Kıyma makinesine elini kaptıran işçinin %90 işveren kusuruyla sürekli iş göremezliğe uğraması üzerine açılan maddi ve manevi tazminat davasının temyiz incelemesi sonucu.
Özet: Bu hukuki metin, iş kazası sonucu sağ elini kıyma makinesine kaptırarak sürekli iş göremezliğe uğrayan bir çalışanın maddi ve manevi tazminat talepleri ile yakınlarının manevi tazminat taleplerini ele almaktadır; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi işvereni %90, çalışanı ise %10 kusurlu bularak davacıya ve ailesine tazminat hükmetmiş, ancak her iki taraf da kusur oranlarına, tazminat miktarlarına, faiz başlangıç tarihlerine, ıslahla artırılan kısımların zamanaşımına uğradığı ve yakınlar için manevi tazminat koşullarının oluşmadığı iddialarına ilişkin hususlarda kararı temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/13714 E.  ,  2026/4365 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1232 E., 2024/2661 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/413 E., 2024/69 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'nın 15.03.2015 tarihli iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek, davacı ... yönünden maddi ve manevi tazminat; yakınları yönünden ise davacının iş kazası nedeniyle ağır bedensel zarara uğramış olmasına dayalı olarak Borçlar Kanunu'nun 56/2 maddesi kapsamında manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirketçe verilen eğitimler esnasında da uyarılmış olmasına rağmen et reyonuna geçerek kendi inisiyatifi ile bir müşteriye kıyma vermek isterken elini kıyma makinesine kaptırarak yaralandığını, yakınları yönünden manevi tazminat koşulları bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile "538.317,90 TL maddi tazminatın, 2.800,00 TL'si yönünden olay tarihi olan 15.03.2015 tarihinden itibaren, bakiyesi yönünden ise ıslah dilekçesinde belirtilen talep doğrultusunda dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,
180.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,
18.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,
18.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,
9.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,
9.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,
9.000,00 TL manevi tazminatın; davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,
9.000,00 TL manevi tazminatın; davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davacı ...'ın bakliyat bölümü elemanı olarak çalıştığı, iş kazası sonucu sağ elini et reyonundaki kıyma makinasına kaptırdığı ve sağ elinin tamamen koptuğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından bilirkişi heyetinden alınan raporda iş kazasının meydana gelmesinde davalının %90 oranında, davacı ...'ın %10 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği ve kusur oranlarının hükme esas alınan raporda olayın meydana gelmesini önleme yönünden işverenin alması gerektiği ve alabileceği önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri almadığı gibi hususların ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptandığı, iş kazası neticesinde davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik oranının %40 olduğunun tespit edildiği, zamanaşımının bulunmadığı, taleplere uygulanan faiz başlangıç tarihlerinde hata bulunmadığı, takdir edilen manevi tazminat miktarının somut olay ile manevi tazminatın kapsam ve amacına uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi ve manevi tazminatlar yönünden taleple bağlılık ilkesinden bahisle kaza tarihinden faize hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu, kazalının %10 oranında kusurlu olduğu yönündeki kararını kabul etmediklerini beyan ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ıslah ile artırılan kısımların zaman aşımına uğradığını, davacı ... haricinde davacı olarak gösterilenler ile ilgili husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece her biri lehine ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacılardan ... lehine istinaf ilamı öncesi hükmolunan manevi tazminatın üzerinde bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yakınları yönünden manevi tazminat koşulları oluşmadığını, davalı-müvekkilinin herhangi bir kusuru olmamasına bu durumun itiraz ve beyanlarından da açıkça anlaşılabilecek olmasına rağmen eksik, hatalı ve hukuka aykırı tanzim edilmiş bilirkişi raporlarıyla müvekkiline %90 kusur oranı izafe edildiğini ve bu raporlar hükme esas alınarak hatalı hüküm kurulduğunu, olayın meydana gelmesine davacının dikkatsizliği ve tedbirsizliğinin sebebiyet verdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A) Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacılar ve davalı vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Davacılar ve davalı vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.