Meslek birliğinden asıl üyeliğinin haksız düşürüldüğünü iddia eden davacının genel kurul kararının iptali, alacak ve manevi tazminat talepleriyle yargı yollarında görev uyuşmazlığı yaşanan davası.
Özet: Davacı, meslek birliği tarafından asıl üyeliğinin haksız yere düşürüldüğü iddiasıyla üyeliğin devamı ve maddi/manevi tazminat talepleriyle dava açmış; ancak davanın yargı yolu bakımından adli ve idari yargı arasında gidip geldiği, Yargıtayın önceki bozma kararında Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu belirtmesine rağmen, idare mahkemesinin de görevsizlik kararı vermesi sonrası, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin son kararda davayı usulden reddettiği anlaşılmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/4379 E.  ,  2026/1976 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/312 Esas, 2019/302 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... meslek birliğine üye olma kriterlerini yerine getirdiğini, bunun üzerine 26.12.2006 tarihinde yapılan davalı birlik genel kurulunda müvekkilinin Meslek Birliğine asıl üye yapıldığını, müvekkilin asıl üyeliğin geri alındığı 25.03.2008 tarihine kadar asıl üye olduğunu, 03.12.2007 tarihli ... Haysiyet Kurulu Kararı'nda, haklarında açılan soruşturma nedeniyle müvekkilinin 400 bin adet albüm üretimini gerçekleştirmemek ve ucuz seriden satmak nedeniyle ve en sonunda 25.03.2008 tarihli ... Genel Kurulunda alınan kararla asıl üyeliğinin düşürüldüğünü, alınan kararın ... Tüzüğü'nün 23. maddesi ile çeliştiğini, Haysiyet Kurulunun vermiş olduğu kararla üretim kriterinin satış kriterine dönüştürdüğünü, Yönetim Kurulu'nun kendisini Genel Kurulun yerine koyarak karar aldığını, asıl üyelere ödenen 20 07... . dönem gelir payı olan 9.399,86 TL ile 3. dönem digital bedeli olan 570,51 TL'yi ödemediğini, 25.03.2008 tarihli ... Genel Kurul toplantısında asıl üyeliği nihai olarak alınmamasına rağmen "aday üye" olarak gösterildiğini, burada haksız ve hukuka aykırı Genel Kurul Kararının kaldırılmasını talep ettiğini, ancak bu talebin oy çokluğu ile reddedildiğini, davalı meslek birliğinin Yönetim Kurulunun yetkisiz olarak karar aldığını ve bu kararını genel kurula icra ettirdiğini, açık bir hukuka aykırılığın bulunduğunu, bu nedenle 25.03.2008 tarihli genel kurul kararının iptalini, asıl üyeliğinin devam ettiğinin tespitini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.970,00 TL asıl üyelik ödemelerinin ve uğranılan manevi zararlar nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; idare mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkilinin üyeliğin reddi işleminin hukuka uygun olduğunu, ... Haysiyet Kurulu'nun 16.10.2007 tarihinde hakkında kuşku bulunan üyelerinin savunmasının alınmasına karar verdiğini, buna ilişkin tebligatın üyelere usulüne uygun yapıldığını, davacının 30... tarihinde toplantıya katılarak sözlü savunmasını yaptığını, hakkında soruşturma yapılan 4 şirketin 400 bin adet toplam kaset ve CD üretimini gerçekleştirmek için ibraz ettikleri faturalarda bu kriter sayısal olarak yerine getirilse de, bu sayıya ulaşmak için üretilen yapımların/albümlerin içeriklerinin ve nevilerinin genel kurulca belirlenen kriterin esas amacına uygun olmadığının, piyasa koşullarının ve standartlarının çok altında bir fiyatla ve ucuza satıldığının olağan satış yöntemlerinden olan mağaza ve vitrinlerinde ve satış noktalarında yer alamadıkları hususlarının tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.Beyoğlu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkermesinin 09.06.2009 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiş olup, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 06.10.2011 tarihli, 2011/5548 E., 2011/10216 K. sayılı kararı ile mahkeme kararının, yargı yolu bakımından dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, Kapatılan Beyoğlu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin dosyalarının İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine devredilmesi sonucu, mahkemenin 2012/5 Esasına kaydedildiği, yapılan yargılamada bozmaya uyulduğu ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yargı yolu bakımından dava dilekçesinin reddine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, davacı şirket vekilinin, adli yargı yerindeki istemlerinin yanında, müvekkili şirketin asıl üye olduğu dönemlerde (2006/4 Dönem, 2007/1 Dönem, 2007/2 Dönem, 2007/3 Dönem) müvekkiline ödenen, ancak haksız ve hukuka aykırı genel kurul kararının dayanak yapılarak müvekkili şirketten iade alınan 68.353,65 TL'nin müvekkili şirkete ödenmesi istemini de ekleyerek, 22.06.2012 tarihinde idare yargı yerinde dava açtığı, İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 03.07.2012 tarihli, 2012/1032 E., 2012/1102 sayılı kararı ile, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 42. maddesinin 3. fıkrasında belirtildiği üzere özel hukuk tüzel kişisi statüsüne sahip MÜ-YAP ile bu mesleki birliğe üye olan davacı şirket arasında FSEK ile düzenlenen hukuki ilişkilerden kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yine aynı Kanun'un 76. maddesindeki açık hüküm uyarınca adli yargının (ihtisas mahkemelerinin) görevli olması karşısında davanın mahkemelerinin görevinde olmadığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddedildiği, Danıştay incelemesinden geçen davada yapılan yargılama neticesinde davanın Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 14.03.2016 tarihli, 2016/ 95... /143 sayılı kararı ile somut olay ve mevzuat hükümlerinin irdelenmesinden; davalı MÜ-YAP Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliğinin FSEK'in 42. maddesi uyarınca kurulan bir meslek birliği olduğu, özel hukuka tabi tüzelkişi statüsünde bulunduğu, Anayasa'da tanımlanan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu statüsüne sahip olmadığı, dava dosyasının incelenmesinden; belirlenen kriterleri yerine getirerek davalı Meslek Birliğine asıl üye olarak kabul edilen davacı şirketin, davalı Yönetim Kurulunun 14.09.20 07... /35 sayılı kararı ile Haysiyet Kuruluna sevk edildiği, daha sonra Yönetim Kurulunun 15.01.2008 tarihli, 2008/3 kararı ile, davacı şirketin asıl üyeliğinin kaldırılarak geri alınmasına, aday üyelik statüsüne geri döndürülmesine, bugüne kadar asıl üyelikten ... ve yapılan ödemelerin geri alınmasına karar verildiği, bu kararın 25.03.2008 tarihli Genel Kurul'da kabul edildiği, bunun üzerine davacı şirket tarafından MÜ-YAP Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği asıl üyelik statüsünden aday üyelik statüsüne düşürülmesine ilişkin davalı meslek birliği genel kurul kararının iptali, bu karar nedeniyle ödenmeyen hak ediş, digital ve internet bedellerine ilişkin maddi hakların tazmini ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kendilerine ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı, FSEK'in 42. maddesinin 3. fıkrasında da açık bir şekilde belirtildiği üzere "özel hukuk tüzel kişisi" statüsüne sahip MÜ-YAP Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği ile bu mesleki birliğe üye olan davacı şirket arasında FSEK ile düzenlenen hukuki ilişkilerden kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, yine aynı Kanun'un 76. maddesindeki açık hüküm uyarınca adli yargının (ihtisas mahkemelerinin) görevli bulunduğu, davanın görüm ve çözümünde adli yargı yeri görevli olduğundan İstanbul 7. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12.04.2012 gün ve 2012/5 E., 2012/92 K. sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği, Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 02.08.2017 tarih ve 1071 sayılı kararı ile 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 08.08.2017 tarihi itibariyle faaliyetinin durdurulmasına karar verildiği, görülmekte olan dava, iş ve arşiv dosyalarının 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş, dosya bunun üzerine görevli ve yetkili İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının asıl üyelik statüsüne kavuşmak için pazara yönelik bir üretim ve satışa olmaksızın muvazaalı bir şekil belirlenen sayıya ulaştığı, bu durumun gerek davalı birlik nezdinde yapılan incelmede gerekse bilirkişi heyetinde yer alan sektör bilirkişilerince tespit olunduğu, şu hale göre davacının bu hal ve tutumunun dürüstlük kuralına aykırı olduğu, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, her ne kadar davacı asıl üyelik şartlarının oluşmasına rağmen davacının asil üyeliğinin geri alınarak aday üyeliğe düşürülmesine yönelik genel kurul kararının iptali istemiyle işbu davayı açmış ise de; davacı tarafça bildirilen sayıların pazara yönelik bir üretim ve satışa işaret etmediği mevcut olguların meslek birliği değerlendirmelerini doğruladığı, asıl üyelik için belirlenen kriterin davacı tarafından sektör gerçeklerine aykırı bir şekilde oluşturulduğu, şu hale göre davacının dürüstlük kuralına uygun hareket etmediği, her ne kadar sayısal şart yerine getirilmiş ise de bu durumdan hak elde etmesinin hakkın kötüye kullanılması olarak kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, FSEK hükümleri uyarınca davalı meslek birliğinin genel kurul kararının iptali, alacağının tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.