Soğuk zincir bozulması sonucu çürüyen limon emtiası hasarının sigorta şirketince taşıyıcılardan rücuen talep edildiği itirazın iptali davasında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi istinaf kararı.
Özet: Bir sigorta şirketinin, deniz yoluyla taşınan limon emtiasının konteyner sıcaklık hatası nedeniyle bozulması üzerine sigortalısına ödediği tazminat bedelini, taşıyıcı şirketlerden rücuen tahsil etmek amacıyla açtığı itirazın iptali davasına ilişkin bir istinaf incelemesidir; davacı sigorta şirketi, sigortalının haklarına halefiyet ilkesiyle taşıyıcıların sorumluluğunu ve icra takibine yapılan itirazın kötüniyetli olduğunu savunurken, davalı taşıyıcılar zamanaşımı, hak düşürücü süre ve aktif husumet yokluğu gibi savunmalarla ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararına itiraz etmektedirler.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/632
KARAR NO : 2026/1492
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/10/2022
NUMARASI : 2020/610 Esas 2022/860 Karar
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ : 18/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:18/06/2026
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/610 Esas ve 2022/860 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ...'a izafeten ... A.Ş. vekili ve davalı ... Şirketi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı ... AŞ vekilinin 23.10.2020 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin sigortacılık işi yaptığını, dava dışı sigortalı..... Şti'ne ait limon emtiasının taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, müvekkilinin sigortalısına ait 21 palet ve brüt ağırlığı 27.300 KG olan limon emtiası, 04.11.2018 tarihli HLCUIZ1181046082 numaralı taşıma senedi tahtında HLXU6751...numaralı konteynıra yüklenmiş ve .... gemisi ile Mersin Türkiye’den Montreal / Kanada’ya taşındığını, emtia teslimi sırasında HLXU6751... numaralı konteynır içinde ki termostat cihazının verilerine bakılarak sıcaklığın yüksek olduğu ve konteynır içindeki emtiaların çürümüş ve bozulmuş olduğunun tespit edildiği, yapılan ekspertiz incelemesinde hasarın, emtianın soğuk zincir konteynır içerisinde ki limon emtiasının maksimum +6 derecede muhafaza edilmesi gerekirken seyir boyunca +8 derecede seyretmesi sonucunda meydana geldiğinin tespit edildiğini, aynı zamanda alıcı firma tarafından da varma yerinde ekspertiz incelemesi yapıldığını ve oluşan hasarın bu incelemede de tespit edildiğini, davalılardan ...’a izafeten ... A.Ş. tarafından 04.11.2019 tarihli ve HLCUIZ1181046082 numaralı taşıma senedi düzenlendiğini belirterek bu davada TTK m. 1191 gereğince fiili taşıyan olduğunu, diğer davalı .... Şti. tarafınca da navlun faturası düzenlenerek navlun ücretinin bizzat tahsil edildiğini belirterek bu davalının TTK m. 1178 gereğince “akdi taşıyan” ve sorumlu olduğunu, dava dışı sigortalının uğradığı zararının müvekkilince tazmin edildiğinden TTK’nın 1472 maddesinde göre sigortalının haklarına halef olduğunu, ayrıca TBK’nun m.183 kapsamında temlik alan sıfatına haiz olduğunu, borçlular aleyhine İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2019/14276 E. sayılı dosyası ile takip yapıldığını, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek kötüniyetli ve haksız olarak yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ..... Şti. cevap süresinin uzatılmasını talep etmiş ancak verilen süre içerisinde cevap dilekçesi vermemiştir.
Davalı taraf yargılama sırasında 03.12.2020 tarihinde verdiği dilekçe ile cevap dilekçesini yanlışlıkla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderdiklerini, belirterek zamanaşımı, hak düşürücü süre, yetki ve esasa ilişkin itirazlarını kabul edilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davalının süresinden sonra verdiği, cevap dilekçesinde yer alan yetki itirazı ve zamanaşımı defii kabul edilmemiş hak düşürücü süre itirazının ise şartların gerçekleşmediğinden (yükün teslim tarihinin ekspertiz raporunda belirlendiği üzere 04.12.2018 olup, takip tarihi 03.11.2019 olması ve bu tarihten itibaren süresi içerisinde takibe devam edilerek davanın da 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmekle) bu itirazları reddedilmiştir.
Davalı ...’A İZAFETEN davalı .... AŞ vekilinin 23.11.2020 tarihli cevap dilekçesinde; sigortalı firmanın Mersin deki adresinden Mersin Limanına emtianın karayolu ile 3. kişi tarafından Mersin den Montreal Limanına müvekkil şirketin acenteliğini yaptığı .... A.Ş. tarafından ve Montreal Limanından alıcının bulunduğu adrese karayoluyla dava dışı 3. kişi tarafından taşıma yapıldığını, müvekkili şirketin taşımanın deniz yolu kısmını gerçekleştirdiğini, limandan limana taşımanın ön ve son taşıma aşamalarını müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, HLCUIZ1181046082 no’lu sea waybill ın (deniz taşıma senedi) ile taşımanın yapıldığını, dava dışı sigortalının Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigorta yaptığını ve bu sigortaya konu mallarda hasar olduğunu, teslim şeklinin CIF teslim şekli olduğunu, CIF teslim şekline göre yükten doğabilecek riskler malın gemiye yüklenmesinden itibaren alıcıya geçtiğini, bu konuda bir belge sunulmadığını, davacı sigorta şirketinin yanlış kişiye ödeme yaptığından Ex Gratia yani hatır ödemesi olduğunu, bu nedenle aktif husumet / sıfat yokluğunun bulunduğunu, sigortalının ticari faturaya istinaden tüm mal bedelini tahsil etmiş olma ihtimali bulunduğunu ve ekstra ödeme yapmış olma ihtimali bulunacağından, bu ödemenin ex gratia ödemesi olacağından davacının usulüne uygun halefiyet kazanamayacağını, sigortalıya yapılan ödemenin poliçe şartlarına uygun olmadığını, Emtia Sigorta Poliçesinde (“ENSP”) yükleme tarihi 19.10.2018 olarak belirlenirken taşıma senetlerinde yükleme tarihinin 04.11.2018 olarak görüldüğünü, poliçe ve taşıma senedinin uyuşmadığını, yapılan ödemenin Nakliyat Abonman Sözleşmesi kapsamında olup olmadığının kararlaştırılmasının sözleşmenin davacı tarafça sunulmadığından belirlenmesinin mümkün olmadığını, davacının ENSP şartlarına aykırı olarak sigortalısına ödeme yaptığını, ödemenin hatır ödemesi olduğunu, davacının halefiyet kazanamadığını, yine yetki yönünden Sea Waybill’ın 24. maddesine istinaden Hamburg mahkemelerinin yetkili ve Alman Hukukunun uygulanmasının söz konusu olduğunu, yetki yönünden davanın reddini istediklerini, davacının sigortalısının usulüne uygun bir sürede ihbarda bulunmadığını, davacının sunmuş olduğu survey ekspertiz raporunun müvekkiline ihbar edilmeden ve katılımı sağlanmadan yapıldığını, bu nedenle bu raporu kabul etmediklerini, müvekkilinin taşıma senedine göre bu taşımada sadece denizyolu taşımasını üstlendiğini, dava konusu malların mühürlü olarak konteynıra taşındığını ve yine aynı şekilde teslim edildiğini, konşimentoda “Slac Shippers Load, Stow, Eight & Count” yani yükleyici istifledi, saydı, yükledi ve mühürledi klozunun bulunduğunu, hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin ispatlanması gerektiğini, eşyayı yükleme hazır hale getirmek ve konteynır içine uygun tekniğe göre istiflemenin yükletenin sorumluluğunda olduğunu, konteynır içi derecenin önceden yükleten tarafından ayarlanmasının gerektiğini ancak bunu gerçekleştirmediğini, FCL / FCL Full Container Load şartı ile taşımanın gerçekleştiğini, sigortalının limon emtiasını usulüne uygun biçimde istiflemediğini ve konteynır içi sıcaklık derecesini ayarlamadığını, sigortalının bu işlemleri yapmaması nedeniyle limon emtiasının zarar gördüğünü, ekspertiz raporunda limon emtiasıyla alakalı bir incelemenin yapılmadığını, taşıma ısısı ile emtiada ki zarar arasında ki illiyet bağının ispatlanmasının gerektiğini, taşıyanın sorumluluğunun sınırlı olduğunu, TTK m. 1186 gereğince sorumluluk konusunda hesaplama yapılması gerektiğini, talep edilen zarar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın aktif husumet, yetki ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...’a İzafeten Davalı .... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesine karşı davacı vekilinin 08.12.2020 tarihli replik dilekçesinde; müvekkilinin sigortalıya ödediği bedel kadar alacağın temliki hükümlerine tabi olarak alacağı talep edebileceğini, alıcı firmanın ödemenin sigortalı firmaya yapılmasına muvafakat ettiğini, buna ilişkin belgenin tercümesini ve belgenin aslını dosyaya sunduklarını, 22.07.2019 tarihli belgede temlikname ile sigorta alacağına sahip olan .... Firmasının bu alacağını müvekkiline temlik ettiğini, böylece aktif sıfat eksikliğinin giderildiğini, Yargıtay HGK da kararlarında dava dışı mal sahibinin uğradığı zararlara ilişkin olarak alacağın temlikinin kabul edileceğinin belirtildiğini, ex gratia ödeme olmadığını, ayrıca Milletlerarası yetki itirazının da reddinin gerektiğini, Yargıtay 11. HD'nin kararlarında acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konşimentolarda uyuşmazlığın yabancı mahkemelerde görülmesine ilişkin yetki şartının Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırdığından geçersiz olduğuna karar verdiğini, yine yetki şartının HMK m. 17 ve 18 ve TBK m. 14 e aykırı olarak tek tarafın düzenlemesiyle kabul edilemeyeceğini, genel işlem şartlarından olan bu yetki şartının geçersiz olduğunu, konşimentoda ....adına acentesi tarafından tahkim, yetki anlaşması yapılabilmesi için özel yetki verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise; TTK m. 1185/2 uyarınca yetkili uzmanlar tarafından hasar tespiti yapıldığından bildirime gerek olmadığını, yükün +6 derecede taşınması gerekirken seyir boyunca +8 derecede taşındığını, TTK m. 1239/2 uyarınca taşıyanın bu zarardan sorumlu olduğunu, davalının hasardan olmadığı iddiasının Yargıtay içtihatları gereğince kabul edilemeyeceğini, emtianın gemiye hasarsız ve eksiksiz yüklendiğinin kabulü gerektiğini, konşimentoda "Shippers Load, Stow, Eight & Count” kaydının bulunmasının tek başına sorumluluktan taşıyanı kurtarmayacağı belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava: sigorta sözleşmesine dayalı taşıma şirketine karşı sigorta konusu malın hasarlanmasına istinaden açılan rücuen takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2019/14276 E. sayılı dosyası, poliçe, ihtarname, faturalar, konşimento, ekspertiz raporları, hasar dosyası incelenmiştir.
İzmir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2019/14276 E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... AŞ'nin takip borçlusu .... İzafeten .... AŞ ve .... Şti. aleyhine 03.11.2019 tarihinde yapmış olduğu ilamsız icra takibinde olduğu ilamsız icra takibinde 6.629,42 EURO asıl alacak üzerinden takibe geçtiği, borçlulardan .... (İzafeten ... A.Ş.'ye ve diğer borçlu .... Şti. ödeme emrinin 18.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlulardan ....(İzafeten ... A.Ş.'nin 20.11.2019, diğer borçlu .... Şti. 18.11.2019 tarihinde takibe itiraz ettiği, borçlu ..... Şti. yönünden takibin 20.11.2019, borçlu ... .. yönünden ise 25.11.2019 tarihinde takibin durmasına ilişkin karar verildiği ve takibi durdurduğu belirlenmiştir.
Davalı .... AŞ vekilinin yetki itirazının değerlendirilmesinde ise; davalı şirketin akdi taşıyan ve dava dışı sigortalının ise yükleten olduğu taşıma ilişkisine fiili taşıyan olarak bulunan akdi taşıyanın talebi ile taşıma işini üzerine alan dava dışı .... fiili taşıyan olduğu, taşıma senedindeki 24. maddenin yetkili mahkemeyi kesin olarak belirlediği iddiasının kabul edilemeyeceği, belirlenmiş olup bu yöndeki yetki itirazı da red edilmiştir. Kısaca açıklanacağı üzere yetkili mahkemenin sea waybill / deniz yük senedinde m. 24 e göre numaralı ve HLCUIZ1181046082 no’lu sea waybill da yer alan ve milletlerarası yetki kaydını içeren konşimento kuralının genel işlem şartı niteliğinde bulunduğu açıktır. Buradaki genel işlem şartı, ticari nitelikte olsa da, 6098 s. Türk Borçlar Kanunu m. 20-25’te yer alan denetime tabidir. Söz konusu denetim gerek tüketici gerekse de ticari nitelikteki genel işlem şartlarına uygulanmaktadır. Ayrıca söz konusu hükümler, tarafların iradelerinden bağımsız olarak emredici nitelikte kurallar barındırması nedeniyle kamu düzenine ilişkindir. Dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 2 uyarınca, hukuki işlemin tarihine bakılmadan, TBK m. 20-25’de yer alan kurallar geçmişe yönelik olarak da uygulanabilecektir. Öte yandan somut olayda yabancılık unsurunun bulunması da, kamu düzeni ile ilgili bulunan söz konusu hükümlerin uygulanmasını engellememektedir. Çünkü bu konuda “Türk hukukunu doğrudan uygulanan kuralları” başlıklı MÖHUK m. 6 uygulama alanı bulur: “Yetkili yabancı hukukun uygulandığı durumlarda, düzenleme amacı ve uygulama alanı bakımından Türk hukukunun doğrudan uygulanan kurallarının kapsamına giren hallerde o kural uygulanır”. Öğretiye göre, iç hukukta sözleşmeler için getirilmiş olan ve kamu yararı açısından önemli olan hükümler (örn. kira hukukuna ilişkin emredici hükümler, hâkimin fahiş cezai şartı indirmesi gibi), Türkiye’de yabancı bir hukuka tabi olan sözleşmelere de doğrudan uygulanır (Bkz. Aysel Çelikel / Bahadır Erdem: Milletlerarası Özel Hukuk, 11. Bası, 2012, s. 155). Genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerin bu kapsamda değerlendirileceği açıktır. Dolayısıyla yabancılık unsurlu olaylarda dahi, mahkemenin TBK’ da yer alan genel işlem şartlarına ilişkin denetim kurallarını uygulaması gerekmektedir.
Olayda konşimentoda yer alan yetki kaydının müzakere edildiği kabul edilse dahi, TBK m. 25’e göre söz konusu genel işlem şartı içerik denetimine tabidir. Bu maddeye göre, “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kuralına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştıracak nitelikte hükümler konulamaz”. Somut olaydaki yetki kaydının geçerli olduğu kabul edildiğinde, söz konusu konşimento tahtında ortaya çıkan her türlü uyuşmazlıkta davacının yükle ilgilinin Hamburg mahkemelerine başvurması gerekecektir. Bu halde TBK m. 25 çerçevesinde söz konusu yetki kaydının geçersiz sayılmasına sebep olmaktadır.
Yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde, Türk içtihat hukukunda TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi konşimentolar da yer alan uluslararası yetki ve tahkim kayıtları için uygulanmıştır. Bu hususta verilen yerel mahkeme kararlarının Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi tarafından da onaylandığı görülmektedir. (Örneğin: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1-) 2012/147 Esas, 2-) 2012/148 Esas, 3-) 2012/201 Esas, 4-) 2012/205 Esas, 5-) 2012/230, Esas 6-) 2012/236 Esas, 7-) 2012/247 Esas, 8-) 2012/249 Esas, 9-) 2012/312 Esas, 10-) 2012/313 Esas, 11-) 2012/317 Esas, 12-) 2012/319 Esas, 13-) 2012/342 Esas, 14-) 2013/10 Esas, 15-) 2013/12 Esas, 16-) 2013/18 Esas, 17-) 2013/37 Esas, 18-) 2013/49 Esas, 19-) 2013/51 Esas, 20-) 2013/52 Esas, 21-) 2013/54 Esas, 22-) 2013/55 Esas, 23-) 2013/74 Esas, 24-) 2014/16 Esas, 25-) 2014/22 Esas, 26-) 2014/42 Esas, 27-) 2014/56 Esas, 28-) 2014/73 Esas, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin – 1-) 2014/428 Esas, 2-) 2014/443 Esas, 3-) 2014/483 Esas, 4-) 2014/1370 Esas, 5-) 2015/22 Esas, 6-) 2015/23 Esas, 7-) 2015/206 Esas, 8-) 2015/469 Esas, 9-) 2015/503 Esas, 10-) 2015/667 Esas, 11-) 2015/1200 Esas, 12-) 2015/1210 Esas, 13-) 2015/1211 Esas, 14-) 2015/1444 Esas, 15-) 2016/898 Esas, 16-) 2016/1009 Esas, 17-) 2016/1454 Esas, 18-) 2018/144 Esas, 19-) 2018/386 Esas) dolayısıyla, Yargıtay İhtisas Dairesi tarafından da, konşimentolardaki yetki tahkim kayıtları açısından TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi hâli hazırda kabul gören ve uygulanan bir yoldur.
Ayrıca, Konişmentoda m. 24'de yer alan yetki kaydı incelendiğinde "Uygulanacak hukuk ve yetki anlaşması / Aksi burada kararlaştırılmadıkça, taşıyan ile taşıtan arasında iş bu taşıma senedi sözleşmesinden doğan herhangi bir dava, talep, uyuşmazlık veya yargılama Alman Hukukuna tabi olacak ve Hamburg Mahkemelerinde görülecek. Taşıyanın, tacirin ticari ikametinde dava açmasıda mümkündür." bu kaydın her iki taraf için belirli bir mahkemeyi yetkili kılmadığı, taraflardan birinin menfaatlerinin üstün tutulduğu ve karşılıklı dengenin bulunmadığı bir mahkeme seçimi yapıldığı görülmektedir. Uluslararası Usul Hukuku açısından bu tür yetki kayıtları “Asimetrik Yetki Kaydı” olarak anılmaktadır. Bu tür kayıtların mahkemenin taşıyan açısından belirli olmaması sebebiyle geçerli olarak kabul edilmemektedir. Ayrıca bu durum, genel işlem şartı denetimi dışında ortaya çıkmaktadır. Mahkemeye sunulan asimetrik yetki kaydının geçersizliği için genel işlem şartı denetimine başvurmaya dahi gerek yoktur.
Sonuç olarak MÖHUK m. 6 gereğince uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince somut olayda yetki itirazına dayanak yapılan konşimento kaydının geçerli olmadığından bu yöndeki yetki ilk itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı ...’a İzafeten davalı .... AŞ nin aktif husumet yönünden yapılan itirazının değerlendirilmesiyle; Davalı tarafın aktif husumet itirazı değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalı (Nakliyat Emtia Sigortası Abonman sözleşmesi) kapsamında sigortalı ....Şti emtianın taşınması konusunda sigorta yaptığı ve sigorta ettiği, taşımanın konteynırlarda CİF teslim şeklinin üzerinden limon emtiası için kararlaştırıldığı, sigortalı ... Şti'ne 31.10.2019 tarihinde sigortacının 6.629,42 Euro ödediği, (ibranamede bu miktarın yer aldığı) ancak ödemenin menfaat sahibi olan alıcı firma .... Şti'ne yapılması gerektiği, alıcı ... Şti'nin ise 22.07.2019 tarihli sigorta şirketine gönderdiği yazılı belgede sigorta poliçesinden doğacak hasara ilişkin ödemenin .... Şti'ne yapılmasını kabul ettiği ve alacaklarını .... A.Ş'ye devir ve temlik ettiklerine ilişkin beyanda bulunduğu, bu kapsamda artık gerek hak sahibi olan ... ve gerekse kendisine ödeme yapılan sigortalı olarak poliçede yer alan.... Şti'nin 23.07.2019 tarihli ibranamesinde alacaklarını ... A.Ş ye temlik ettiklerine ilişkin beyanları gözetilerek davalı tarafın aktif taraf sıfatının / husumet sıfatının gerçekleşmediğinden aktif husumet itirazı kabul edilmemiş ve bu itiraz reddedilmiştir.
Tarafların diğer itirazlarının ise esasa ilişkin olması nedeniyle taşımaya konu olan HLXU6751... nolu konteynırın taşıma esnasında iç ısısını gösterir data loggerın bulunduğu kayıtları içeren belgelerin taşıma şirketinden istenmesiyle, taşıma konusu emtianın (limonun) taşıma sırasında yüklemeden teslim yerine kadar ısısının değişip değişmediği bu değişmenin limon emtiasını etkileyip etkilemediği, meydana gelen bir bozulma varsa bu bozulmanın sebebi diğer hususlar değerlendirilerek bilirkişi Gıda Mühendisi ...., Kaptan .... ve Teknik Bilirkişi... .'den 11.08.2021 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; dava konusu emtianın davalılardan ... tarafından düzenlenen HLCUIZ1181046082 numaralı ve 04.11.2018 tarihli konşimento ile Mersin’den Montreal limanına limon emtiasının taşınmasını fiilen yüklendiği, 21 palet limon emtiasının taşıma işleri komisyoncusunun davalı ... Şti. olduğu, davalı ...Şti.’nin TTK m. 926 kapsamında akdi taşıyan ....’un düzenlediği deniz taşıma senedi ile taşımanın limandan limana bir taşıma olarak ifa edildiği, emtianın taşıma süresince +8 C derece bulundurulması gerektiği, konteynerlerin davalı ... tarafından temin edildiği, ancak eşyanın taşınması sırasında meydana gelen zararın yüke elverişsiz olarak taşınmasında ortaya çıktığı, soğuk hava zincirin kırıldığı, taşıyanın üst sorumluluk sınırının 137.097,63 TL olarak hesaplandığının dava değeri olan, 62.484 TL’den fazla olması nedeniyle bu miktarın talep edilebileceği belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davalının itirazları dikkate alınarak bilirkişi heyetinden ....., çıkarılarak bilirkişi Gıda Mühendisi ... . . ile istif uzmanı .... eklenerek 11.05.2022 tarihli ek rapor alınmıştır. Bu raporda; tarafların itirazları değerlendirilerek yapılan incelemede Mersin’den Montreal limanına kadar yapılan taşımada 1 nolu davalı ....’un sorumluluğunun devam ettiği, limon emtiasının yükleme, depolama şartlarının ne olduğu, yükün yüklenmeden önce +6 C dereceye düşürülüp düşürülmediği, ısı ve nemin sabit kalması için hava silkilasyonuna izin verecek şekilde tekniğe uygun olarak konteynerin yerleştirip yerleştirilmediği, incelendiğinde 21 palet emtianın 47 günlük taşıma süresi boyunca +8 C derecede olduğu, ancak bu ısının +6 C derece olarak kararlaştırıldığı 2 C derece fazla ısı ile taşımanın yapıldığı, yetersiz soğutma nedeni ile emtiada küflenme ve bozulma bulunduğu, TTK m. 1185/2f’ya göre davalılar lehine, bir sorumsuzluk karinesinin doğup doğmadığı incelendiğinde, davalı....un temin ettiği konteyner içerisinde yapılan taşımada ısı derecesindeki +2 C derece farkın zararın meydana getirdiği belirlenmiş olmakla, konşimento üzerinde bulunan hiçbir sorumsuzluk kaydının davalı taşıyanı sorumluluktan kurtaramadığı ve dolayısıyla yükleme öncesi ve boşaltma sonrası yükümlülükler için dahil bu klozun geçerliliğin ileri sürülemeyeceğini, yükün reefer / soğutuculu konteynere 18.10.2018 tarihinde davalının kendi tesisinde konteynere yüklendiği ve 04.11.2018 tarihinde 17 gün limanda bekletildikten sonra gemiye yüklendiği, 04.12.2018 tarihinde Montreal limanına vardığı, 47 gün emtianın konteynerde kaldığı, +6 C’de taşınması gerekirken +8 C’de taşındığı ve tüm taşıma boyunca böyle kaldığı, ......’un soğutucu derecesini kontrol etmediği, emtianın hasarına yol açtığı, hasar bildiriminde bulunulmamış olmasının davalılar lehine bir sorumsuzluk karinesi doğurmadığını, eksper raporu ve Gıda Mühendisi’nin tespitlerinde açıklandığı üzere davalının sorumluluğun doğduğu, TTK m. 1185/4f uyarınca taşıyanın sorumsuzluk karinesinin aksinin ispatlanabileceği, somut olayda da bu karinenin aksinin ispatlandığı, belirtilerek yapılan hesaplamaya göre zarar miktarının taşıyanın sorumluluk sınırı altında kaldığı belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davalılar.... Şti. ve ...' a izafeten ... AŞ. vekilleri ayrı ayrı itirazda bulunarak taşımanın FCL / FCL klozu ile yapıldığı ve emtianın müvekkilleri tarafından doldurulmadığı, ısının sabit tutulduğu, ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu ancak taşıyanın sorumluluğu ispatlanamadığı, istif hatasının bulunduğu belirtilerek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını aksi halde ek rapor alınmasını talep etmişlerdir.
Mahkememizce tarafların itirazları değerlendirilerek bilirkişilerden 2. Ek rapor alınmıştır.
Bilirkişilerden alınan 25.05.2022 tarihli 2. Ek raporda bu itirazlar değerlendirilmiş her iki davalının itirazlarına göre istif hatasının bulunup bulunmadığı incelendiğinde, yükün istif hatasından değil eksik soğutmadan zarar gördüğünün belirlendiği, ısı konusunda konteynerin yetersiz kaldığı, yine TTK m. 1185’e göre hasar ihbarının yapılmadığı, itirazı da incelenmiş, mevcut zarar nedeni ile TTK m. 1185/4f göre taşıyan lehine doğan sorumsuzluk karinesinin mevcut incelemelere göre aksinin ispat edildiği, bu nedenle TTK m. 1185’e göre taşıyan lehine doğan sorumsuzluk karinesinin ortadan kalktığı, belirtilerek eski raporlarını tekrar etmişlerdir.
Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre;
Davalılar .... ve .... Şti. dava konusu olan limon yükünün Mersin’den Montreal’e taşınması için dava dışı sigortalı ... .. Şti. ile akdi ve fiili taşıyan olarak anlaşma yaptığı, sigortalının yükünü taşımayı taahhüt eden .... Şti.'nin akdi taşıyan olduğu, .... Şti.'nin TTK m. 926’ya göre navlun faturası düzenlemesi nedeniyle taşımadan sorumlu olduğu, yine ...’un da fiili taşıyan olarak yükün taşınmasını üzerine alındığı, 21 palet limon yükünün deniz yük senedini düzenleyen ....’un .... gemisi ile 04.11.2018 tarihinde Mersin’den Montreal’e taşındığı, yükün fiili taşıyan tarafından temin edilen konteynere yüklendiği, gerek ekspertiz raporu gerek mahkememizce alınan asıl / kök ve ek / 2. Ek raporlarında farklı gıda mühendislerinden alınan raporlara göre taşıyanın temin ettiği konteynerin limon emtiasını 47 gün boyunca koruyacak nitelikte soğutma sağlamadığı, emtianın +8 C’de taşınması sebebi ile (taraflar arasındaki düzenlemede +6 C olması gerektiği kararlaştırıldığı halde) zararın meydana geldiği belirlenmiştir.
Her ne kadar davalılar tarafından TTK m. 1184 ve 1185’e uygun olarak tespit yaptırılmadığı ve hasarın ihbar edilmediği ve bu nedenle taşıyan lehine TTK m. 1185/4f yer alan sorumsuzluk karinesinin doğduğu iddia edilmiş ise de yapılan bilirkişi incelemelerinde belirlendiği üzere hasarın çok açık bir şekilde taşınması sırasındaki derece farkından doğduğu, 5-7 C’de taşınması gereken yükün +8 C’de taşınması nedeniyle ve taşımanın süresi de uzun olması sebebi ile bu zararın doğduğu anlaşılmış olmakla, taşıyanlar lehine doğduğu iddia olunan sorumsuzluk karinesinin ileri sürülmesi mümkün olmadığı, tespit edilmiştir.
Bu nedenle bilirkişilerin raporlarında belirlediği üzere zararlarda davalıların sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
Taşımaya konu limon emtiasının +6° C Derecede soğutmalı konteynırda taşınması konusunda anlaşma yapıldığı, ancak 18.07.2019 tarihinde alınan ekspertiz incelemesinde ve bilirkişi raporlarında taşımanın +8° arasında yapıldığı, kutularda ki ürünün belli oranlarda çürüdüğü ve küflendiği, çürükten etkilenen %23 lük kısım için 588.023,00 USD sovtaj bedeli uygulandığı (514,13 Euro), toplam hasarın 10.202,55 Euro olup, sovtaj bedeli olan 514,13 EURO nun mahsup edilmesiyle hasarın 9.688,42 Euro olduğu, bu hasardan muafiyet tenzili olan 3.059,00 Euro'nun mahsup edilmesiyle gerçek zararın 6.629,42 Euro'nun tespit edildiği ve bu miktarın hak sahiplerine ödendiği,belirlenmiştir.
Zararın TTK m. 1186’da yer alan sınırlamanın altında kalıp kalmadığı konusunda yapılan incelemede kilogram başına yapılan hesaba göre 2.783 kg hasarlı ve çürükten etkilenmiş 5.882,25 kg toplamı 8.665 kg hasarlı limon emtiası bulunduğu, belirlenmekle hasarlı emtia x 2 ÖÇH = 17.330 ÖÇH ile yine Ünite başına yapılacak hesaba göre 27.300 kg x 21 palet ve 7 paletin hasarlı olması nedeniyle 7 x 666,67 ÖÇH = 4.666 ÖÇH sınır miktarını oluşturduğu, 1 ÖÇH’nin değerinin hükme yakın tarih itibari ile 23,7338 TL olup, bu değerlerden 17.330 ÖÇH daha fazla olduğundan bu değer dikkate alındığında 17.330 (ÖÇH) x 23,7338 TL= 411.306,75 TL değerin 6.629,42 Euro’dan fazla olduğu..." gerekçesi ile, davacının davasının KABULÜ ile; davacı .... A.Ş' nin davalı .... İzafeten ... .AŞ ile davalı .. .. Şti aleyhine ve İzmir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2019/14276 Esas sayılı dosyası ile yaptığı takibe itirazının iptali ile, takibin 6.629,42 EURO üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca EURO cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalılardan tahsiline, alacak likit olup itiraz haksız olmakla 6.629,42 EURO takip tarihi itibariyle karşılığı olan 42.417,02.TL'nin %20 icra inkar tazminat tutarı olan 8.483,40.TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ödemelerin icra müdürlüğünce nazara alınmasına, tahsilden tekerrür edilmemesine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı ...'a izafeten ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşımaya konu konşimentonun 24. maddesine göre yargılamanın Alman Hukuku'na tabi olacağı ve Hamburg Mahkemeleri'nde görüleceğini buna göre mahkemenin yetkili olmadığını, öncelikle davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı sigortalısının ticari faturadan CIF teslim şeklinin belirlendiğini, CIF teslim şekline göre yükten doğabilecek risklerin malın gemiye yüklenmesinden itibaren alıcıya geçmesinden dolayı malın gemiye yüklenmesi anından itibaren malda meydana gelebilecek hasarlardan davacının sigortalısı olan satıcının değil dava dışı alıcının sorumlu olacağını bu durumda taşıyanın dava dışı alıcıya karşı sorumluluğunun devam etmekte olduğunu, satış sözleşmesinde yer alan "CIF" kaydının her ne kadar taşıma sözleşmesi taraflarını bağlamamakta ise de, eşyadan doğan riskin satıcı ile alıcı arasındaki ilişkiye göre yer değiştirmesi söz konusu olduğundan CIF kaydının satış sözleşmesi taraflarını riskin yer değiştirmesi yönünden bağlayacağını, davaya konu olayda eşyadan doğan risk CIF kaydına göre gemiye yüklendikten itibaren alıcı dava dışı "...." firmasına geçtiğini, davacının, sigortalısı.... firmasına yaptığı ödemeye istinaden müvekkili taşıyandan talepte bulunduğunu ancak sigortalı satıcı hak sahibi olmadığından davacı tarafından satıcıya yapılan ödemeden dolayı davacıya halefiyet hakkı kazandırmadığını, sigortalı satıcının sigortalanabilir bir menfaati bulunmadığından davacı alacağın temliki suretiyle dahi taraf sıfatını kazanamayacağından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, sigorta poliçesi ile davaya konu taşımaya ait bilgilerin uyuşmadığını, nakliyat abonman sözleşmesinin sözleşmesinin yargılama boyunca sunulmadığını, davacının poliçe olmaksızın sigortalısına ödeme yaptığını, davaya konu taşımaya ilişkin geçerli bir sigorta poliçesi bulunmadığını, davacının yapmış olduğu ödemenin hatır ödemesi niteliğinde olup hatır ödemesinin davacıya halefiyet kazandırmadığını, davacının usulüne uygun süresi içinde hasar ihbarında bulunmadığından davada ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacının dayandığı ekspertiz raporunun ispata elverişli olmadığını, taşıyanın bütün sorumluluklarını yerine getirdiğini müvekkili taşıyanın yükümlüğünün konteyneri istenen +6 C. derecede yükletene teslim etmekle sona erdiğini, yükletenin kusurlu ve hatalı olarak usulüne uygun yükleme yapmadığını ve bu hatadan dolayı oluşacak hasardan da müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının konteyner içi sıcaklığı yükseltmeyecek şekilde limon emtiasına uygun şekilde istif, ambalajlama ile ön soğutma yaptığını ispat edemediğini, emtiaya ait fotoğraflardan açıkça görüleceği üzere limonların koli içlerinde kağıt ambalajsız birbirine temaslı şekilde yerleştirildiğini bu hususun mahkemece hiç değerlendirilmediğini, mahkemece ispat yükünün davalı üzerine yüklenmesinin hatalı olduğunu, ayrıca hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla taşıyanın, taşıma şartlarının 8.3. maddesine göre, set derecesinin artı (+) eksi(-) 2,5 C derece aralığındaki değişimlerden sorumlu olmadığını, taşıyanın sorumlu tutulabilmesi için davacının taşıma ısısı ile eşyadaki bozulma arasındaki illiyet bağını da ispatlaması gerektiğini, hem davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunda hem de bilirkişi raporunda, hasarın taşımanın hangi aşamasında ve nasıl meydana geldiğine ilişkin hiçbir tespitin bulunmadığını, davanın esastan da reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, cevap dilekçesinin kabul edilmemesinin hukuki dinlenilme hakkına halel getirdiğini, usulüne uygun survey ve hasar ihbarının yapılmadığını, hasarın sigortalının hatasından ileri geldiğini, mühürlü bir şekilde yükleten tarafından istiflenen ve konteynerlenen, arada palet olmamasına rağmen 7 kattan çok daha fazla şekilde istif yapılan, arasına hava giremeyecek şekilde üst üste konan, üstelik hava sirkülasyonunu engelleyecek şekilde yine yükleten tarafından streçlenen kolilerde, sıcaklığın yükletenin kusurundan kaynaklandığı kanaati bir yana dursun, kusurunu n irdelenmediğini, FCL konteyner taşımacılığında taşıyanın konteynerin içinde hangi emtianın bulunduğunu ve nasıl yüklenip istiflendiğini bilmesinin mümkün olmadığını, bu taşımacılıkta konteynerlerin yükleten tarafından doldurulmakta ve emtianın yükleten tarafından istiflenmekte olduğunu, istiflenen emtianın yine yükleten tarafından mühürlendiğini, taşıyıcının mühürlü bir konteyneri almakta olduğunu, yükletenin konteyneri boş aldığını ve emtiaları yükletenin istiflediğini ve yükleyip, mühürlediğini, limana kadar ön taşıma yaptığını, emtianın da limanda yüklenmek için beklediğini, sorumsuzluk klozunun kanun ve hukuka uygun olduğunu ve taşıyanın yalnızca limandan limana olan taşımadan sorumlu olacağını, emtianın nasıl yüklendiğinin, yükletenin de ön soğutma yaptırıp yaptırmadığının, zararın yükletenin kusurundan dolayı meydana gelip gelmediğinin, kargonun tesliminden 8 gün sonra tek taraflı olarak rapor alınana kadar dahi bu kusurun meydana gelip gelmediğinin belirsizliği söz konusu iken, varsayım üzerine taşıyan müvekkilini sorumlu tutmanın hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, deniz yolu ile taşımadan kaynaklı olarak sigortalı emtianın hasar görmesinden dolayı rücuen tazmini için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmalıdır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2022 tarih ve 2020/610 Esas 2022/860 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı ...'a izafeten ... A.Ş. vekili ile davalı .... Şti. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 2.897,50.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 725,00.TL harcın mahsubu ile bakiye 2.172,50.TL harcındavalı ...'a izafeten ... A.Ş.'nden alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 2.897,50.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 734,38.TL harcın mahsubu ile bakiye 2.163,12.TL harcın davalı .... Şti.'nden alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf başvurusu sırasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 18/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.