Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle koruma tedbirleri tazminatı davasında, maddi ve manevi tazminat miktarları ile Cumhuriyet savcısının temyiz yetkisine ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Bu hukuki metin, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasının seyrini incelemektedir; ilk derece mahkemesinin sınırlı maddi ve manevi tazminat kararı, istinaf mahkemesince maddi tazminatın reddedilip manevi tazminatın cüzi bir miktar artırılmasıyla düzeltilirken, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının temyiz talebi, kişisel haklara ilişkin davalarda temyiz yetkisinin bulunmaması nedeniyle reddedilmiş, davacı vekilinin maddi tazminatın reddi ile hükmedilen manevi tazminatın yetersizliğine ilişkin temyiz itirazları ise Yargıtay tarafından değerlendirilmeye alınmış ve manevi tazminatın objektif bir ölçütü olmamakla birlikte davacı lehine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
12. Ceza Dairesi         2022/8474 E.  ,  2026/4422 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/249 E., 2022/454 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.12.1977 tarih, 393/435 sayı ve 23.03.1992 tarih, 3/68-91 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, kişisel hakka ilişkin taleplerle ilgili olarak temyiz hak ve yetkisi bulunmayan Cumhuriyet savcısının belirlenen tazminat miktarına yönelik temyiz isteminde bulunulduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 564,20 TL maddi tazminatın ve 300,00 TL manevi tazminatın 23.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi tazminata ilişkin kısmın çıkarılarak maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat miktarının 1.500,00 TL olarak değiştirilerek istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminatın reddi kararının hukuka aykırı olduüuna, hükmedilen manevi tazminatın davacının yaşadığı manevi zararı karşılamaktan çok uzak olduğuna ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri; ilk derece mahkemesince tesis edilen hükümlerin kaldırılmasına karar verilmeden maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat miktarının değiştirilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/124 Esas- 2021/4 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 23.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 26.08.2016 tarihinde tutuklandığı, 05.09.2016 tarihinde tahliye edildiği, 23.08.2016-05.09.2016 tarihleri arasında 13 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.01.2021 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve tutuklamanın mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat miktarının değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden;
Her ne kadar 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrasında, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerine ilişkin kararlara karşı, Cumhuriyet savcısının kanun yoluna müracaat edebileceği belirtilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.12.1977 tarih, 393/435 sayı ve 23.03.1992 tarih, 3/68-91 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, kişisel hakka ilişkin taleplerle ilgili olarak Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde bulunamayacağı; bu kapsamda koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında, Cumhuriyet savcısının belirlenen tazminat miktarına yönelik olarak temyiz hak ve yetkisinin bulunmaması nedeniyle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanunun 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2026 tarihinde karar verildi.