Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, büyük bir bankanın logosunun ana markasından bağımsız tanınmış marka sayılması talebinin reddine ilişkin kararın iptali davasını incelemektedir.
Özet: Davacının, ülkenin önde gelen bankalarından biri olarak, uzun yıllardır ana markası "..." ile birlikte kullandığı ve zamanla bağımsız bir sembol haline getirerek geniş çaplı tanıtım ve reklam faaliyetleriyle kamuoyunda yüksek bilinirliğe ulaştırdığı iddia edilen görsel "..." markasının, tek başına tanınmış marka statüsüne alınması başvurusunun reddedilmesi kararına itirazla, bu markanın "..." markasından bağımsız olarak tanınmışlığının tespit ve tescilini talep ettiği; davalının ise markanın bağımsız tanınmışlık seviyesine ulaştığına dair yeterli delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddini savunduğu anlaşılmaktadır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/184 Esas - 2025/364
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2025/184 KARAR NO : 2025/364DAVA : Marka ... ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 08/02/2022KARAR TARİHİ : 24/09/2025 Yazım Tarihi: 15/10/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacının 1924 yılında ....’ün insiyatifi ile kurulmuş olan, ülkemizin en büyük ve itibarlı özel bankası olduğunu, davacının faaliyetlerinin yurt dışına da taştığını ve dünyanın sayılı bankalarından biri haline geldiğini, 28.05.2001 tarihinde lansmanı gerçekleştirilen “... ” isimli davacının ana kredi kartı programında markasal hüviyette kullanılan ...+... ve ... işaretlerinin tanınmış markalar olduğunu, nitekim davacının “...” markasının sektörel tanınmışlığı yönünde ... tarafından ..... sayılı bir karar inşa edildiğini ve bu kararın ..... sayılı kararı ile onandığını, davacının 09, 35, 36, 38 ve 42. Sınıflarda tescilli görselli markasının da “...” markasından bağımsız olarak bilinir ve tanınır olduğunu, davacının bu tanınmışlığın tespit ve tescili için davalı ... nezdinde 25.12.2019 tarihinde dosyaladığı başvurunun huzurda dava konusu edilen ... kararı ile nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira davacının “...” markasını “...” markasından bağımsız olarak ve tek başına da kullandığını, hatta bu markanın da “...” gibi davacının çatı markalarından biri olduğunu, davacının “...”li markalarıyla seri markalar yarattığını, nitekim şeklinin davacı adına .... sayılı markalar tahtında tescilli olduğunu, “... ”nın ise 9 ve 36. Sınıflarda ... sayı ile 19.12.2014 tarihinden muteber olmak üzere davacı adına tescilli olduğunu, bu işaretin davacının “...”lu markalarında da ön plana çıkartılmış olduğunu, 2008 yılından beri bu şeklin davacı tarafından “insan formu”nu temsilen de kullanıldığını, nitekim davacının reklam filmlerinin bir zamanlar, kişilerin mutluluk/keyif anlarında ellerini ve ayaklarını havaya kaldırarak zıplayıp adeta şeklini alması ve bu şeklin de “...” logosuna dönüşmesiyle bittiğini, bu kullanımlarla şeklinin ve “...” markasının “... ...’da” marka vaadinin taşıyıcısı olma konumunu üstlendiğini, “...” hareketinin zaman içinde tüketiciler arasında viral olarak yayıldığını ve benimsendiğini, davacının da bunun üzerine markasını “...” markasından bağımsız olarak ön plana çıkardığını, bu yüzden de bu markanın bağımsız olarak tanınmış marka haline geldiğinin kabulünün gerektiğini, dava dışı ... ile davacının ortak yürüttüğü faaliyetlerin markası olan “...” sinema salonlarında, dava dışı ... spor merkezlerinde ve “...” sporuyla ilgili “...” sponsorluklarında davacının markasının tek başına sıklıkla kullanıldığını, 2017 yılından itibaren de davacının “... ” uygulamalarında markasının sıklıkla kullanılır hale geldiğini, aynı zamanda davacının “... ...” uygulamalarında ve sosyal medya hesaplarında bu markanın ön plana çıkartıldığını, 2019 yılından itibaren bu markanın davacının müşterilerine sağladığı tüm kredi kartlarının tasarımının temel öğesi olarak konumlandırıldığı, kısacası markasının davacının “... ...’da” yaşama vaadinin, tüketicinin hayata dair arzuladığı değerlere “çarpan etkisi” katan bir sembolü olduğunu, bu sayede davacının müşterisi olsun olmasın tüketiciler nezdinde tek başına “akla gelen ilk öğe” halini aldığını, davacının bu markaya yaptığı ciddi yatırımların ve yurt dışına taşan tanıtımların markanın bilinirliğini daha da arttırdığını, davacının markasının kullanıldığı reklamlarda .... gibi ünlülerin rol aldığını, bu faaliyetler neticesinde markasının davacı ile özdeşleşmiş, belli karakteristik özellikleri olan, ayırt edici niteliği yüksek, toplumun geniş kesiminde, yaş, cinsiyet, statü fark etmeksizin bilinen bir marka haline geldiğini iddia ederek, ... ...’nın 09.12.2021 tarihli ve ... sayılı red kararının iptaline ve davacının 25.12.2019 tarihli ve .... sayılı başvurusuna konu markanın “tanınmış marka” olduğunun tespitine, markanın ... tarafından tanınmışlık statüsüne alınmasına ve ....’nde ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: somut olayda davacının ... nezdinde dosyaladığı başvuru kapsamında dosyaya, “...” markasının “...” markasından bağımsız olarak, yani tek başına, ilgili sektörde tanınmış olarak kabul edilebilmesi için gereken yüksek bilinirlik düzeyine ulaşıldığına ilişkin yeterli bilgi, belge ve delil sunmamış olduğunu, bu yüzden de davacının markasının tanınmış marka statüsüne alınmamış olmasının yerinde ve doğru bir karar olduğunu, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini savunmuştur.ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME;Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın ... başvuru sayılı "..." ibareli markanın tanınmışlık tespitinin başvurusu hakkında nihai olarak reddi konusunda verilen ...'in ... sayılı ... kararının yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ..." ibareli markanın tanınmış marka olarak tespiti talebinin .... reddedilmesi kararına karşı ... A.Ş. Adına yapılan itiraz, başvuru ve itiraz ekinde gösterilen dokümanlar çerçevesinde incelenmiştir.Yapılan inceleme sonucunda tanınmışlık tespiti talep edilen ‘...’ logosunun renk ve tasarım itibariyle ayırt edici niteliğinin bulunduğu, tek başına logonun tanınmışlığı yönünde bir mahkeme kararının bulunmadığı, logonun ‘...’ ibaresi içinde yer alacak şekilde reklam ve tanıtım faaliyetlerinin yoğun şekilde gerçekleştirildiği, marka sahibinin ‘...’ ve ‘...’ logosunun korunması anlamında itiraz süreçlerini etkin şekilde kullandığı, ‘...’ markasının reklam takip araştırma çalışması yapılmış olduğu tespit edilmiştir. Ancak tanınmışlık tespiti talebine konu ‘...’ markasının başvuru sahibinin ‘...’ markasından bağımsız bir bilinirliği olmadığı görülmüş ve tek başına ‘...’ markasının ilgili sektörde tanınmışlık için gereken bilinirlik eşiğine eriştiği yönünde yeterli kanaat oluşmamıştır. Belirtilen nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir.KARAR: İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 31/10/2022 Tarih ve .... Sayı ile " davacının başvurusunu yaptığı "...+..." markasının, bankacılık sektöründe kullanılan kart ve sair hizmetlerde hedef tüketicilerde refleks olarak davacı banka adına çağrışım yaptığı ve içerisinde geçtiği "..." çatı markalarından yeterince bağımsızlaştığı, başvuru markasının tanınmışlık kriterini sağladığı, aksi yöndeki ... kararının hatalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...'in ... sayılı kararının iptaline, davacı tarafın ... başvuru sayılı "...." ibareli markasının tanınmış olduğunun tespitine " şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı tarafından İSTİNAF yoluna gidilmiş olup .... HD.nin 27/02/2025 tarih ve .... sayı ile " Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “Kamu Düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir (6100 sayılı HMK'nın 114 - 115. maddeleri). Bu kapsamda, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h maddesinde, “Dava açmakta hukuk yararın bulunması” dava şartlarından sayılmıştır. Hukuki yarara ilişkin dava şartının sonradan tamamlanması da mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu markanın tanımışlık kriterlerini taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, ..... Hukuk Dairesi'nin 05/02/2020 tarih, .... sayılı ilamında da açıklandığı üzere her ne kadar davalı Kurum tarafından, kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yaparak bu nitelikte gördüğü markalar için sicil oluşturulmuş ise de; davalı Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisi olmadığı gibi tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, .... Hukuk Dairesinin yerleşik kabullerine göre de, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği kabul edilmektedir. O halde İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alınarak, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple resen kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, HMK'nın 114/1-h maddesinde dava şartı olarak öngörülen hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince işin esası incelenmeden kararın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.1-Davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince KABULÜ ile .... Mahkemesinin 31/10/2022 gün ve .... sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, " şeklinde İADE kararı ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir.GEREKÇE:.... iade kararında geçtiği üzere " ..... Hukuk Dairesi'nin 05/02/2020 tarih, .... sayılı ilamında da açıklandığı üzere her ne kadar davalı Kurum tarafından, kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yaparak bu nitelikte gördüğü markalar için sicil oluşturulmuş ise de; davalı Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisi olmadığı gibi tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, ..... Hukuk Dairesinin yerleşik kabullerine göre de, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği kabul edilmektedir. O halde İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alınarak, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, " şeklindeki tespit ve değerlendirme kararı kapsamına göre hareket edilerek davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle DAVANIN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin düşümü ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 24/09/2025 Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır