Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kaza sonrası aracın yedek parça ve kusurlu motorlar sebebiyle dokuz ay kullanılamamasına dair ikame araç ve tamir bedeli alacak davası.
Özet: Bu alacak davasında davacı şirket, kaza sonrası davalı yetkili servislerde dokuz ay süren, eksik parça tespiti ve peş peşe arızalı yedek parça temini gibi sorunlarla ilerleyen onarım süreci nedeniyle aracını kullanamamaktan kaynaklanan 620.000 TLlik zararın, TBK 227/3 kapsamında ikame araç ve tamir bedeli olarak müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmektedir; davalılar ise, zamanında ayıp ihbarı yapılmadığını, sorumluluğun kendilerinde değil satıcıda olduğunu, kazanın davacı kaynaklı olduğunu, garanti kapsamının üretim hatalarıyla sınırlı olduğunu ve husumet eksikliği bulunduğunu savunarak davanın reddini istemekte olup, tarafların iddiaları arabuluculuk tutanağı, servis kayıtları ve bilirkişi raporu gibi delillerle incelenmektedir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/43 Esas - 2026/244

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/43 Esas
KARAR NO : 2026/244
....
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 20/01/2025
KARAR TARİHİ : 06/04/2026
KARAR Y.TARİHİ : 14/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan alacak davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 11.04.2023 tarihinde davalılardan .... Model aracı satın aldığını, müvekkilinin 03.03.2024 tarihinde aracın tek taraflı trafik kazasına karıştığını ve tamir işlemleri için kurtarıcı yardımıyla davalı ....’nin servisine götürüldüğünü, davalı ...şirketin servisine teslim edilmesinden yaklaşık 2 ay geçmiş olmasına ve gerekli tamirin yapılarak aracın müvekkilime teslim edilmemesi nedeniyle 2024 yılı Nisan ayı sonunda aracın bu servisten alındığını ve yine davalı .... Yetkili Servisi olan dava dışı .... servisine götürüldüğünü, sevriste aracın onarımına başlandığını, servis tarafından araçta kaza sonucu oluşan hasarlı parçaların dışında aracın alt tarafında 2 adet muhafazanın da bulunmadığını, bu parçaların Hasmer servisinde olabileceğinin bilindirildiğini, müvekkili şirket tarafından davalı ... şirketinin hasar birimiyle irtibata geçtiğini ancak bahse konu muhafazaların kendilerinde de olmadığının bildirildiğini, aracın tamir işlemlerinin yedek parça beklendiği için 10 Ağustos 2024 tarihine kadar sürdüğünü, Eylül ayının ilk haftasında, Eylül ayının son haftasında ve Ekim ayı ortasında dördüncü kez verilen siparişler sonunda gelen tüm elektrikli motorlarının hasarlı olması sebebiyle müvekkilinin aracının tamir edilemediğini, aracın en son Aralık 2024 tarihinde aracın tamirinin tamamlandığını, müvekkilinin yaklaşık 9 ay boyunca aracının tamirinin yapılamadığını, müvekkili şirketin ciddi bir bedel ödeyerek ve ....Markasına güvenerek satın almış olduğu aracını kullanamadığını, müvekkilinin aracını kullamaması nedeniyle zararlarının olduğunu, bu zararlarından davalıların sorumlu olduğunu, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL ikame araç bedelinin ve TBK. 227/3 maddesi kapsamında bedelsiz onarım seçimlik hakkı kapsamında müvekkili tarafından ödenen tamir bedeli olarak şimdilik 25.000,00 TL 'sinin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 18.02.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile alacak taleplerin toplam 620.000 TL'ye yükseltmiş noksan harcı tamamlamıştır.
II-SAVUNMALAR
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarının bulunmadığını, davacının taleplerinden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluğu bulunmadığını, davacı iddia ve talepler bakımından satıcının sorumluluğunda olduğunu, davacının sebebiyet verdiği kaza neticesinde araçta oluşan hasarın onarımına yönelik olarak yapılan incelemelerde sağ arka motor yatağı civatası bağlantı noktasının da kırılmış olduğunun tespit edildiğini, gerekli diğer ve bu kapsamda elektrik motoru da temin edilerek onarım tamamlanarak dava konusu aracın davacıya teslime edildiğini, müvekkilinin dava konusu talepler bakımından hukuki sorumluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin, aracın ithalatçı olarak garanti belgesi vermekle garanti yükümlülüğü altına girmiş olsa da bu garanti yükümlüğünün kaynağı imal veya ithal etmiş olduğu parçaların kalitesi yönünden olduğunu, araçta meydana gelen hasar ile ilgili olarak davalı müvekkil taraf ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin garanti belgesi dolayısıyla da bir sorumluğunu bulunmadığını, davacı tarafından ihtirazı kayıt ileri sürmeden teslim alınan araçla ilgili talepte bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı şirketin kazaç kaybına ilişkin zararın ispat edecek hiçbir belge sunmadığını, müvekkili şirketin sorumluğu bulunmadığını savunmuş davanın husumet bakımından reddine, davacının hakdüşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın usulden reddine karar verilmesini, bu taleplerin kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı .....mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu araçta tekrarlanan giderilmeyen ve araçtan faydalanmayı ortadan kaldıran ayıp, gizli ayıp ve üretim hatasının söz konus uolmadığını, müvekkilinin dava konusu araçta kaza sonucu meydana gelen zarar ile ilgili olarak sorumluğu bulunmadığını, davanın müvekkili şirket bakımından husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının 31.10.20
III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.
2..... müzekkere cevabı.
3. ..... 'den gelen hasar dosyası örneği.
4. Dava konusu araca ait servis kayıtları.
5. Bilirkişi raporu. Bilirkişi heyeti 19/01/2026 tarihli raporlarının sonuç kısmında özetle; davacının aracının makul süreye aşan 155 gün geç tesliminden doğan zararının 620.000,00 TL olarak hesaplandığı, satış sonrası hizmet yönetmeliği gereğince bu borçtan her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir.
IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
Dava, dava konusu ... plakalı araçta meydana gelen hasarın süresinde tamir edilmemesi nedeniyle tamir bedeli iadesi ve aracın kullanılamamasından kaynaklı ikame araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı yana ait ... plakalı .... model aracın 03.03.2024 tarihinde tarihinde yapmış olduğu tek taraflı trafik kazası nedeniyle aracın davalı yanların ihmal ve kusurlu davranışları nedeniyle tamir edilememesi nedeniyle ödenen tamir bedelinin iadesi ve aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararın tahsilini istediği anlaşılmıştır.
Hükme esas alınarak bilirkişi raporu ile; davacı yana ait ... plakalı aracın .... model hususi araç olduğu, araçta kaza/ çarpma etkisinin ağlıklı olarak ön tampon ve ön sağ köşe bölgesin de olduğu, buna bağlı olarak ön gövde taşıyıcı ve bağlantı elemanları, aydınlatma ve
sürüş destek sistemleri (....) ile ön yürür aksam üzerinde hasar meydana geldiği, sunulan parça ve işçilik listesine göre; ön tampon komple, tampon traversi, darbe
emici, ana taşıyıcılar, enine taşıyıcı/destek ve çeşitli tutucu–muhafaza parçaları yenilenmiş; ayrıca alt
kaplama ve muhafaza parçalarında sökme-takma/yenileme işlemleri gerçekleştirildiği, hasarın
sensör bölgesini etkilemesi nedeniyle sağ aydınlatma ünitesi (far), sağ radar sensörü, mesafe/park sensörleri, sensör tesisatı, ivmelenme/basınç sensörleri ve bağlantılı kablo/bağlantı elemanlarının
değiştirildiği; akabinde arıza teşhisi, kısa test ve gerekli kontrol/kalibrasyon işlemlerinin yapıldığı, bununla birlikte darbenin yürür aksamı etkilemesi sonucu; sağ tarafta süspansiyon ve
direksiyon bileşenleri (çekme kolu, rot kolu/rot başı, Z-rot, enine bugi kolları, süspansiyon bağlantı
kolu, porya/rulman ve aks elemanları) ile ilgili sökme-takma ve yenileme işlemleri uygulandığı, yürür aksam ölçümü yapıldığı, fren sisteminde ön havalandırmalı fren diski değişimi, fren
hidroliği yenileme ve ilgili işçilikler; jant-lastik grubunda sağ ön jant ve lastik değişimi ile teker
sökme-takma işlemleri kayıtlara yansıdığı, ayrıca listede yer alan “Elektro Tahrik (motor tahrik
ünitesi)” parçası ile buna ilişkin aks tahrik modülü sökme-takma işçiliği bulunması, onarımın
tahrik sistemine kadar uzanan kapsamlı bir müdahale içerdiğini gösterdiği, araç üzerinde gerçekleştirilen parça değişimleri ve işçilik işlemleri, hasarın konumu ve
kapsamı ile teknik olarak uyumlu olup; kaporta-boya, mekanik, elektronik/.... kontrolleri ve test
işlemleri birlikte değerlendirildiğinde onarımın hasar giderimine yönelik gerekli ve makul işlemler çerçevesinde gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
Davacının araç tamir süresinin uzaması ve geç tesliminden kaynaklı oluşan zararın tazminine yönelik yapılan değerlendirme de ise, dava konusu aracın onarım süresince kullanılmayacak olması nedeniyle, araçta mahrum kalmaya bağlı zarar oluşacağı, aracın 04.04.2024 tarihinde servise girdiği, onarılan aracın 25.12.2024 tarihli fatura ile servisten çıktığı, aracın 265 gün onarımda kaldığı, mahrumiyet bedelinin kaza tarihinde, kiralama bedeli, araç amortisman değeri de düşüldükten sonra günlük kiralık 5.000-TL olduğu, aracın onarımının 25.12.2024 tarihli olması nedeniyle araç onarım tarihi esas alındığında kiralama bedelinin 4.000 TL olduğu, aracın onarım süresinin 265 gün olması ve makul sürenin 110 gün olması nedeniyle 155 günlük gecikmeden doğan mahrumiyet bedeli 155x4.000 TL = 620.000,00 TL araç mahrumiyet zararının oluştuğu; davalının servis hizmetinin Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği azami tamir süresini aşmış olması sebebiyle ayıplı hizmet olduğu, davacının ayıba bağlı olarak oluşan zararını talep etme hakkı olduğu değerlendirilmiştir.
Davacının araç tamirat bedeline ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirme de ise, dava konusu araç üzerinde gerçekleştirilen parça değişimleri ve işçilik işlemleri, hasarın konumu ve
kapsamı ile teknik olarak uyumlu olup; araç üzerinde gerçekleştirilen parça değişimleri ve işçilik işlemleri, hasarın konumu ve kapsamı ile teknik olarak uyumlu olduğu, kaporta-boya, mekanik, elektronik/.... kontrolleri ve test işlemleri ile birlikte değerlendirildiğinde onarımın hasar giderimine yönelik gerekli ve makul işlemler çerçevesinde gerçekleştiği, davacı yan tarafından aracın tamirine ilişkin dosya kapsamında ayırca delil niteliğinde bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından davacının araç tamirat bedeline ilişkin davasının ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı yanların husumet itirazları ile sorumluluk iddiaları yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere satış sonrası hizmetler yönetmeliği kapsamında da görüleceği üzere bir ürünü satın alırken ürünün kalitesi, fiyatı ve sair özellikleri kadar, teknik servis
imkânları da göz önünde bulundurulduğu, dolayısıyla üretici, ithalatçı veya satıcılar
açısından, müşteriye iyi bir teknik servis ağı ve imkânı sağlamak mağduriyet yaşanmaması ve zarara uğramamak adına tercih edilme sebebi
oluşturduğu, ayrıca belli ürünler açısından öngörülen süreler içerisinde servis ve yedek
parça imkânı sunmak zorunluluğu da üretici ve ithalatçılar açısından söz konusu olduğu, ticarî
hayatta aktif şekilde yer alan yetkili servisler verdikleri hizmetle ilgili ayıplarından sorumlu olup ancak yetkili servislerin bu
sorumluluğu, her zaman tüketiciye karşı tek başına bir sorumluluk olarak değil, üretici veya ithalatçı
ile beraber bir müteselsil sorumluluk olarak meydana gelebilmektedir.
Yürürlükte olan Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin ’nin yedek parçayla ilgili düzenlemesi bu
parçaların nerede bulundurulmak zorunda olduğuna düzenleme bulunmamakta ancak anılan yönetmeliğin 12 nci maddesinde üretici
veya ithalatçıların tüketicilerin talebi olduğu sürece yedek parça satışı yapmak zorunluluğu şeklinde
emredici düzenlemenin olduğu, dolayısıyla da üretici/ ithalatçıların yedek parça teminini de makul sürede tüketici/ alıcı mağdur edip zarar uğratmayacak şekilde yerine getirmesi gerektiği aşikardır.
Somut olayda dava konusu aracın Aydoğanlar servisinde başlayan tamir sürecinde, yedek parça bekleme süresi 22 Nisan – 10
Ağustos arasında devam ettiği ve kaporta işleri tamamlandığı, yapılan testlerde aracın elektrikli
motor bağlantısında kopukluk tespit edildiği, 10–12 Ağustos tarihleri arasında
elektrikli motor siparişi verildiği, sonrasında Ağustos sonu 1. motorun, Eylül ilk haftası 2. motorun,
Eylül son haftası 3. motorun, Ekim ortası 4. motorun geldiği, ancak her seferinde motorların hasarlı ve ayıplı teslim edildiği ancak 14 Kasım itibarıyla 5. motor takıldığı ve Aralık 2024 tarihinde araç onarımının tamamlandığı dikkate alındığında davacının aracın geç teslimden kaynaklı oluşan zararından davalı tedarikçi ile birlikte davacı tarafından .....'ye yani "...." markasına duyduğu güven üzerine, parça tedarikinin sağlanacağı inancıyla davalı Hasmer firması ile satış sözleşmesi akdettiği, aracı satın aldığı, aracın tamir süreci gözetildiğinde sürecin makul ve kabul edilebilir olmadığı, dolayısıyla oluşan zarardan davalı şirketlerin birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olması gerektiği değerlendirilmiştir.
He
r ne kadar davacı vekili, 18.02.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; davada talep ettiği 50.000,00 TL tazminat istemini 570.000,00- TL' olmak üzere toplam 620.000,00 TL'ye arttırmış ise de, dava dilekçesinde 25.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli, 25.000,00 TL araç tamirat bedeli alacağı talep ettiğini bildirdiği, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporuyla davacının araç mahrumiyet bedeli alacağının 620.000,00 olarak belirlendiği anlaşılmakla, talep edilen araç mahrumiyet bedeli alacağının 595.000,00 TL üzerinden kabulü ile araç tamirat bedelinin olarak talep ettiği 25.000,00 TL tazminat isteminin ise ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
V-HÜKÜM
-Davanın kısmen kabulü ile
-595.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-Araç tamirat bedeline ilişkin talebin reddine,
-Fazlaya ilişkin istemine reddine,
Karar ve İlam Harcı
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 40.644,45- TL harçtan peşin alınan 853,00- TL ile yargılamanın devamı aşamasında yatırılan 9.800,00- TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.653,00- TL harcın mahsubu ile bakiye 29.991,45- TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
3. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 567,00-TL, bilirkişi ücreti olarak 12.000,00- TL olmak üzere toplam 12.567,00-TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 12.146,64- TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ve ıslah harcı toplam11.356,78-TL yargılama harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
5. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.800,00- TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 153,23- TL'sinin davacıdan, 3.646,77- TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
6. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,
Vekalet Ücreti
7. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 95.200,00- TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine,
8. Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekillerinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. . 06/04/2026
....
E-İmzalı E-İmzalı