Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, daire satışında dolandırıcılık iddialarına dayalı menfi tespit davasında bonoların borçluluk durumuna ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, davalıdan daire satın almak üzere ödediği peşinat sonrası kalan 100.000 TLlik borcu için düzenlediği senetlerin, dairenin teslim edilmemesi ve davalı tarafından ödenen kısmın karşılığındaki senetlerin yırtıldığı beyanına rağmen, ticari ilişkisi bulunmayan üçüncü bir şirket tarafından icra takibine konulması üzerine bu şirkete borçlu olmadığının tespitini isterken; davalı ise senetleri başka bir ticari işlemden ötürü ciro yoluyla aldığını ve uyuşmazlıkta taraf olmadığını ileri sürmektedir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:08/07/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:03/03/2022
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Alım Satım)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:08/07/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ile yapmış olduğu emlak alım satım protokolü uyarınca kaba inşaat devam ederken 170.000,00-TL bedelle daire satın aldığını, 70.000,00-TL'sini peşin ödediğini, ... İli, ... İlçesi ... Mah. ... ada ... parselde ... paylı kat irtifakı tapusunun ortağı ve arsa sahibi olduğunu bildiren ... tarafından kendisine verildiğini, şahsın ...'de yapıp bitirdiği bazı daireleri göstermek, anonim şirketleri olduğunu ve ... isimli başka bir ortağının da olduğunu söyleyip müvekkilinin güvenini sağladığını, eşini kaybeden davacının daire satın alacak peşin parası olmadığı için geri kalan 100.000,00-TL'yi 11 ay içerisinde ödemek üzere 09.02.2016 tanzim ve 23.03.2016 vade tarihli 8.000,00-TL, 23.04.2016 vadeli 8.000,00-TL, 23.05.2016 vadeli 9.000,00-TL, 23.06.2016 vadeli 8.000,00-TL, 23.07.2016 vadeli 9.000,00-TL, 23.08.2016 vadeli 8.000,00-TL, 23.09.2016 vadeli 9.000,00-TL, 23.10.2016 vadeli 8.000,00-TL, 23.11.2016 vadeli 9.000,00-TL, 23.12.2016 vadeli 12.000,00-TL, 23.01.2017 vadeli 12.000,00-TL miktarlı toplam 100.000,00-TL tutarındaki bonoyu tanzim edip davalı ...'ye verdiğini, sözleşmede dairenin 01.09.2016 günü teslim edileceğinin ve iki ay gecikme olabileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin edimini yerine getirip 23.07.2016 vade tarihli bono dahil toplam 42.000,00-TL'yi ödedikten sonra inşaata gittiğinde hiç bir şey yapılmadığını, binanın direkleri dikili ve alt kat tuğlası örülü halde kaldığını gördüğünü, gecikmeyi sorduğunda davalı ...'nin kızının rahatsız olduğunu, çok masraf ettiğini, nakit sıkıntısı çektiğini, geri kalan parayı ödemesi halinde 1-1,5 aya kadar daireyi teslim edeceğini söylemesi üzerine müvekkilinin geri kalan parayı da ödediğini, davalının geri kalan senetleri müvekkiline göstererek yırttığını, dairenin kendisine teslimini bekleyen davacının bankadan ödememe protestosu gelince şok olduğunu, müvekkilinin davalı ...'e ulaşamadığını ve dolandırıldığını anladığını, müvekkilinin bonolarda alacaklı görünen ... A.Ş. ile hiç bir ticari ilişkisi olmadığını, bono üzerinde malen kaydı olduğunu, davalı şirketin müvekkiline mal olarak ne sattığını ispatlamak ve sattığı mal karşılığı aldığı bono veya belgeyi ticari defterlerinde göstermek zorunda olduğunu, bonoların tamamının tanzim tarihinin 09.02.2016 olmasının bonoların sözleşme kapsamında davalı ...'ye verildiğini gösterdiğini, bonoların ciro yoluyla el değiştirdiğini, müvekkilinin söz konusu bonolarla ilgili davalı şirkete borcu olmadığını, savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını, müvekkilinin bugüne kadar ödediği bonoları iyi niyetli olarak ...'ye ödediğini sandığını, hukuken borçlu olmadıkları davalı şirketin tahsil için elinde bulunan ... Bankası A.Ş. Çamlık/ ... Şubesinde bulunan 23.09.2016 vadeli 9.000.00-TL, 23.10.2016 vadeli 8.000,00-TL, 23.11.2016 vadeli 9.000,00-TL, 23.12.2016 vadeli 12.000,00-TL ve 23.01.2017 vadeli 12.000.00-TL bedelli bonolardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... cevap dilekçesinde, davalıların ikamet adresleri İzmir ili ... İlçesinde olduğundan mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, kendisi adına kayıtlı olan ... Ticaret'in 03.02.2014 tarhinden beri faaliyette olduğunu, vergi levhası, imza beyannamesi ve esnaf oda kaydının bu hususu teyit etiğini, bu şirketin inşaatlarda kullanılan paslanmaz malzemeden küpeşte imalatı yaptığını, 01.04.2016 tarihinde ... A.Ş. yetkilisi ... ile malzeme satışı ile ilgili sözleşme yaptıklarını, sözleşmeye istinaden yapacakları işlere karşılık olarak davalı şirket yetkilisinden dava konusu senetleri ciro yoluyla teslim aldığını, senet borçlusu tarafından ilk üç senedin bankaya ödendiğini, davacının şahsına ve ticari kuruluşuna karşı dava açmakta hukuki yararı ve taraf sıfatının bulunmadığını, kendisinin üçüncü kişi sıfatında olduğunu, ilk üç senedi ödeyen davacının açtığı dava ile kötü niyetli olduğunu, bu hususta tazminat taleplerini saklı tuttuğunu, haksız davanın reddine karar verilmesini istemiş, yargılamanın devamı sırasında dosyaya vekaletname sunan vekili davalının bu beyanlarına iştirak ettiklerini bildirmiştir.
Diğer iki davalı olan ... ile ... A.Ş. davaya cevap dilekçesi sunmadıkları gibi duruşmalara da katılmamışlardır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... sözleşme tarafı olmayan diğer davalı olan ... Otomativ A.Ş. lehine bonoların düzenlendiği, soruşturma dosyası, diğer davalılar ... ile ... Oto A.Ş. 'nin cevap dilekçesi sunmamış oluşu, diğer davalı ...'in ticari defter ve belgelerinin incelenmiş olduğu raporda kayıtların eksik olması ile davalının diğer davalı ile olan 01.04.2016 tarihli bonoların devrine dair ticari ilişki ispat olunamamakla davacının, davasını davalıların ticari defter ve kayıtlarına dayanarak ispat etmesi ile dava kabul olundu. ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olan bir kişi olduğunu, yerel mahkemece bu hususların değerlendirilmediğini, eksik ve yanlış inceleme ile karar tesis edildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TTK 687. Madde uyarınca; poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
Dava konusu bonolar unsurları tam olduğundan kambiyo senedi vasfında olup, TTK 778/1-a maddesi uyarınca bonolarda da uygulama alanı bulunan 687. madde dikkate alındığında davacının, lehtar ile olan temel ilişkiden kaynaklı defileri, diğer davalı ... 'ya karşı ileri sürebilmesi için ...'nın bonoları iktisap ederken lehtar ile keşideci olan davacı arasındaki bu temel ilişki ile bonoların bedelsiz olduğunu bilmesi ve bile bile davacı borçlu zararına hareket etmiş olması gerekmektedir.
Dava dilekçesinde davalı ...'nın bonoları iktisap anında kötü niyetli olduğu veya ağır kusurunun bulunduğu yönünde ortaya atılmış tek bir iddia bile bulunmadığı gibi davacı taraf bu hususta hiç bir delil sunmamıştır. Dolayısıyla hamil davalı ...'nın kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden bu davalı yönünden davanın reddi gerekirken Mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ancak, bu yanılgının giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı ...'e yöneltilen davanın reddine, dava dosyasında İİK 72 gereği alınmış ve uygulanmış bir tedbir kararı bulunduğundan İİK 72/4 gereği alacağın % 20'si tutarındaki tazminatın davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, diğer davalılar istinaf başvurusunda bulunmadığından onlar yönünden davanın kabulüne yönelik hükmün aynen korunmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-A- a-Davalı ...'e yöneltilen DAVANIN REDDİNE,
b-72/4 gereği alacağın % 20'si tutarındaki ...,000 TL tazminatın davacıdan alınarak davalı ...'e VERİLMESİNE,
c-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e VERİLMESİNE
3-B- Davalılar ... ve ...'ne yöneltilen DAVANIN KABULÜ ile; davacının dava konusu olan 8.000,00 TL, 9.000,00 TL, 9.000,00 TL, 12.000,00 TL, 12.000,00 TL bedelli 5 adet bonodan dolayı davalılar ... ve ...'ne BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
a-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 7.300,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 3.415,50 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 853,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62 TL harcın davalı ...-...nden alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 853,88 TL peşin harç, 29,20 TL başvurma harcı dahil toplam 1.822,43 TL yargılama giderinin davalı ...-...nden alınarak alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kalan avanstan karar kesinleşinceye kadar yapılacak masraflar düşüldükten sonra bakiyenin davacıya iadesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,
8-İstinaf incelemesi yönünden;
A-Davalı ...'in istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 855,00 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davalı ...'e İADESİNE,
b-Davalı ... tarafından istinaf incelemesi için yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 234,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 726,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...