7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda verilen beraat kararını onarken, vekaletname eksikliği nedeniyle avukat temyizini reddedip, muhafaza görevini kötüye kullanma suçunda zamanaşımı nedeniyle kamu davasını düşürmüştür.
Özet: Bu temyiz incelemesinde; sanık avukatının usulüne uygun vekaletnamesi bulunmadığından temyiz istemi reddedilmiş, kaçakçılık suçlarından verilen beraat hükümleri katılan idarenin temyizine rağmen hukuka uygun bulunarak onanmış, ayrıca Cumhuriyet Savcılığının bir sanık hakkındaki muhafaza görevini kötüye kullanma suçuna yönelik temyiz talebi, yerel mahkeme kararında bu konuda bir hüküm bulunmadığı için incelenmeden iade edilmiş, buna karşılık bir diğer sanık hakkında yine muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan açılan kamu davası, olağanüstü dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmüştür.
7. Ceza Dairesi         2022/7938 E.  ,  2026/7774 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1658 E. 2022/235 K.
SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, Hırsızlık,
Sanık ... adına hükmü temyiz eden Av. ...'ın temyiz istemi yönünden, sanık adına dosyaya sunulan vekâletnamesi bulunmadığı gibi kovuşturma aşamasında sanık ... müdafi sıfatı ile duruşmalarda yer almadığı, bu nedenlerle sanık ... adına hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı,
Katılan ... İdaresi vekilinin kaçakçılık suçundan temyiz istemi ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden, sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Av. ...'ın Sanık ... Yönünden Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Av. ...'ın gerekçeli kararın kendisine tebliği üzerine sanık ... müdafii olarak, sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik vekâlet ücreti nedeniyle temyiz talebinde bulunmuş ise de, kovuşturmanın hiçbir aşamasında sanık müdafi olarak duruşmalara katılmadığı, dosya içerisinde sanık tarafından usulüne uygun şekilde verilmiş bir vekaletname örneğinin bulunmadığı ve yine sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmalarında müdafi talep etmediği gibi zorunlu müdafiiliği gerektiren herhangi bir ilişkinin de olmadığı anlaşılmakla; Av. ...'ın temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanık ... Hakkında Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçundan Temyiz İstemi Yönünden
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin münhasıran "sanık hakkında yeterli delile dayanılarak hırsızlık suçundan dava açılmış ise de, sanığın eyleminin muhafaza görevini kötüye kullanma suçu olduğu, bu suç nedeniyle suç duyurusunda bulunularak dava açılması ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, hükmün bozulması" hususuna ilişkin olduğu, sanık ... hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçuna yönelik iddianamede talep olmadığı gibi yerel mahkemece bu hususta karar verilmediği de anlaşılmakla, bu aşamada temyiz incelemesine konu bir kararın mevcut olmadığı cihetle, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
III. Katılan ... İdaresi Vekilinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na Muhalefet Suçundan Sanıklar Hakkındaki Beraat Hükümlerine İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle sanıklar hakkındaki beraat hükümlerinin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
IV. O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanık ... Hakkında Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçundan Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihi olan 22.05.2013 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 67/4. maddesinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.