Hırsızlık, konut dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık temyizinin usulden reddi ile müdafiinin hırsızlık suçundan temyizinin esastan reddi sonucu bölge adliye mahkemesi kararının onanması kararı.
Özet: Sanığın konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından aldığı cezaların yasal sınırlar gereği temyiz edilemez oluşu ile hırsızlık suçuna yönelik gerekçesiz temyiz başvurusu usulden reddedilirken; sanık müdafiinin hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin yetersiz delil ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlali iddialarına dayalı temyiz incelemesinde, ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ve bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilerek, müdafiinin temyiz istemi de esastan reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/5325 E.  ,  2026/7195 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/3413 E., 2020/2651 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanığın hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanığın, hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2019/3413 Esas, 2020/2651 Karar sayılı kararına karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde gerekçeli temyiz sebeplerini bildirir dilekçe sunmaması halinde temyiz isteminin reddedileceği ihtarını içerir şekilde 20.01.2026 tarihinde gerekçeli kararın kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak sanığın 22.01.2026 tarihinde temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
III- Sanık müdafiinin, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, mahkûmiyet için yeterli ve somut delil bulunmadığı hâlde şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı şekilde mahkûmiyet hükmü verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 68. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.