleşmeleri kapsamında taşeron şirketlerin işçilerine asıl işveren tarafından ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsili talebiyle açılmış olup, davacı asıl işverenin ödediği işçilik alacaklarını sözleşmesel rücu hükümleri gereği geri almak isterken, davalı taşeronlar ise sözleşme değişiklikleri, kendi sorumluluk süreleri ve oranları ile davacının sorumluluğu üzerinden davanın reddini veya sorumluluğun sınırlandırılmasını savunmaktadır.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/396 Esas - 2026/417

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/396 Esas
KARAR NO : 2026/417
....
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/05/2025
KARAR TARİHİ : 20/05/2026
KARAR Y.TARİHİ : 27/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirketler arasında ihale yolu ile hizmet alımı sözleşmesi nedeniyle tekel dışı güvenlik işine ilişkin olarak sözleşmeler imzalandığını, bu şirketler bünyesinde çalışan işçilerin İş Kanunu ve diğer kanunlardan doğan haklarından işçilerin işvereni olan taşeron firmaların sorumlu olduğunu, davacı şirketle davalılar arasında ihale yoluyla gerçekleştirilen sözleşmelerde, işçilere karşı davacı şirketin sorumlu olması halinde ödenen tutarların rücu edileceğinin belirtildiğini, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla brüt 475.665,42 TL'nin 29.11.2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sorumlulukları oranında davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalılar .... şirketleri vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dosyasında işçinin kıdem tazminatına hak kanandığını gösterir herhangi bir delilin bulunmadığını, kıdem tazminatından davacı kurumun sorumlu olduğunu, davalı şirketin yapmış olduğu başvuru neticesinde düzenlenen zeyilname ile işçilere davacı kurum tarafından ödenecek tazminatların yüklenicilere rücu edileceği hükmünün şartnameden çıkarıldığını, davacının ödenecek tazminatlardan kendisinin sorumlu olacağının kabul ettiğini, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı tutarının davalı şirketlere rücu edilebileceği kanaatinde olunsa dahi davalı şirketlerin en kötü ihtimalle kendi dönemindeki ücret ile sınırlı olarak yarı oranında sorumlu tutulabileceğini, davacının faiz isteminin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dışı işçinin asıl işveren sıfatıyla, davacı ve alt işveren sıfatıyla davacı şirkette 45 gün özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, dava dışı işçiye ödemeler yapıldığı iddia edilse de buna dair belge sunulmadığını, davacı tarafça herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, davalı şirketin temmerüde düşmediğini, davacının, alt işveren olan davalı şirketten kıdem tazminatı ve işçilik alacağı talep hakkının bulunmadığını, davalı şirketin işçi alacaklarını ödeme sorumluluğunun bulunmadığını, işçi alacaklarından kimin sorumlu olduğu belli olmadığından Mahkemece davalı şirketin sorumluluğuna karar verilecekse bu sorumluluğun yarısına hükmedilmesinin gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalılara usulüne uygun davalı dilekçesi tebliğ edilmiş olup, savunma hakkını kullanmamışlardır.
YARGILAMA VE GEREKÇE :
Dava, davacı ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, davalı şirketler bünyesinde çalışan dava dışı işçinin davacıya başvurusu üzerine ödenen işçilik alacaklarının davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Sözleşme ve teknik şartname örnekleri, .... kayıtları, Arabuluculuk Son Tutanağı, ödeme dekotları, bilirkişi raporları ve diğer bilgi belgeler dosyada mevcuttur.
Dosyada mevcut ..., Kıdem Tazminatı Bordrosu, banka dekontları ve hizmet cetvelinin birlikte incelenmesinde, Dava dışı işçinin ....olduğu, işten ayrılış nedeninin Emeklilik olduğu, ödemeye dair banka dekontlarının incelenmesinde, davacı kurum tarafından 29.11.2024 tarihinde .... hesabına 631.174,82 TL EFT yapıldığı, bu nedenle, kıdem tazminatının ödendiği anlaşılmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. .... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. (.... karar sayılı ilamı)
Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri ve Zeyilname belgelerinin incelenmesinde; Güvenlik ile akdedilen sözleşmede "idarenin ödemek zorunda kaldığı parasal miktarların ve bunlardan doğan faizlerin yükleniciye rücu edileceğinin” düzenlendiği ....ce ödenmek zorunda kalınan her türlü meblağ bakımından yükleniciye rücu hakkının açıkça saklı tutulduğu” buna karşılık, .... ile akdedilen sözleşmenin 25.04.2016 tarihinde, .... ile akdedilen sözleşmenin ise 30.05.2016 tarihinde imzalandığı, 2016 yılı ihale dokümanı değişikliği ile teknik şartnamedeki eski "...'ce ödenmek zorunda kalınan her türlü meblağın yükleniciye rücu edilir" ifadesi kaldırılarak yerine “mevzuatın verdiği yetki çerçevesinde idarenin yükleniciye rücu hakkı saklıdır” biçiminde daha dar ve mevzuata bağlı bir düzenleme getirildiği görülmüştür. Bu nedenle 2007 ve 2010 tarihli sözleşmelerde rücu hükmü açık ve geniş nitelikte iken, 2016 tarihli sözleşmeler bakımından rücu değerlendirmesinin güncel mevzuat çerçevesinde yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmeler dikkate alınarak davacı tarafından yapılan ödemenin rücu koşulları ve ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin denetlenmesi için rapor alınmış olup, bilirkişi tarafından düzenlenen 22/03/2026 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; davacı ile davalılar arasında çeşitli konularda hizmet alım sözleşmeleri imzalandığı, dava dışı işçi ....'un bu sözleşmelere konu işte davalı şirketler işçisi olarak davacı asıl işveren işyerinde çalıştığı, dava dışı işçi ile ilgili davacı kurum tarafından 29.11.2024 tarihinde toplam 636.002,08 TL brüt, 631.174,82 TL net kıdem tazminatı kapsamında ödemeler yapıldığı; bunun 475.665,42 TL brüt kısmının davalı taşeron şirketlerin sorumluluk dönemlerine isabet ettiği ileri sürülerek bu tutarın ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle tahsili talep edildiği, asıl işverenin(davacının) işçilik alacaklarından sorumlu olacağına ilişkin sözleşmelerde hüküm bulunmadığından alt işverenlerin sorumlu olduğu tutarların hesaplandığı, 7573 sayılı Kanunun 6. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanuna eklenen Geçici 12. Madde uyarınca, rücu davalarında 11.09.2014-15.10.2019 tarihleri arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmeleri uyarınca kıdem tazminatlarının rücu edilemeyeceği düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşmelerin 7573 sayılı Kanunun 6. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanuna eklenen Geçici 12. madde kapsamına girdiğinden, yasada belirtilen sözleşme dönemlerinin nihai tabloda bu dönemlerin belirtilmediği, bu dönemlerin hesaplamadan çıkarıldığı buna göre rücu edilebilecek tazminatın davalı ... yönünden 5.228,37 TL, ..... Ortaklığı 125.364,68 TL, olarak hesaplandığı, toplam rücu edilebilir tutarın 344.956,19 TL olduğu, her bir davalının kendi dönemlerinden belirtilen sınırlı sorumlu olabileceği bildirmiştir. Bilirkişi tarafından toplam tutarın maddi hata yapılarak belirlendiği toplam alacağın 475.665,42 TL olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu dosya kapsamı ve delil durumuna uygun olup, hükme esas alınmıştır.
Yukarıda yazılı açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınan rapor ile; davalı şirketlerin sorumluluklarına ilişkin hesaplama yapılmış, davalı şirketlerin sorumluluk miktarları dönemsel olarak tespit edilmiştir. Dosyada mevcut sözleşme ve şartnamelerde ödenen işçilik alacaklarından davacı asıl işverenin sorumlu olacağına dair hüküm bulunmamaktadır. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; davalı yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine; işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin, işçileri çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulünün gerekeceği, buna karşılık 7573 sayılı Kanunun 6. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanuna eklenen Geçici 12. Madde uyarınca davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından davacının 4734 sayılı Kanunun 62. Maddesinin birinci fıkrasının e bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmesi ile hizmet alması dikkate alındığında 11.09.2014 ile 15.10.2019 tarihleri arasındaki sözleşme dönemlerine karşılık gelen kıdem tazminatı rücuya esas olmayacağından ve bilirkişi tarafından bu husus dikkate alınarak düzenlenen rapor hükme esas alınarak raporda belirlenen miktarlar üzerinden davanın kabulüne, hüküm altına alınan tazminat kalemlerine ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Anlatılan nedenlerle,
HÜKÜM :
1-Davanın kabulüne
83.770,09 TL’nin ...
10.456,74 TL’nin ...
125.364,68 TL’nin ...’nden müteselsilen
125.364,68 TL’nin ....nden müteselsilen
5.228,37 TL’nin ...
125.480,86 TL’nin ....nden 29.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 32.492,70-TL harçtan peşin alınan 8.123,18-TL harcın düşümü ile arta kalan 24.369,52-TL harcın davalıların sorumluk miktarları gözetilerek;
4.291,75 TL’nin ...
535,72 TL’nin ...
6.422,74 TL’nin .... müteselsilen
6.422,74TL’nin ... müteselsilen
267,86 TL’nin ...
6.428,69 TL’nin ... alınarak alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 76.106,47-TL vekalet ücretinin davalıların sorumluluk miktarları gözetilerek,
45.000,00 TL’nin ...
10.456,74 TL’nin ...
45.000,00 TL’nin ... müteselsilen
45.000,00 TL’nin ... müteselsilen
5.228,37 TL’nin ...
45.000,00 TL’nin .... alınarak davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan;8.123,18 TL peşin harcı, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 vekalet harcı olmak üzere toplam 8.826,08 TL yargılama harcından;
1.554,37 TL’nin ....
194,02 TL’nin ...
2.326,17 TL’nin ... müteselsilen
2.326,17 TL’nin ...
2.328,33 TL’nin ...alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.452,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.452,50 TL yargılama giderinden,
1.664,69 TL’nin ...
207,80 TL’nin ...
2.491,26 TL’nin ...nden müteselsilen
2.491,26 TL’nin .... müteselsilen
103,89 TL’nin ...
2.493,57 TL’nin ... alınarak davacı tarafa ödenmesine,
6-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,
7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 4.900,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıların sorumluluk miktarları gözetilerek,
862,94 TL’nin ...
107,71 TL’nin ....
1.291,42 TL’nin ....’nden müteselsilen
1.291,42 TL’nin .... müteselsilen
53,86 TL’nin ...
1.292,62 TL’nin ....’nden alınarak davacıya ödenmesine alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/05/2026
...