Kamu kurumunda hizmet tespiti davasında bozma sonrası fiili çalışma olgusunun somut ve inandırıcı delillerle araştırılarak sigortalılığın kabulü.
Özet: Yüksek Mahkeme, belediye nezdinde hizmet tespiti davasında, resmi kayıtların yetersiz kaldığı durumlarda dahi somut, inandırıcı tanık beyanları ve diğer destekleyici delillerle fiili çalışmanın ispatlanabileceği ilkesini vurgulayarak, kamu düzenini ilgilendiren bu tür davalarda mahkemenin tarafların sunduğu delillerle yetinmeyip resen araştırma yapması, işyeri faaliyeti, vergi kayıtları ve bordrolu tanık beyanlarını da değerlendirerek gerçek çalışma olgusunu belirlemesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2025/103 E., 2025/147 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, fer'i müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle, 15.08.20 06... .08.2016 tarihleri arasında müvekkilinin sürekli ve kesintisiz olarak davalı ... bünyesinde çalışmış olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPFer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; sadece dönemlik olarak çalıştığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği başlangıç tarihinin de doğru olmadığını, ilk olarak işe giriş tarihinin 12.04.2011 tarihi olduğunu, 28.12.2011 tarihinde iş yerinden ayrıldığını, bu tarihten sonra da son olarak işçinin çıktığı tarih olan 14.07.2016 tarihine kadar kesintili bir şekilde 5-29 (mevsimlik) çalıştırıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar vermiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2023 tarihli kararının süresi içinde, davacı vekili, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"... Davacının, kamu kurumu olan Belediye bünyesinde ücretsiz çalışması yasal olarak mümkün olmayıp, kamu kuruluşundaki çalışmaların resmî kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan talep edilen dönemler yönünden yapılacak iş, davalı Kurumun muhasebecisi, müdürleri, çalıştığı biriminin şef/amirleri dinlenilerek davacılar murisinin ücretini nasıl aldığını belirlemek, kamu kuruluşlarında geçen çalışmanın yazılı belge ile kanıtlanması asıl olduğundan ancak ücretin başkaca şekilde ödendiğini fiili ve somut olarak tespit etmek suretiyle gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde karar verilmelidir... " gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacı ...'in 15/08/2006 ilâ 22/07/2010, 21/12/2010 ilâ 23/12/2010, 25/05/2011 ilâ 11/07/2011, 29/12/2011 ilâ 15/01/2012, 13/07/2012 ilâ 19/01/2014, 15/07/2014 ilâ 16/03/2015, 15/09/2015 ilâ 17/01/2016, 14/07/2016 ilâ 11/08/2016 tarihleri arasında, belirtilen bu tarihler de dahil olmak üzere, hizmet akdine bağlı olarak davalı ... nezdinde tam gün ve kesintisiz biçimde sigortalı nitelikte çalıştığının tespitine dair karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriFer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddine dair karar verilmesi ve yargılama giderlerinin buna göre hesaplanmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.1.Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalı, çalışmanın geçtiği iddia edilen iş yerine dair düzenlenmiş Kurum müfettiş raporu ve dayanak belgeler varsa dosya içerisine getirtilmeli, yine çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerinden bildirimi bulunup iptal edilmeyen bordrolu tanıkların yeteri kadarının beyanlarına başvurulmalı, ilgili işyerinin hangi tarihten itibaren faal olduğu ile çalışma ruhsatı alıp almadığı araştırılmalı, işyeri işvereninin vergi kayıtları irdelenerek çalışan sayısı tespit edilmeye çalışılmalı, komşu işyeri bodro tanıkları ve işverenleri tespit edilerek beyanlarına başvurulmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.2.İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece bozmaya uyulmuş olmakla hatalı değerlendirme sonucu, bozma sonrası verilen karar yerinde değildir. Eldeki davada, önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere davalı iş veren kamu kurumu niteliğinde olmakla kamu kurumlarında geçen çalışmaların ücret ödemelerinin kayıt altına alınması yasal zorunlulu olup davalı tarafından dava konusu döneme ilişkin çalışmalarla ilgili ücret bordroları gönderilmiş bu ödemelerin de banka aracılığı ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılması gereken, bu kayıtlar esas alınarak ücret ödendiği, çalıştırıldığı halde Kuruma bildirilmeyen süreler saptanarak sigortalılığın tespitine dair karar vermektir. Bu kapsamda genelleme yapılmak suretiyle, resmi belgelere aykırı olarak kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.