Tek eylemde birden fazla polis memuruna hakaret suçunda, her mağdura ayrı ayrı ceza verilmesi yerine TCK 43/2 uyarınca fikri içtima hükmünün uygulanması gereğiyle istinaf reddinin Yargıtayca bozulması.
Özet: Sanığın, rapor için hastaneye götürülürken iki polis memuruna yönelik gerçekleştirdiği hakaret eylemlerinin, tek bir iradi karara dayalı ve aralarında yer-zaman bağlantısı bulunan bütünsel bir fiil olarak değerlendirilmesi gerektiği; bu nedenle Türk Ceza Kanununun 43/2. maddesi uyarınca aynı neviden fikri içtima hükümleri uygulanarak her bir mağdur için ayrı ayrı ceza verilmek yerine tek hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/544 E., 2024/822 K.SUÇ: HakaretHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Malatya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan iki kez mahkumiyet kararı verilmiştir.2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz isteği, kendisine ... döneminde maske takmaması nedeniyle ceza yazan katılanlara yönelik bir eylemi olmadığına, suç işleme kastı olmadığına, hakaret suçunu işlemediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇETüm dosya kapsamı, katılan ...'nin aşamalarda iddiasını tekrarlaması, katılan ...'ın gıyabında gerçekleşen hakaret eylemini ise katılan ... ve tanık olan polis memurları ... ve ...'ın doğrulaması ile olay tutanağı karşısında, sanığın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.Ancak;Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 esas, 2013/297 karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere TCK'nun 43/2. maddesi; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın kanunun 43/1. maddesine göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretim mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın rapor aldırılmak için hastaneye götürüldüğü sırada araç içerisinde polis memuru katılan ...'ın gıyabında ancak 3 tanığın huzurunda katılana hakaret etmesi üzerine kendisini uyaran polis memuru katılan ...'ye de hakarette bulunması biçiminde iddianamede anlatılan ve mahkemece kabul edilen eylemlerinin bir bütün anlamda hukuki olarak tek bir suçu oluşturması nedeniyle, sanık hakkında hakaret suçundan tek hüküm kurulup, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekirken, her bir katılan için ayrı ayrı ceza verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6.. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.04.2026 tarihinde karar verildi.