Düzcede zilyetlikle fındık bahçesi olarak tescillenen taşınmazın orman vasfı ve kadastro sınırlarına ilişkin tapu iptali ve tescil davasında bilirkişi raporu uyuşmazlığı.
Özet: Zilyetlikle tapulanan bir taşınmazın bir bölümünün orman vasfında olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, yapılan incelemeler ve bilirkişi raporları neticesinde taşınmazın 589.87 metrekarelik kısmının orman olduğu tespit edilerek bu bölümün tapu kaydı iptal edilmiş ve hazine adına tesciline karar verilmiştir; davacının daha geniş bir alanın orman olduğu yönündeki fazlaya ilişkin talebi ise, yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmaması ve eski tarihli harita ile hava fotoğraflarına dayalı delillerin mevcut kararı desteklemesi gerekçesiyle reddedilmiştir. Davacı, temyiz başvurusunda, ormanlık kısmın yüzölçümünün hatalı hesaplandığını ve gerçekte daha büyük olması gerektiğini ileri sürmektedir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/266 E., 2024/3044 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/309 E., 2021/430 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Düzce ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 1996 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında1 19... parsel sayılı 6.179,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle fındık bahçesi vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiş, daha sonra satış ve birleştirme sebebi ile davalı ... adına tescil edilmiştir. Taşınmazın tapu kaydına 05.05.2015 tarihinde davalı Banka lehine ipotek şerhi konulmuştur.2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Düzce ili ... ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) uygulamalarına esas olmak üzere 134 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamalarının 27.01.1997 tarihinde ilan edildiğini ve 28.02.1997 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek, 1 19... parsel sayılı taşınmazın ifraz planında koordinatları belirtilen yaklaşık 815,04 metrekarelik kısmının davalı gerçek kişi adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1. Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; müvekkil bankanın davalı ...’a kullandırılan kredinin teminatı olarak dava konusu taşınmaz üzerine 05.05.2015 tarih ve 9111 yevmiye numarası ile iyiniyetli olarak ve tapuya güvenerek ipotek tesis ettirdiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... duruşmada alınan beyanında, dava konusu taşınmazın babasından kendisine intikal ettiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine 1 19... parsel sayılı taşınmazın 08.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ve eki krokide (A) harfiyle gösterilen 589.87 metrekarelik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile bu kısma aynı adanın takip eden en son parsel numarası verilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, orman yapılan taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan tüm ipotek, haciz ve şerhlerin silinmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun, 3402 sayılı Kanun uygulamasına esas olmak üzere yapıldığı, kesinleşmiş bir orman kadastrosu ve 2/B çalışması bulunmadığı, ayrıca arazi kadastro ekibi tarafından orman kadastro çalışmalarına uyulmadığı, bu durumda ikmal edilmiş bir orman kadastrosundan da söz edilemeyeceği, bu durumda dava konusu taşınmazın yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre öncesi itibarıyla orman olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, raporları hükme dayanak yapılan uzman orman ve fen bilirkişileri tarafından orman kadastrosu, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda dava konusu taşınmazın 1 (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, alınan bilirkişi raporlarında yanlış hesaplama olmadığı, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın ormanda kalan kısmının yüzölçümünün eksik ve hatalı hesaplandığını, Kemerkasım köyünde 3402 sayılı Kanun'un kapsamında yapılan çalışmanın incelenmesi sonucu orman sınırları ile Kadastro Müdürlüğünce ilan ve tescil edilen orman sınırlarının aynı olmadığının, dava konusu parselin 815,04 metrekarelik kısmının orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini, 1944, 1955, 19 66... tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan alan olarak görünen ve orman sayılan alanın bilirkişi raporunun aksine 815,04 metrekare olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.