Uyuşturucu madde ticareti suçunda sanığın farklı tarihlerdeki eylemlerinin zincirleme suç teşkil edip etmediği hususunda eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünün Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilen sanık hakkında, istinaf başvurusunun esastan reddi kararının temyiz incelemesinde, sanığın benzer bir eylemden kesinleşmiş başka bir mahkûmiyetinin bulunduğu ve her iki eylem arasında hukuki kesinti olmadığı anlaşıldığından, eylemlerin tek, ayrı ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığına dair yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulmasının eksik inceleme teşkil etmesi gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2021/18906 E.  ,  2026/4549 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/338 E., 2018/672 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM/HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eksik inceleme yapıldığına,
2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde aşağıda belirtilen dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 2020/149 Esas, 2021/343 Karar sayılı kararı ile suç tarihi 21.02.2016 ve iddianame tarihi 09.03.2017 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu; temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 14.10.2025 tarihli ve 2022/13594 Esas, 2025/9888 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği; temyize konu dosyada ise sanık hakkında 14.09.2016 tarihli eylemi nedeniyle 11.10.2016 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre her iki eylem arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 2020/149 Esas sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneği de bu dosya içine konularak her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan "fazla olması halinde" TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde "kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına karar verilmesi" aksi halde "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.04.2026 tarihinde karar verildi.