Danıştay Üçüncü Dairesi, yurt dışına yapılan satış bedellerinin tahsil edilememesi nedeniyle açılan davaların şüpheli alacak karşılığı ayrılmasını hukuka uygun bularak, alt mahkeme kararını onamıştır.
Özet: Danıştay, yurt dışına yapılan satış bedellerinin tahsil edilememesi üzerine dava yoluyla takibe alınan alacaklar için ayrılan şüpheli alacak karşılığının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, şirket aleyhine tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin kaldırılmasına hükmeden bölge idare mahkemesi kararını onamış, davalı idarenin gerekçenin yetersiz olduğu iddiasıyla yaptığı temyiz başvurusunu reddederek, ihtilaflı vergi uygulamasında şirketin lehine olan kararı kesinleştirmiştir.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2024/5688 E.  ,  2025/3232 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/5688
Karar No : 2025/3232
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dış Ticaret Anonim Şirketi adına ... Fonu
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından yurt dışına yapılan bir kısım satışların bedellerinin tahsil edilememesi nedeniyle dava yoluyla takip edildiğinden şüpheli alacak karşılığı ayrılması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen beyanname üzerine 2022 yılı için tahakkuk ettirilen kurumlar vergisi ile fer'isinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Muhtelif tarihlerde muaccel hale gelmesine rağmen tahsil edilemeyen ticari alacakların ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde dava yoluyla takip edildiği, 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 27. maddesiyle atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun "Yetki"ye ilişkin hükümlerinden olan 9. maddesinde, genel yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesinin, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda yetkiyi düzenleyen 10. Maddesinde ise ifa yeri mahkemesinin uyuşmazlığı çözümlemekle yetkili kılındığı, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca dava konu uyuşmazlık, para alacağından kaynaklandığından, borcun ödeme zamanındaki ikametgah mahkemelerinin uyuşmazlığın çözümünde yetkili olduğu düzenlemelerine yer verildiğinden anılan davaların, alacaklının ikametgah mahkemesi olan Türkiye Cumhuriyeti (İstanbul) mahkemelerinde açılmış olmasının 2675 ve 1086 sayılı Kanun'lara aykırı bir yönü de bulunmadığı, öte yandan, ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davaların da derdest olduğu, dava şartlarıyla ilgili usulü bir karar verilmediği görüldüğünden, ticari faaliyetin bir unsuru olan ve dava yoluyla takip edilen alacaklara ilişkin Kanun'da öngörülen şüpheli alacak karşılığı ayırma koşullarının gerçekleştiği dikkate alındığında, yapılan tahakkukta hukuka uygunluk bulunmadığı, fer'isinde ise hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle kurumlar vergisi kaldırılmış, fer'isi yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Gerekçenin yetersiz olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.