Kooperatif üyesinin, ortak alana yeni dükkan inşası, imar uygulamasıyla arsa payı azaltımı ve emsal artışından kaynaklı tapu iptali, tescil ile tazminat taleplerinin reddine dair ilk derece mahkemesi kararı.
Özet: Bir kooperatif üyesi olan davacı, kooperatifin ortak alana inşa ettiği dükkanlar nedeniyle arsa paylarının azaldığını, emsal artışından yararlanamadığını ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek yedi dükkanının arsa payı oranının düzeltilmesini, haksız kazanımların iadesini ve iki adet yeni dükkanın tapularının iptaliyle kendi adına tescilini talep etmiş, birleşen davada ise imar uygulamasıyla elinden çıkan arsa hissesinin iadesi veya bedeli ile dükkanındaki değer kaybının tazminini istemiş olup, davalı kooperatifin davaların süre aşımına uğradığını ve imar işlemlerinin idarece yapıldığını savunmasına karşın ilk derece mahkemesi, işlemlerin ferdileşme ve tapu devri öncesinde genel kurul kararlarıyla ve imar mevzuatına uygun olarak yetkili idarelerce gerçekleştirildiği ve kooperatifin kusuru olmadığı gerekçesiyle davacının taleplerini reddetmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1752 E., 2025/836 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2016/152 E., 2017/272 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ......'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatife 14.08.1994 tarihli genel kurul kararlarına uygun olarak "Yer Beğenmek Suretiyle" dükkan satın alıp ortak olduğunu, kooperatif yönetiminin 205 dükkandan oluşan çarşı grubuna ait alana iki adet dükkan inşaa ettiğini ve tapular düzenlenirken bu dükkanlara da arsa payı verildiğini, müvekkilinin ve diğer ortakların arsa paylarının azaldığını, ayrıca söz konusu dükkanların mülkiyetinin müvekkili ve diğer büyük çarşı grubu ortaklarına ait olması gerekirken kooperatife ait olduğunu, emsal artışından müvekkilinin yaralanamadığını, eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek, müvekkiline ait yedi adet dükkanın tapu kaydındaki arsa payı oranının düzeltilmesine, emsal artışından ... kazanımların hak sahibi tüm çarşı grubu ortaklarına ve müvekkiline iadesine, iki adet dükkanın kooperatif adına olan tapularının iptali ile büyük çarşı grubu ortakları ve hissesi oranında müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, imar uygulaması nedeniyle büyük çarşı grubu ortaklarının mülkiyetinden çıkartılan 6122 m² arsanın bedelinin müvekkili ve büyük çarşı grubu tarafından ödenmiş olduğunu, imar uygulamasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının müvekkili aleyhine fayda sağladığını ileri sürerek, 6122 m² miktarlı arsadan davacıya isabet eden hissenin kooperatifin diğer boş arsasından müvekkiline iadesi ile bu nedenle müvekkilinin dükkanında meydana gelen değer kaybının şimdilik 5.000,00 TL'lik kısmının davalıdan tahsiline, mümkün olmadığı takdirde şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, ortak alana yapılan dükkanlardan müvekkilinin payına düşecek oranda tapu kaydının iptali ile tesciline, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsiline, ortak alana inşaa edilen iki adet dükkanın tapusunun davacının hissesi oranında iptali ile müvekkili adına tesciline, ferdileşmenin yapılmış olduğu gerçek değere göre müvekkilinin bağımsız bölümünün arsa payının yeniden düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların tapu iptali ve tescil talep etmesine karşın dava dilekçesi içeriğinden davanın muhtelif genel kurullarda alınan kararların iptaline yönelik olduğunun anlaşıldığını ve bu davaların açılmasının süreye bağlı olması nedeniyle süre yönünden davanın reddinin gerektiğini, müvekkili tarafından ortaklara vaat edilen işyerinin teslim edildiğini, imar uygulaması ile herhangi bir değişiklik olmadığını, kaldı ki imar uygulamasının kooperatif genel kurulu veya yönetim kurulu tarafından değil yetkili idare tarafından yapıldığını, işyerleri için herhangi bir emsal artışı yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde alacak talep edilmekte ise de dilekçe içeriğinin genel kurul kararlarının iptali istemini içerdiğini, davalının zararının bulunmadığını, idarece gerçekleştirilen uygulamalardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan işlemlerin öncesinde inşaat ve imar hususunun genel kurulda görüşüldüğü, imara aykırılıkların giderilmesi ve imar mevzuatına uygun hale getirilmesinin kararlaştırıldığı, bu genel kurul kararlarının ferdileşmeye geçilmeden önce alındığı, kat mülkiyeti tesis edilmeden ve davacıya tapu devri yapılmadan önce bu işlemlerin yapıldığı, imara ilişkin düzenlemelerin davalının tasarrufu dışında İOSB ve Belediye tarafından yapıldığı, imar işlemlerinde davalı kooperatifin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, yapılan tüm işlemlerin imar mevzuatına uygun olarak yerine getirildiği, davacıya ait bağımsız bölüm tapusunun verilmesinden önceye ilişkin işlemler ile ilgili doğrudan bir zarar talebinde bulunmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriAsıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili lehine olan bilirkişi raporlarının ve uzman görüşlerinin dikkate alınmadığını, konusunda uzman olmayan bilirkişilerin hazırladıkları raporun hükme esas alındığını, genel kurul kararları ve davalının uygulamaları ile eşitlik ilkesinin ve üyelerin haklarının ihlal edildiğini, inşaa edilen iki adet dükkanın üyelere iade edilmesi gerektiğini, davalının çarşı grubu dükkanlarının tapularının 6.122 m² eksik verdiğini, ikinci imar uygulaması zorunlu olmadığı halde davalının arsa bağışı yaptığını, böylece yeni inşaat alanları kazandığını, bu hususları içeren genel kurul kararı bulunmadığını, emsal artışından kaynaklanan hak ihlali bulunduğunu, asıl ve birleşen davada ret gerekçelerinin ayrı ayrı açıklanmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptali, tescil ve tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birlerşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan asıl ve birleşen davada davalı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak asıl ve birleşen davada davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.