Silahlı terör örgütü üyeliğinden kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan davacının makul sürede tamamlanan hukuka uygun gözaltı ve tutukluluk tedbirleri nedeniyle açtığı tazminat davasının reddedilerek hükmün Yargıtayca onanması.
Özet: Terör örgütü üyeliğinden mahkumiyeti kesinleşen davacının, haksız gözaltı, tutukluluk ve makul sürede yargılanmama iddialarıyla talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerince koruma tedbirlerinin hukuka uygun olduğu, yargılama sürecinin makul olduğu ve davacının beraat etmeyip cezasının kesinleştiği gerekçeleriyle talebin reddine karar verilmiş, Yargıtay da yapılan temyiz incelemesi sonucunda tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek bu red kararını onamıştır.
12. Ceza Dairesi         2022/8264 E.  ,  2026/4405 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/889 E., 2022/1237 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vasisi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının 5271 sayılı CMK'nın 141/1 maddesi nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vasisinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vasisinin temyiz sebepleri; tazminat davası için gerekli yasal koşulların oluştuğuna ve davanın kabulüne, davacının ... haklarının ihlal edildiğine, tutuklama kararının hukuka aykırı olduğuna ve adli yardım talebinin kabulüne, vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine ve talep edilen tazminat miktarlarına hükmedilmesine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Manisa 3. Ağır ceza Mahkemesinin 2017/12 Esas- 2018/45 Karar sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 10.08.2016-17.02.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacı hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezası verildiği ve davacının 18.06.2017 tarihinde yeniden tutuklandığı, kararın temyizde onanarak 16.10.2019 tarihinde kesinleştiği, davacının üç günlük gözaltı süreci sonrasında kanuni süre içerisinde hakim huzuruna çıkarılmış olması, akabinde silahlı terör örgütüne üyelik suçlamasına konu soruşturmanın yaklaşık olarak dokuz ay gibi bir sürede tamamlandığı, dosyanın, mahiyeti adliyelerin iş yükü nazara alındığında makul bir süre içerisinde tamamlanarak kamu davasının açılmış olması, mahkemece iddianamenin kabul kararından yaklaşık bir ay sonra ilk duruşmanın yapılmış olması, ikinci celsede sanığın sorgu ve delillerinin toplanmış olması, akabinde üç celse daha yapılarak davacı hakkında cezalandırılmasına dair karar verilmiş olması hususları kül halinde nazara alındığında, yargılamanın yaklaşık olarak 6-7 ay gibi bir sürede tamamlandığı bu suretle davacının makul süre içerisinde hakim huzuruna çıkarılmadığı, makul süre içerisinde yargılamasının yapılmadığı bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığı şeklindeki tespitlerinin mesnetsiz olduğu, tüm ayrıntıları ile izah edilen gerek soruşturma gerekse kovuşturma sürecinin makul yargılama hususunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve T.C. Anayasa'sının belirlemiş olduğu ölçütler ile Anayasa Mahkemesi ve AİHM'in ölçü ve kriterlerine uygun olduğu, öte yandan davacı hakkında yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verilmediği ve hakkında hükmolunan cezanın ise kesinleştiği anlaşıldığından davacı hakkında tatbik edilen gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuka uygun olduğu ve haksız uygulama niteliğini haiz olmadığı mahkememizce sabit görüldüğünden anılan gerekçeler ile tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararında davacı vasisinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2026 tarihinde karar verildi.