Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, feshedilen bayilik anlaşması sonrası ipotek kaldırma talebinde alacaklının hesap bilgisi vermeyerek temerrüde düşmesi üzerine tevdi mahalli belirlenmesi istinaf incelemesi.
Özet: Bayilik ilişkisi sona eren davacının, ticari ilişki başlangıcında tesis edilen ipoteği kaldırmak amacıyla satış destek ürünleri bedelini ödeme iradesine karşılık, davalının hesap bilgisi sağlamayarak temerrüde düştüğü gerekçesiyle tevdi mahalli belirlenmesi talebinin ilk derece mahkemesince kabul edilerek bir bankada hesap açılmasına hükmedilmiş; davalı ise istinaf başvurusunda, davacının kötü niyetli olduğunu, hukuki yarar bulunmadığını, hesap bilgilerinin zaten bilindiğini ve ürünlerin iadesini istediğini ileri sürmüştür.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : .KARAR NO : .T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R I.İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ :.NUMARASI :..TALEP EDEN/DAVACI : .DAVANIN KONUSU : Tevdi Mahalinin Belirlenmesi (TBK M.107)KARAR TARİHİ : .5KARAR YAZIM TARİHİ : . Bursa ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... tarih, ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;TALEP : Talep Eden/ Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili... Şirketi ile ... A.Ş arasında mobilya sektörüne ilişkin bayiilik ilişkisinin tarafların anlaşması doğrultusunda sona erdirildiğini, İşbu bayiilik ilişkisine başlarken davalının talebi doğrultusunda müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından müvekkil şirket adına; ticari ilişki başlangıcında doğabilecek riskler için davalı ... lehine, Bursa İli İnegöl İlçesi... Bağımsız Bölüm adresinde yer alan taşınmazda 2.000.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, taraflar arasında herhangi bir alacak verecek kalmadığını, taraflar işbu bayilik sözleşmesini sona erdirdiklerini, bayiilik ilişkisi sona erdirilmiş ve taraflar arasında herhangi bir borç bakiye kalmadığı halde davalı tarafından , tesis edilen ipotekin kötü niyetli bir şekilde fek edilmediğini, bunun üzerine davalı ...şirketine 11.03.2025 tarihinde Bursa .... Noterliği'nin ... Yevmiye Numaralı ihtarıyla ticari ilişki sona erdiğinden lehlerine tesis edilmiş ipoteğin kaldırılması gerektiğinin ihtar edildiğini, davalı ... tarafından ... Noterliği'nin ...Yevmiye Nolu ihtarıyla; ticari ilişkinin sona erdiği fakat satış destek ürünlerinin tamamının teslim edilmediği gerekçesi ile ipoteğin kaldırılmayacağının bildirildiğini, bunun üzerine Bursa .... Noterliğinin 27.03.2025 Tarihli ...Yevmiye numaralı ihtarıyla; şirkete teslim edilenler haricinde başkaca bir satış destek ürünü bulunmadığının ihtar edildiğini, bunun üzerine davalı şirket vekili adına kayıtlı kep adresinden kendilerine ait kep adresine elektronik posta gönderildiğini ve stand ve materyallar içeren alelade bir tablo resmi gönderildiği ve 10.713,16 TL olarak stand ve materyallerin değer biçildiğini, bunun üzerine bu bedelin yatırılacağı IBAN VE Hesap Numarası talep ettiklerini, davalı yan tarafından herhangi bir Iban numarası gönderilmediğini Ardından 07.05.2025 tarihli ...Noterliği'nin ... Yevmiye Numaralı ihtarıyla; istenilen 10.713,16 TL'lik bedel yerine 62.152,49 TL nin istendiğini, yine herhangi bir hesap numarası belirtilmediğini, müvekkilinin ihtirazi kayıtla ödeme yapması ve dolayısıyla ipoteğin kaldırılmasının engellendiğini, talep eden şirketçe ödeme yapılabilmesi için hesap numarası istenildiği halde davalı tarafından herhangi bir hesap numarası bildirilmemesi sebebiyle ödemelerin yatırılabileceği bir ödeme yerinin tespitini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Dosyada mevcut dilekçe ve ekleri incelendiğinde, istem sahibinin bir kısım ödemeleri için tevdi mahalli tayin edilmesini talep ettiği, karşı taraf ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin talebe konu dosyada yapılan yargılama sonucunda talep eden ile karşı taraf arasında bayilik ilişkisi kapsamında ...nolu bağımsız bölüme 2.000.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği, ipotek sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, bayilik ilişkisi sona ermiş olmasına rağmen karşı taraf ...Ticaret Anonim Şirketi tarafından satış destek ürünlerinin tamamının teslim edilmediği gerekçesi ile ipotekin kaldırılmayacağının bildirildiği, bu satış destek ürünlerine 10.713,16 TL bedel biçildiği, talep eden GMP Şirketi tarafından bu bedelin ödenerek ipotekin kaldırılmasını talep ettiği mailin karşı tarafa gönderildiği ancak karşı tarafça ödemenin yapılması için herhangi bir IBAN veya hesap numarası bildirilmediği, bu haliyle alacaklı karşı tarafın temerrüte düştüğü ve ödeme yerinin belirlenmesi şartlarının oluştuğu kanaatiyle "talebin kabulüne, 1-Karşı taraf ... Şirketi adına ... Şubesinde hesap açılarak ödeme bedelinin bu hesaba yatırılmasına ve bu bankanın tevdi mahalli tayinine, 2-Hesap açıldığının mahkemece karşı tarafa bildirimde bulunularak tebliğine," karar verilmiştir. Karara karşı karşı taraf/ davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Karşı Taraf/ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tevdi Mahallinin Belirlenmesi talebinde hukuki yarar bulunmadığını, talep eden tarafın kötü niyetli bir şekilde hareket ettiğini, taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğunu ve müvekkili şirkete ait banka hesap bilgilerinin talep eden tarafça bilindiğini, Taraflar arasında zaten var olan ödeme imkanının kullanılabilir olduğunu, Ayrıca müvekkili şirket bahse konu ürünlerin iadesini istediğini, borcun ödenmesini engelleyen herhangi bir hukuki veya fiili engel mevcut olmadığını, Müvekkilinin alacağını sürüncemde bırakmasının düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin kastı olmaksızın tevdi mahallinin belirlenerek vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkemenin kararının kaldırılarak vekalet ücreti yönünden kurulan hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Talep eden/davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; Davalı tarafın bir takım ürünlerin teslim edilmediği gerekçesiyle ipoteği fek etmediğini iddia etse de, hangi ürünlerin müvekkilinde olduğuna, hangi ürünlerin geri istendiğine dair; hiçbir imzalı evrak, teslim belgesi, irsaliye, fatura sunamadığını, davalı yanın kötü niyetli olduğunu ,ipoteği fek etmediğini, önce kötü niyetli hareketlerine devam ettiğini, 10.713,16 TL istemesine rağmen daha sonra 62.152,49 TL olarak talep ettiğini, ancak Iban ve hesap numarası belirtilmediğini, başkaca bir çare kalmadığından mahkemeye başvurularak tediye mahalli talebinde bulunulduğunu ve açılan hesaba hemen ihtirazi kayıtlı şekilde ödeme yaptıklarını , başvuruda hukuki yarar mevcut olduğundan davalının açıkça temerrüde düştüğünden vekalet ücretine de hükmedilmesinin hukuka uygun olduğunu belirterek davalı yanın istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, tevdi mahalli tayini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, talebin kabulüne, karar verilmiş olup, karara karşı karşı taraf/ davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talepte bulunan vekili, karşı taraf ile aralarındaki bayilik ilişkisinin sona erdiğini ancak bayilik ilişkisi kurulurken konulan ipoteğin kaldırılmadığını, bu hususta gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığını, karşı tarafça satış destek ürünlerinin tamamının teslim edilmediği gerekçesi ile ipoteğin kaldırılmayacağının bildirildiğini, bu satış destek ürünlerine önce 10.713,16 TL daha sonra da 62. 152,49 TL bedel biçildiğini, ancak talep edimesine rağmen karşı tarafça ödemenin yapılması için herhangi bir IBAN veya hesap numarası bildirilmediğini belirterek tevdi mahalli tayini istemiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 106. maddesinde ''Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur. Alacaklı, müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüde düşerse, diğerlerine karşı da temerrüde düşmüş olur." düzenlemesi, TBK'nın 107. maddesinde de, alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlunun ödeme - teslim borcunu ifa edebilmesi için gerekli olan tevdi mahalli tayini müessesesi düzenlenmiştir. Tevdi mahalli tayinini istemek, temerrüde düşen alacaklıya karşı borçluyu koruyan ve onu borcundan kurtulmasını sağlayan bir haktır. Borçlunun hakimden tevdi mahalli tayini isteyebilmesinin ön koşulu alacaklının temerrüde düşmüş bulunmasıdır. Temerrüt şartları oluşmadığı takdirde borçlunun, TBK'nun 107. maddesine istinaden hakimden tevdi mahalli tayinini talep hakkı yoktur. Tevdi mahalli tayini, özünde tedbir mahiyetinde bir işlem olup ifa yeri mahkemesince işin özü incelenmeksizin, bir hakkın doğumu veya bir hakkın ortadan kalkması sonucunu doğurmayan, geçici bir hukuki koruma kararı verilecektir. Tevdi mahalli tayini kararı verilmiş olması ilgililer arasındaki uyuşmazlığın ilgili mahkemesinde görülmesine engel değildir. Tevdi mahali tayini talep edilen mahkeme, tevdi mahalli şartlarının bulunup bulunmadığını araştıracak, ancak çekişme konusu alacak hakkında bir karar vermeyecektir.TBK'nın 107. maddesi gereği, tevdi mahalli tayin edilmesi için borçlu tarafça verme ediminin gereği gibi önerilmesi, karşı tarafın almaktan kaçınması ve bu suretle alacaklının temerrütünün gerçekleşmesi gereklidir. Somut olayda, tevdi yeri belirlenmesini talep eden tarafından, karşı tarafça satış destek ürünlerinin tamamının teslim edilmediği gerekçesi ile ipoteğin kaldırılmayacağının bildirildiği ve satış destek ürünleri yönünden bedel belirlendiği ancak bu bedeli yatırmak üzere İBAN veya hesap numarası bildirilmediği belirtilerek karşı tarafın temerrüte düştüğü iddia edilmiş , mahkemece temerrüt olgusu kabul edilerek tevdii mahalli tayini yönünden karar verilmiş olup, dosya kapsamı ve sunulan ihtarname ve mail içerikleri ile karşı tarafın TBK nun 107 maddesinde belirtildiği üzere temerrüde düştüğü ve ödeme yerinin belirlenmesi şartlarının oluştuğu, talep edenin talepte hukuki yararının bulunduğu gözetilerek mahkemece talebin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiş, Mahkemece talep eden haklı bulunarak talebinin kabulüne karar verildiğine göre talep eden lehine AAÜT nin ikinci kısım, birinci bölümde yer alan 1. Maddeye göre vekalet ücretine de hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmakla karşı taraf vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Karşı taraf/davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gerekli istinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 23/12/2025Başkan ... ¸(e-imzalıdır) ...Üye ... ¸(e-imzalıdır) ...Üye ...¸(e-imzalıdır) ...Katip ...¸(e-imzalıdır)