Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, davacının tanınmış markalarıyla tek harf farklılığı bulunan başvurunun karıştırılma ihtimali ve kötü niyet gerekçesiyle tescil kararı iptali davasını inceliyor.
Özet: Otomatik taşıt tanıma yakıt sistemi için “...” ve “...” ibareli tescilli markaların sahibi davacı, davalının tescil ettirmek istediği "..." markasının kendi markalarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak tek bir harf farkıyla yakın benzerlik taşıdığını, aynı/benzer emtialarda kullanılacak olması nedeniyle karıştırılma ihtimali yarattığını, kendi markalarının tanınmış olduğunu ve davalının bu benzer ibareyi seçmesinin kötü niyetli olduğunu iddia ederek, marka kurumunun itirazı reddeden kararının iptalini ve davalının markasının tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğünü talep etmiş; kurumsal davalı ise kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunmuştur.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/330 Esas - 2025/295
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2024/330 KARAR NO : 2025/295DAVA : Marka ... Kararı İptali-HükümsüzlükDAVA TARİHİ : 01/08/2024KARAR TARİHİ : 09/07/2025 Yazım Tarihi:15/07/2025İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacının “...” ibaresini içerir seri markalarının davalı ... nezdinde .... sayılar tahtında tescilli olarak korunduğunu, davacının bu markaları şirket taşıtlarının ... istasyonlarından otomatik olarak yakıt almalarını sağlayan ve dolum bilgilerini taşıtın kilometresi dahil el değmeden elektronik ortamlarda müşteriye ulaştıran bir sistem kapsamında yoğun bir biçimde kullandığını ve tanıttığını, davacının “...” ve “...” ibareli markaların gerçek hak sahibi de olduğunu, davalı şahsın tescil ettirmek istediği markanın da esas/tek unsurunun “...” olduğunu, bu markanın görsel, işitsel ve kavramsal açılardan davacının tescilli “...” ve “...” markaları ile yakın benzer olduğunu, zira taraf markaları arasında tek bir harf farklılığının bulunduğunu, bu durumun taraf markaları arasındaki yakın benzerliği bertaraf etmeye yetmediğini, ayrıca taraf markalarının aynı/benzer emtialarda kullanılacağını, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimali olduğunun kabulünün gerektiğini, davacının “...” markası ile tüketiciye sunulan taşıt tanıma sisteminin, hem bir mal hem bir hizmet olduğunu, zira “...”in esasında bir teknolojik sistemi ifade ettiğini ve bu sistemin çeşitli enstrümanlar (anahtarlık ve/veya halka tipi üniteler) ile tüketici tarafından kullanılmakta olduğunu, sistemin bir parçası olan halka tipi ünitenin davacı tarafından her araca özel olarak programlanmakta ve araçlara monte edilmekte olduğunu, bu ünite sayesinde firmanın yakıt alımını limitlendirebildiğini, yani yakıt alımlarında kontrolün tamamen araç sahibinde olduğunu, halka tipi ünite monte edilmiş “...” üyesi araçlar ... istasyonlarına geldiklerinde sistemin aracı tanıdığını, dava konusu edilen marka kapsamında yer alan 12, 37 ve 39. Sınıflardaki mal ve hizmetlerin de yine araçlarla ilgili mal ve hizmetler olduğunu, zaten de davacının markalarının tanınmış olduğunu, zira davacının “...” markasının tanınmışlığının ... tarafından da kabul edilerek ... sayı tahtında ilgili sicile şerh edilmiş olduğunu, davacının tüm bayilerinde “...” markası ile birlikte “...” esas unsurlu markalarını da kullanmakta olduğunu ve bu markaların birbirinden ayrı düşünülmesinin mümkün olmadığını, davalının markayı düşük kaliteli mal ve hizmetlerde kullanıldığı takdirde, davacının kalite ve imajının bundan zarar göreceğini ve davalının da haksız bir kazanç elde edeceğini, davalının kendisine marka olarak davacının tanınmış markalarıyla bu derecede benzer bir ibareyi seçmiş olmasının davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu iddia ederek, ... ...’nın 03.06.2024 tarihli ve ... sayılı kararının iptalini ve ...başvuru sayılı markanın tescile bağlanması halinde hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı şahısa usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ...başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği, hükümsüzlük talebi açısından kurum itiraz sürecinde ileri sürülmeyen dava dilekçesinde belirtilen başvuru ibaresi üzerinde SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının yukarıda belirtilen iltibas , tanınmışlık, kötü niyet iddiaları ile birlikte davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 04/06/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 01/08/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; "...başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "... .. ...", "... ...", "... ...", "... ... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. .... İnceleme sonucunda, ilgili tüketicilerin başvuru ile itiraz gerekçesi markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle, markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır. 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından, kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. Ayrıca, 6769 s. SMK'nın 6/5 ve 6/9 maddelerine dair iddialar yönünde yeterli kanaat oluşturacak bilgi veya belge sunulmadığından bu maddelere dayalı itirazlar haklı görülmemiştir. Son olarak, diğer fikri haklar veya kişi hakları gerekçeli itiraz ... nezdine yapılan yayına itiraz aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez Kurul nezdinde yapılan karara itiraz aşamasında ileri sürüldüğü, bu durumun itiraz kapsamının genişletilmesi sonucunu doğurduğu tespit edildiğinden Md. 6(6)'e dayalı itiraz kabul edilmemiştir. Sayılan nedenlerle itirazın tüm gerekçeleri bakımından reddedilmesi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir."Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır. ... davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır. 3'üncü fıkrası ise; "Başvuru sahibinin talepte bulunması halinde Kurum, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması için itiraz sahibine bir aylık süre verir. İtiraz sahibi tarafından süresi içinde delil sunulmaması veya sunulan delillerin itirazla ilgili olmaması halinde ve ayrıca başka bir itiraz gerekçesi veya itiraza gerekçe gösterilen başka bir marka da yoksa Kurum itirazı reddeder." hükmünü içermektedir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları... (....) ...+... (....)12,37,39. Sınıf 04,07,08,09,37,39,42,44,45. Sınıf ... ... (....) 04,07,08,09,21,37,39,42,44,45. Sınıf ... ... ( ....) 04 / 07 / 08 / 09 / 21 / 37 / 39 / 42. Sınıflar ...+ ... (....) 01 / 04 / 07 / 08 / 09 / 17 / 21 / 28 / 39. SınıflarMahkememize sunulan 25/04/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "......davacının .... sayılı markalarına ve 6769 sayılı SMK m. 6/1, m. 6/5 ve m. 6/9 hükümlerine dayalı olarak itiraz ettiği, davalının bu itiraz üzerine davacının itirazlarına mesnet aldığı markaların tescilli oldukları tüm emtialarda kullanıldığının ispatını talep ettiği, davacının da bunun üzerine marka işlem dosyasına 2017-2021 yıllarına ait, davacı tarafından kesilmiş, dava konusu edilen “...” markalı mal/hizmet satışını içermeyen, toplam 137 sayfalık fatura örneğini, toplam 28 sayfalık “...” isimli “akıllı filo yönetim sistemi”ne ait reklam, Youtube videosu ve Instagram hesabı görsellerini, bu markayı taşıyan evrakların, kutuların ve anahtarlıkların görsellerini, “... & ... ”ne ilişkin hizmet sözleşmelerini sunmuş olduğu, davacının itirazlarını ve belgelerini inceleyen ...’nın 21.08.2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile davacının itirazını tüm gerekçeleri yönünden reddettiği, bu meyanda markalar benzer görülmediğinden davalının kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmediğini belirttiği, davacının bu karara aynı markalara ve aynı madde hükümlerine ilaveten SMK m. 6/6 hükmüne dayalı olarak itiraz ettiği, bu itirazın da ...’in ...’nun huzurda dava konusu edilen 03.06.2024 tarihli ve ... sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmaktadır.1) Davacının “...”li markalarının, akıllı filo yönetim sistemi ile doğrudan ilintili olan; “Kara taşıtlarının kiralanması hizmetleri, kara araçlarının servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu), bilgisayar uygulamaları, makine ve cihazlarda kullanılan elektronik elemanları, trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları, araç kapıları için elektrikli, elektronik veya uzaktan kumandalı açma- kapama tertibatı, araçlar için yön tayin (navigasyon) cihazları [araç sürücü mahallinin panelindeki bilgisayarlar].” emtialarında ciddi biçimde kullanıldığının ispat edilebildiği, 2) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, 3) ... kararının iptali talepli dava özelinde; (1) nolu bentteki tespit nedeniyle, dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan emtialardan, sadece, 12. Sınıfa giren; “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar.” ve 37. Sınıfa giren; “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu).” yönünden, emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının kısmen gerçekleştiği, diğer emtialar yönünden gerçekleşmediği, 4) Hükümsüzlük talepli dava özelinde; dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan, 12. Sınıfa giren; “Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Emniyetli çocuk koltukları. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler. El arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar. Raylı taşıtlar: Lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, teleferikler, telesiyejler.” HARİCİNDEKİ tüm emtialar yönünden, emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, 5) Davalının markasının kapsamında kalmış olan emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin düşük olmadığı, 6) ... kararının iptali talepli dava özelinde; (2) ve (3) nolu bentlerdeki tespitler nedeniyle, (3) nolu bentte sayılan emtialar yönünden, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin (kısmen) bulunduğu, 7) Hükümsüzlük talepli dava özelinde; (2) ve (4) nolu bentlerdeki değerlendirmelerden dolayı, (4) nolu bentte sayılan emtialar HARİCİNDEKİ emtialar yönünden, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin (kısmen) bulunduğu, 8) Davacının “gerçek hak sahipliği”43 ve “tanınmışlık” iddialarının davalının markasının, kapsamında kalmış olan emtialar yönünden tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı, 9) Davacının “kötü niyet” iddiasının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği, 10) Dava konusu edilen 03.06.2024 tarihli ve ... sayılı ... kararının, (6) nolu bentteki değerlendirme ile kısmen çeliştiği/uyumlu olmadığı, 11) Davacının hükümsüzlük talebinin, (7) nolu bentteki değerlendirme ile kısmen çelişmediği/uyumlu olduğu" şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;... kararı iptalinde;Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait yukarıda tabloda geçen "...+... / ... .../... ... / ...+ ... ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu;Diğer yönden davalının kurum işlem dosyasında karşı görüşünde davacının itirazlarına mesnet aldığı markalarının, tescilli oldukları tüm emtialarda kullanıldığının ispatlanmasını talebi üzerine davacı tarafından kurum işlem dosyasına sunulan belgelerde ve benimsenen bilirkişi heyet raporunda Davacının mesnet markalarını “Kara taşıtlarının kiralanması hizmetleri, kara araçlarının servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu), bilgisayar uygulamaları, makine ve cihazlarda kullanılan elektronik elemanları, trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları, araç kapıları için elektrikli, elektronik veya uzaktan kumandalı açma- kapama tertibatı, araçlar için yön tayin (navigasyon) cihazları [araç sürücü mahallinin panelindeki bilgisayarlar].” emtialarında kullanımı ispat edildiğinden bu emtialar ile dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan emtialardan aynı/benzer/ilişkili /bağlantılı emtialar olan 12. Sınıfa giren; “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar.” ve 37. Sınıfa giren; “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu).” ibareli emtialarda emtia benzerliği/ilişkili ve bağlantılı emtialar oluştuğu; dolayısıyla SMK 6/1 maddesindeki iltibasın kısmen oluştuğu;Nitekim bu husus benimsenen bilirkişi raporunda da "Davacının “...”li markalarının, akıllı filo yönetim sistemi ile doğrudan ilintili olan; “Kara taşıtlarının kiralanması hizmetleri, kara araçlarının servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu), bilgisayar uygulamaları, makine ve cihazlarda kullanılan elektronik elemanları, trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları, araç kapıları için elektrikli, elektronik veya uzaktan kumandalı açma- kapama tertibatı, araçlar için yön tayin (navigasyon) cihazları [araç sürücü mahallinin panelindeki bilgisayarlar].” emtialarında ciddi biçimde kullanıldığının ispat edilebildiği, 1) nolu bentteki tespit nedeniyle, dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan emtialardan, sadece, 12. Sınıfa giren; “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar.” ve 37. Sınıfa giren; “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu).” yönünden, emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının kısmen gerçekleştiği, diğer emtialar yönünden gerçekleşmediği, " şeklinde de izah edildiği;Diğer emtialarda ise davacı tarafca kullanım ispatı yerine getirilmediği ve emtia benzerliği de olmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu gerçekleşmediği; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından ... kararı iptali davası kısmen kabul edilmiştir.Hükümsüzlük talebi açısından;Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait yukarıda tabloda geçen "...+... / ... .../... ... / ...+ ... ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu;Diğer yönden davalı tarafından kullanmama def’i ileri sürülmediği için davacının yukarıda tabloda geçen "...+... / ... .../... ... / ...+ ... ibareli markaları ile dava konusu marka kapsamında kalmış olan, 12. Sınıfa giren; “Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Emniyetli çocuk koltukları. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler. El arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar. Raylı taşıtlar: Lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, teleferikler, telesiyejler.” HARİCİNDEKİ tüm emtialar yönünden, emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiğinden kısmen emtia benzerliği şartı da gerçekleştiği ( nitekim benimsenen raporda bu husus " dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan, 12. Sınıfa giren; “Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Emniyetli çocuk koltukları. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler. El arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar. Raylı taşıtlar: Lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, teleferikler, telesiyejler.” HARİCİNDEKİ tüm emtialar yönünden, emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, " şeklinde de açıklandığı)İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yukarıda sayılan emtialar için ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının "... " ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının yukarıda tabloda geçen "...+... / ... .../... ... / ...+ ... ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasında benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, bu emtialarda her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu emtialarda SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Diğer emtialarda ise emtia benzerliği de olmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu gerçekleşmediği;Davacı tarafın dava konusu başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından hükümsüzlük davası kısmen kabul edilmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-... kararının iptaline yönelik açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Dava konusu ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ...sayılı markanın kapsamında yer alan "12. Sınıfa giren; “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar.” malları ile ve 37. Sınıfa giren; “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu)." hizmetleri yönünden ... kararının kısmen iptaline, diğer kısımlardan ise davanın reddine, 3-Hükümsüzlük talepli açılan davanın kısmen kabulüne, dava konusu edilen ...sayılı markanın kapsamında yer alan "12. Sınıfa giren; “Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Emniyetli çocuk koltukları. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler. El arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar. Raylı taşıtlar: Lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, teleferikler, telesiyejler.” HARİCİNDEKİ tüm emtialar" yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına, diğer kısımlardan ise davanın reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,(... kararı iptali davasında kısmen kabul/kısmen red yönünden)5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine,6-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan EŞİT tahsiliyle davacıya verilmesine, (Hükümsüzlük davasında kısmen kabul/kısmen red yönünden)7-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı şahıstan tahsiliyle davacıya verilmesine8-Davalı şahıs kendisini vekille temsil ettirmediği için lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,(... kararı iptali ve hükümsüzlük yönünden)9-Davacının yaptığı 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 735,00 TL tebligat gideri, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 12.162,60 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 6.081,30 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,10-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin ve davalı şahsın yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 09/07/2025 Katip .... Hakim ....E-İmzalıdır E-İmzalıdır