Haksız gözaltı ve adli kontrol tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davasında, davacı ve davalının hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına ilişkin temyiz başvurularının esastan reddedilerek kararın onanması.
Özet: Haksız gözaltı ve adli kontrol tedbirleri nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi maddi tazminat talebini reddederken 5.000 TL manevi tazminata hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarını inceleyerek, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğu, tazminat şartlarının oluştuğu ve belirlenen miktarın doğru olduğu gerekçesiyle temyiz istemlerinin esastan reddine ve hükmün onanmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3577 E., 2022/884 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, adli kontrol tedbiri uygulanması nedeniyle 621.810,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin davacının göreve iade edildiği ve mali haklarının ödenmiş olduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, 5.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 09.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama ve ret görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin ek ders, danışmanlık, proje, yurt dışı konferansları, bilirkişilik gibi durumlardan mahrum kalarak maddi kayba uğradığına, bu kalemlerin de maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, suçlamanın niteliği ve müvekkili üzerindeki etkileri dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğuna, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmolunan tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/98886 sayılı soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.12.2016-19.12.2016 tarihleri arasında 10 gün gözaltında kaldığı, 19.12.2016 tarihinde hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı, yürütülen soruşturma neticesinde 12.12.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu edilmediği, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARDavalı vekilinin temyiz isteminin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 05.04.2022 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından 07.04.2022 tarihinde yapıldığı ve bu itibarla katılma yoluyla temyiz olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1 maddesi uyarınca Bakırköy 3. Ağır Mahkemesine Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,29.04.2026 tarihinde karar verildi.