Danıştay, yurt dışı satışlardan tahsil edilemeyen alacakların şüpheli alacak kabul edilmesinde, davaların Türkiyede açılmasının yeterli olduğuna hükmederek temyizi reddetti.
Özet: Yurt dışına yapılan satışlardan doğan ve tahsil edilemeyen alacaklar için Türkiyede açılan dava takiplerinin, ihtilaflı alacağın şüpheli alacak karşılığı olarak gösterilmesi şartlarını karşıladığı, bu nedenle ilgili dönem geçici vergisinin kaldırılmasına yönelik ilk derece ve istinaf kararlarının hukuka uygun olduğu değerlendirilerek, vergi dairesinin temyiz isteminin reddiyle Bölge İdare Mahkemesi kararı onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/123Karar No : 2025/3234TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dış Ticaret Anonim Şirketi adına Tasarruf Mevduatı Sigorta FonuVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı tarafından yurt dışına yapılan bir kısım satışların bedellerinin tahsil edilememesi nedeniyle dava yoluyla takip edildiğinden şüpheli alacak karşılığı ayrılması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen beyanname üzerine 2022 yılının Ocak-Mart dönemi için tahakkuk ettirilen geçici vergi ile fer'isinin kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Muhtelif tarihlerde muaccel hale gelmesine rağmen tahsil edilemeyen ticari alacakların ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde dava yoluyla takip edildiği, 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 27. maddesiyle atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun "Yetki"ye ilişkin hükümlerinden olan 9. maddesinde, genel yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesinin, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda yetkiyi düzenleyen 10. maddesinde ise ifa yeri mahkemesinin uyuşmazlığı çözümlemekle yetkili kılındığı, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca dava konu uyuşmazlık, para alacağından kaynaklandığından, borcun ödeme zamanındaki ikametgah mahkemelerinin uyuşmazlığın çözümünde yetkili olduğu düzenlemelerine yer verildiğinden anılan davaların, alacaklının ikametgah mahkemesi olan Türkiye Cumhuriyeti (İstanbul) mahkemelerinde açılmış olmasının 2675 ve 1086 sayılı Kanun'lara aykırı bir yönü de bulunmadığı, öte yandan, ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davaların da derdest olduğu, dava şartlarıyla ilgili usulü bir karar verilmediği görüldüğünden, ticari faaliyetin bir unsuru olan ve dava yoluyla takip edilen alacaklara ilişkin Kanun'da öngörülen şüpheli alacak karşılığı ayırma koşullarının gerçekleştiği dikkate alındığında, yapılan tahakkukta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle geçici vergi ve fer'isi kaldırılmıştır.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yurt dışındaki alacağın şüpheli alacak olarak kabul edilebilmesi için bu alacaklara ilişkin dava ve icra takiplerinin borçlu olan tarafın mukim olduğu ülkede yapılması gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda ifa yeri mahkemesi yetkili olduğundan ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.