İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemli itirazın iptali davasında görevli mahkemenin Asliye Hukuk olduğuna hükmetti.
Özet: Trafik kazası sonucu aracın serviste kaldığı süre boyunca yaşanan mahrumiyet bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı vekili müvekkilinin aracının hasar görmesi ve tamir süresince araçtan mahrum kalması nedeniyle TBK m. 49 kapsamında haksız fiilden kaynaklanan zararın tazminini ve icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkeme, uyuşmazlığın mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığını, tarafların tacir olmadığı ve araçların hususi nitelikte olduğu gerekçeleriyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1614 Esas
KARAR NO :2026/621
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:05/08/2026
KARAR TARİHİ:01/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkile ait ... plakalı araç ile davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilin aracı hasar gördüğünü, meydana gelen bu kaza neticesinde müvekkilin aracı 2 gün boyunca serviste kalarak onarıldığını, işbu onarım süresi boyunca müvekkil, mülkiyetinde bulunan aracı kullanamamış ve araçtan mahrum kaldığını, davalının kusurlu eylemi neticesinde meydana gelen bu zarar, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 49 kapsamında haksız fiilden kaynaklanan bir zarar olup davalı tarafından tazmin edilmesi yasal bir zorunluluk olduğunu, davalının itirazı haksız olup, alacak likit (belirlenebilir) nitelikte olduğunu, aracın marka, model ve onarım süresi dikkate alındığında ödenecek bedel verilerle sabit olduğunu, bu nedenle, haksız itirazla takibi durduran davalı aleyhine İİK m. 67/2 uyarınca %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi yasal bir gereklilik olduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemli davacı tarafından başlatılan icra takibine davalıların yapmış oldukları itirazların iptali davasıdır.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
Davaya konu somut olayda, uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davaya konu ... ve ... plakalı araçların hususi nitelikte oldukları, tarafların tacir olmadığı dikkate alındığında nisbi ticari dava da olmadığı, araç mahrumiyet bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların yapmış oldukları itirazların iptali istemine ilişkin işbu davada görevli mahkeme genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. Dava ikame edilirken davanın İstanbul Anadolu mahkemelerinde açıldığı ancak Ticaret Mahkemelerinin birleşmesi sebebiyle mahkememize tevzi edildiği anlaşıldığından İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne gönderilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nin 114-115 maddesi uyarınca davanın usulden reddine ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,
2-Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmesi için İstanbul Anadolu Tevzii Bürosuna gönderilmesine,
3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 02/09/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır