Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, tanınmış marka ihlali, kötüniyet ve sessiz kalma iddialarıyla açılan tescil iptali davasında bozmaya uyma kararı verdi.
Özet: Tanınmış bir elektronik firmasının, rakip bir şirketin marka tescil başvurusunun, kendi tescilli ve tanınmış markalarıyla tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratması, benzer mal ve hizmetlerde kötü niyetle tescil edilmeye çalışılması ve haksız menfaat elde etme amacı taşıması nedeniyle iptalini ve hükümsüzlüğünü talep ettiği davada, davalı taraf, kendi markasının ayırt edici görsel unsurları ile farklılaştığını, internet sitesindeki ürün ibarelerinin dürüst kullanım kapsamında olduğunu, davacının uzun süreli kullanıma rağmen sessiz kalarak hak kaybına uğradığını ve marka ile ilgili hakları yasal yollardan edindiğini ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/221 Esas - 2025/380
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R (Bozmaya uyma)ESAS NO : 2025/221 KARAR NO : 2025/380DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-HükümsüzlükDAVA TARİHİ : 14/08/2020 KARAR TARİHİ : 29/09/2025 Yazım Tarihi: 20/10/2025İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: “1977 yılında kurulan Davacı ... Inc.’in 40 yılı aşkın süredir bilgisayar ve elektronik aletler sektöründe faaliyet gösterdiği; ... sayılı ‘....’ ibareli 09, 38 ve 41’inci sınıfında yer alan bir kısım emtia ve hizmetler için yapılan davaya konu marka tescil başvurusunun, Davacının .... sayılı tescilli markaları ile karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğu; davacının ... markalarının tamamının 9. sınıfta tescilli olduğu; .... sayılı markalarının 38. sınıfta ve ....sayılı markaların da 41. sınıfta tescilli olduğu ve dava dilekçesi içeriği görsellerin bu hizmetlerdeki faaliyetlerini gösterdiği; ... kelimesi ... anlamına geldiğinden, taraf markalarının kavramsal benzerliğinde tereddüt olmadığı; aynı mal ve hizmetlerde tescili istenen başvuru markasındaki “...” ibaresinin “...”, “...” gibi pek çok online platformda sıklıkla kullanılan bir ibare olması sebebiyle tüketici nezdinde bu sitede ... markalı ürünlerin satışı yapıldığı, sitenin Davacı firma ile bağlantılı olduğu ve seri marka algısını yarattığı; .....’nin 24.06.2020 tarih .... sayılı kararında ... markasının ... kelime markası ile karıştırılma ihtimali yaratacak şekilde benzer olduğuna ve .....’nin 24.06.2020 tarih .... sayılı .... sayılı kararını onayan kararı ile ... markasının ... markasıyla benzer olduğuna karar verildiği; .... .’nin 16.01.2018 tarih .... sayılı kararı ile onanarak kesinleşen .... ’nin 16.02.2016 tarih .... sayılı kararında da “... markasının ... markasıyla benzer olduğuna, ...’nın ...’ı tanınmış marka olarak kabul ettiğine ilişkin kararı ile .... ’nin Yüksek Daire denetiminden geçerek onanan ve kesinleşen ....sayılı kararı nedeniyle ... markasının tanınmış olarak kabulünün gerektiğine” hükmedildiği; Davacıya ait “...” ibareli markaların tanınmış markalar olduğundan dava konusu başvurunun 6769 sayılı SMK m.6/5 uyarınca da reddinin gerektiği; davalının marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu; Davalının benzer marka ve benzer mal ve hizmet tercihinin tesadüfi olmadığı; keza, Davalının internet sitesinde ... ürünlerinin yetkili satıcısı anlamına gelen “... beyanını kullandığı, ... ...., ...., .... gibi ürünlere ilişkin aksesuarların satışının da yapıldığı ve ... markasının tanınmışlığından haksız menfaat sağlamak istediği; Davalı tarafından Davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığını iddia ettiği markaların davaların sahibi olmadığı gibi bu iki markadan birinin müddet durumunda olduğu ve diğerinin de huzurdaki dava ile ilgisiz 35. sınıfta tescilli olduğu” gerekçeleri öne sürülerek, ... sayılı ... Kararının iptali ile ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: “Başvuru markasının kelime markası olarak salt “...” ibaresini içermediği; kendisine has logosuyla, dikkat çekici rengiyle, “...” ibaresiyle bütüncül etki yaratan “...” ibaresiyle bir kombinasyon markası olduğu; davacının “...” ibareli markalarından şiddetli bir şekilde ayrıldığı; Davalının internet sitesinde markanın dürüst kullanımı niteliğinde davacının ürün isimlerinin kullanıldığını; Davalıya ait internet sitesinden davacının ...., .... gibi ürünlerine uyumlu “muvit” markalı bir araç şarj cihazının satışa sunulduğu, bunun dünyanın her yerinde “dürüst kullanım” olarak geçtiği; Davalının internet sitesinde “... ” beyanının kullanıldığına ilişkin iddianın huzurdaki ... kararının iptali davasının konusu olmadığı; davacının bir an için bir hakkının olduğu kabulünde dahi, davacının bu hakkını kullanamayacağına; zira, 2005 yılından günümüze değin kullanılan “...” markasının varlığı nedeniyle, davacı taraf her halükarda sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı; 2017 yılında, dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. (... Holding) adına kayıtlı ....com’ alan adının Davalıya devrini gösterir 18.01.2017 tarihli satış ve devir sözleşmesinin dilekçe ekinde sunulduğu; dilekçe eki .... sicil kayıtlarının dava dışı .... Tic. A.Ş de, ... Holding’e bağlı bir şirket olduğunu ve her iki şirketin yönetim kurulu üyelerinin aynı isimler olduğunu gösterdiği; bu belgelerin Davalının muteber bir şekilde işletmeye ve marka adına hak kazandığını ispat ettiği; Davacının sahibi olmadığı markalara dayalı itiraz ve dava hakkının olmadığı; Davacının dayandığı Yargıtay kararlarından birinde markanın şekil unsuru ihtiva ederken, diğerinde de ... numaralı “...” ibareli marka bakımından davalının ısırılmış ... şekline ait kullanımlarının bulunduğu ifade edilerek marka başvurusu ile markanın fiili kullanımı arasında bir bağ kurulduğu için davacının lehine bir karar ittihaz edildiği ve emsal görülemeyeceği” gerekçeleri öne sürülerek davanın reddini talep etmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.ÖNCEKİ YARGILAMA ve KARAR;Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın mesnet markaları arasında SMK 6/1 maddesi yönünden iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın markalarının tanınmışlığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının SMK 6/5, 6/9 maddeleri açısından yerinde ve doğru olup olmadığı, ... ... sayılı ... Kararının iptalinin, davalı şahıs markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 18.10.2021 tarih ve ....sayılı karar ile ÖZETLE;"davacının ... ibareli markalarının tanınmış olduğu, taraf markaları arasında iltibasın bulunduğu, davalı başvurusunun davacının markasının tanınmışlığı nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5. maddesine göre de nisbi red sebebi oluştuğu, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası kanıtlanmasa da iltibas ve tanınmışlık engeli ortadan kalkmadığından oluşan sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... sayılı ... kararının iptaline, dava konusu ... sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine " şeklinde karar verilmiştir.Bu karar davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ..... Hukuk Dairesi'nce verilen 01.03.2024 tarih ve ....sayılı kararın Yargıtay'ca temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiştir. .... '.nin 04.03.2025 tarih ve .... sayı ile ÖZETLE ;"Dava konusu ... kod numaralı "...." ibareli davalı başvurusu, buz mavisi zemin üstüne koyu mavi renkle "...", turuncu renkle "....." kelimeleri ile yine turuncu daireyi çevreleyen beyaz şerit şekliyle tasarlanmış karma bir markadır. Davacı markaları ise .... esas unsurlu tanınmış markalardır. Davacı markalarının bir kısmını oluşturan "..." sözcüğü “...” anlamına gelen İngilizce bir ibaredir. Taraf markaları arasındaki işaretlerin benzerliği değerlendirmesinde önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı gibi hususlar incelenirken işaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilir, görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınarak değerlendirme yapılır. Davacının davaya mesnet markaları yukarıda izah edilmiş olup, kelime kombinasyonları ile birlikte kullanılmaktadır. Davaya konu olan markanın ise, davacının markalarından görsel ve işitsel olarak farklı olduğu anlaşılmaktadır (Dairemizin 26.11.2024 tarih ve ..... sayılı ilamı) Davacı markaları ile davalı başvurusu arasında iltibas ve seri marka imajı yaratmak için yeterli düzeyde benzerlik bulunmamaktadır. Markaların bir bütün halinde değerlendirilmesi esas olduğundan, bazı küçük unsur benzerlikleri markaların da benzer olduğu sonucunu doğurmaz. Taraf markaları arasında hem görsel, hem işitsel hem de anlamsal açıdan ortalama tüketici nezdinde bir benzerlik bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermek gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA,," şeklinde karar verilmiştir.YENİ GEREKÇE;Mahkemece bozma ilamına uyularak Yargıtay'ın "Davacının davaya mesnet markaları yukarıda izah edilmiş olup, kelime kombinasyonları ile birlikte kullanılmaktadır. Davaya konu olan markanın ise, davacının markalarından görsel ve işitsel olarak farklı olduğu anlaşılmaktadır (Dairemizin 26.11.2024 tarih ve .... sayılı ilamı) Davacı markaları ile davalı başvurusu arasında iltibas ve seri marka imajı yaratmak için yeterli düzeyde benzerlik bulunmamaktadır. Markaların bir bütün halinde değerlendirilmesi esas olduğundan, bazı küçük unsur benzerlikleri markaların da benzer olduğu sonucunu doğurmaz. Taraf markaları arasında hem görsel, hem işitsel hem de anlamsal açıdan ortalama tüketici nezdinde bir benzerlik bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermek gerekirken " şeklindeki bozma gerekçesi doğrultusunda davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında hem görsel, hem işitsel hem de anlamsal açıdan ortalama tüketici nezdinde bir benzerlik bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin düşümü ile bakiye 561,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 4-Davalı şahısın yaptığı; 216,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalı şahısa verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin, davalı kurum vekilinin, davalı şahıs vekilinin yüzüne karşı 6100 Sayılı HMK'nın Geçici 3/2 madde yollaması ile, HUMK 427 vd.m. uyarınca, tebliğden itibaren 15 günlük yasal süre içinde Yargıtay’da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2025 Katip .... Hakim ....E-İmzalıdır E-İmzalıdır