Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin, tasfiyesi tamamlanıp ticaret sicilinden terkin edilen şirketin Türk Ticaret Kanunu 547. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için ihyası ve yeni tasfiye memuru atanmasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, tasfiye edilerek ticaret sicilinden terkin edilmiş bir şirketin, hizmet tespiti davası kapsamında ortaya çıkan ek tasfiye işlemleri gerekliliği nedeniyle Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi uyarınca yeniden ihya edilmesi talebine ilişkindir. Davacı, şirketin eski tasfiye memurunun vefat etmesi üzerine şirket ortaklarından birinin tasfiye memuru olarak atanmasını talep ederken, davalılar şirketin tasfiyesinin usulüne uygun şekilde tamamlandığını, davacının şirketin ihyasında hukuki yararının bulunmadığını ve talebin reddedilmesi gerektiğini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/370 Esas - 2026/295
TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/370 KARAR NO : 2026/295....DAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : 16/05/2025KARAR TARİHİ : 16/04/2026KARAR Y.TARİHİ : 17/04/2026Mahkememizde görülmekte olan "Şirketin İhyası" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; .... Esas sayılı dosyası ile hizmet tespit davası açıldığını, yargılama esnasında, davalı .... kayıtlı bulunan .... ihyası ile ticaret siciline yeniden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müdürlükleri nezdinde kayıtlı olan .. 29.09.2004 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını ve şirketin tasfiye memurluğuna .... seçildiğini, bu kararın 08.10.2004 tarihli ve 6153 sayılı ticaret sicili gazetesinde ilan edildiğini, son ilan olan 22.10.2004 tarihinden itibaren yaklaşık 11 yıl geçtikten sonra 26.10.2015 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair aldığı ortaklar kurulu kararının tescilinin 27.11.2015 tarihinde yapıldığını, şirketin terkininin 02.12.2015 tarih ve 8959 sayılı ....'de ilan edildiğini belirterek; ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK m. 547/2 uyarınca tasfiye memuru atanmasına, müdürlükleri tarafından yasal hasım olduğundan aleyhe vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; .... 2011 yılında vefat ettiğini, müvekkilinin vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak tayin edildiğini, müvekkilinin tasfiyeyi sonlandırmak üzere bir kısım belgeleri imza ettiğini, müvekkilinin söz konusu şirketin ne hissedarı ne de ....'ın mirasçısı olduğunu, davacının şirketin ihyasında hukuksal yararı bulunmadığını, şirketin ihyası davasının ticari alacaklar ile haksız fiil alacakları için mümkün olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLARA. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar4. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır.B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları5. Terkin edilen şirketin TTK m. 547 hükmü uyarınca ihyası koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER6. Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; ihyası istenen .... 29.09.2004 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığı, şirket tasfiye memurluğuna ...'ın seçildiği, bu kararın 08.10.2004 tarihinde tescil ve ilan edildiği, tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara çağrı yapılan üç ilanın 08.10.2004, 15.10.2004, 22.10.2004 tarihlerinde yayınlandığı, 27.11.2015 tarihinde şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair alınan genel kurul kararının 02.12.2005 tarihinde tescilinin yapıldığı ve 8959 sayılı.....'de yayımlanarak ilan edildiği anlaşılmıştır. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 7. Dava, TTK'nın 547. maddesinden kaynaklanan şirketin ihyası istemine ilişkindir.8. İhyası istenen .... 29.09.2004 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığı, şirket tasfiye memurluğuna ....'ın seçildiği, bu kararın 08.10.2004 tarihinde tescil ve ilan edildiği anlaşılmaktadır. 9. Davalı .... tarafından sunulan cevap dilekçesinde; dava dışı .....tasfiyesine karar verildiğini ve tasfiye memurluğunu ...'ın üstlendiğini, ...'ın 2011 yılında vefat ettiğini, müvekkilinin ise vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak tayin edildiğini, ...'ın hayatta iken başlattığı tasfiye işlemlerinin onun ölümünden sonra müvekkiline imza ettirilen belgeler ile sonlandırıldığını beyan etmiş, davacı yanca ...'ın tasfiye memuru olarak atanması talep edilmiştir. 10. Davacı vekili 02/03/2026 tarihli dilekçesinde; taraflarınca her ne kadar .... tasfiye memuru olarak atanması talep edilmişse de, ...'ın vefat ettiği bilgisinin edinildiğini, bu nedenle tasfiye memuru olarak şirket ortaklarından ....'ın tasfiye memuru olarak atanmasını talep etmiştir. 11. TTK 547. maddesi "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü içermektedir. 12. Şirket tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, şirkete ait tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür. Ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğinden yukarıda belirtilenler yanında somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerlidir (....).13. Buna göre ek tasfiye, şirketin tasfiyesinin tamamlanıp kapanarak şirketin ticaret sicilinden terkini sonrası başkaca tasfiye tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulabilecek bir tedbirdir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. 14. Ek tasfiyede amaç, yapılması gereken bazı tasfiye işlemleri yapılmaksızın tasfiyesi kapatılan ve ticaret sicilinden terkin olunan şirketin, anılan eksik ve yapılması zorunlu tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için tekrar tasfiye aşamasına döndürülmesidir. Niteliği itibariyle geçici bir önlem olan ek tasfiye, yapılması ihmal edilen tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına kadar devam edecek olup bu durum TTK’nın 547.maddesinde de açıkça ifade edilmiştir (...). Bu anlamda ek tasfiye, tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet etmekle şirketin önceki tasfiye işlemlerinin devamıdır. Her ne kadar anonim şirketlere ilişkin düzenlemeler arasında yer alsa da bu kural, tüm sermaye şirketleri ve kooperatiflerde de uygulama alanı bulur. Ayrıca anonim şirketlere ilişkin tasfiye usulü ve tasfiyede şirket organlarının yetkisine ilişkin hükümlerin limited şirketlere de uygulanacağına dair TTK’nın 643. maddesi uyarınca 547. madde düzenlemesi limited şirketlerde de uygulama alanı bulacaktır.15. Öte yandan bir ticaret şirketinin davada taraf olabilmesi, taraf ve dava ehliyetinin varlığına bağlıdır. Bahsedilen ehliyetler ise hukuken var olan bir tüzel kişiliği gerektirmektedir. Oysaki ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin tüzel kişiliği, terkin işlemiyle birlikte sona erecektir (TTK m. 545). Buradan hareketle tasfiyesi tamamlanmış veya tamamlanmamış, bir şekilde sicilden terkin edilmiş bir şirket ile ilgili veya onun aleyhinde bu gibi ihtiyacın doğması hâlinde şirket hakkında TTK’nın 547. maddesi çerçevesinde ek tasfiye prosedürünün tamamlanması gerekir. Bu tür bir ihtiyaçla ek tasfiye aşamasına döndürülerek ihya edilen şirketin ek tasfiyesi, açılan dava ile ortaya çıkan hukukî ihtilafın giderilmesi amacıyla sınırlı olacaktır. 16. Mahkemece, talep kabul edilerek dava konusu şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyasına karar verilmesi durumunda ise aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, taraflarca talep edilmese dahi, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verilmelidir. Zira hukuka uygun olarak (TTK m. 529 vd, TTK Geçici 7 hükümleri gereğince) terkin edilen şirketin ihyasına ilişkin talebin kabul edilmesi hâlinde verilecek olan karar, sonradan ortaya çıkan hukukî ihtilafın çözümü amacıyla sınırlı olarak şirketin TTK’nın 547. maddesi anlamında ek tasfiye kapsamına alınması niteliğinde olduğundan mahkemece, ek tasfiye için tasfiye memuru tayin edilmelidir (.... Karar).17. Genel kurulunun toplanarak tasfiye kararı alması ve tasfiye sonu bilançosunun onaylanmasından sonra terkinine karar verilen şirketlere ilişkin ihya davasında, husumetin tasfiye memuru ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ticaret sicilinden kaydı silinen şirkete veya ortaklara husumet yöneltilemez. Bu husus mahkemece resen nazara alınır (... Karar).18. TTK'nın 547/2. maddesinde, mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi hükme bağlanmıştır. Anılan hüküm, emredici nitelikte olup, kararın infazı için tasfiye memuru atanması, ihya kararın ticaret siciline tescil edilip, ilanı zorunludur.19. Yukarıda çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller bölümünde (m. 6) açıklandığı üzere; dava dışı ihyası istenen şirketin ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verildiği ve şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği görülmektedir. Yine tasfiye kararında tasfiye memuru olarak ...'ın tasfiye memuru olarak atandığı ancak daha sonra ...'ın eldeki davadan önce vefat ettiği de anlaşılmaktadır. 20. Açıklanan nedenlerle ihyası istenen şirketin tasfiye kapanışının yapıldığı,...., sayılı davası ve bu dosyadan alınacak kararın icrasına yönelik olarak yapılacak takip işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye işlemlerini sağlamak üzere tasfiye memuru olarak .... tasfiye memuru olarak atanmasına, ek tasfiyeye ilişkin davanın, tasfiye kararının alınmasından önce var olmadığı anlaşılmakla tasfiye kapanışının yukarıda yer verilen hükümlere uygun yapılmış olduğu, davalı .... ise eldeki davada yasal hasım olması ve davanın açılmasına neden olmaması nedeni ile aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiği değerlendirilmiştir. 21. Davacı tarafından her ne kadar ....na husumet yöneltilmiş ise de; TTK m. 547 hükmü uyarınca açılacak şirketin ihyası davalarında husumetin son tasfiye memuru ile birlikte ticaret sicil memurluğuna yöneltilmesi gerekli ve yeterli olduğu, ....'nun ihyası istenen şirkete tasfiye memuru olarak atanmamış olduğu ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı, yalnızca vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak tayin edildiği, bu bakımdan pasif husumet ehliyetinin varlığından da sözedilemeyeceği bu bakımdan açılan davanın .... yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1- Davanın KISMEN KABULÜNE, 2- Davalı .... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 3- .... numarasında kayıtlı iken sicilden kaydı silinen Tasfiye Halinde .... tüzel kişiliğinin .... E, sayılı davası ve bu dosyada verilecek kararın icrası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA ve EK TASFİYESİNE, 4-Ek tasfiye işlemlerini sağlamak üzere tasfiye memuru olarak ....'ın tasfiye memuru olarak atanmasına,5-Kararın ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ilanına, tescil ve ilan işlemleri için ....6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın peşin alınan 1.347,40.-TL harçtan düşümü akabinde fazla alınan 615,40.-TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde yatırana iadesine, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davacı tarafça depo edilen gider avansı ile varsa davalı tarafça depo edilen delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 hükmü uyarınca ilgilisine İADESİNE, 9-Davalı .... kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .... ödenmesineDair davacı vekilinin ve davalı .... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ...Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....i istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/04/2026....BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"