Öz kızını darp ederek ölümüne neden olan sanık hakkında, alt mahkemelerin suç vasfı ve ceza tayinindeki hukuki hatalar nedeniyle temyiz taleplerinin kabulü.
Özet: Bir annenin iki-üç yaşındaki kızını tuvalet alışkanlığı kazandırmaya çalışırken darp etmesi ve çocuğun kafasını çarpıp sonrasında vefat etmesiyle ilgili olayda, sanığın eyleminde öldürme kastının bulunmadığı, olayın kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğu kanaatiyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince verilen kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçundan mahkûmiyet kararında suç vasfında yanılgıya düşüldüğü ve temel ceza belirlenmesinde hukuka aykırılık yapıldığı gerekçesiyle temyiz başvurularının yerinde görüldüğü belirtilmiştir.
1. Ceza Dairesi         2024/6571 E.  ,  2026/3508 K.
"İçtihat Metni"

T U T U K L U

T A H L İ Y E T A L E P L İ
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/451 E., 2024/1139 K.
SUÇ : Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2023 tarihli ve 2023/220 Esas, 2023/359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 83/2-a-b delaletiyle aynı Kanun'un 83/3, 53/1. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.06.2024 tarihli ve 2024/451 Esas, 2024/1139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlemediğine, suç vasfının kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçu olarak belirlenmesi gerektiğine ve sanık lehine takdîri indirim ile diğer lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın tuvalet alışkanlığı kazandırmaya çalıştığı 2-3 yaşlarındaki maktul kızını, 03.02.2023 günü büyük tuvaletini halının üzerine yapmasına kızarak eliyle darp ettiği, vurmanın etkisiyle maktulün sendeleyerek kafasını duvara çarptığı ve bayıldığı, sanığın maktulü uyandırmaya çalıştığı, maktulün ayılır gibi olduğu ve daha sonra sanığın maktulü yatağına yatırdığı, maktulün sabaha kadar yatağında yattığı, sabah ise maktulün hareket etmediğini gören sanığın, eşi olan katılan ...'a haber verdiği, ...un da annesi ...ye maktulün durumunu haber verdiği, tanık ...nin maktulü alarak evden çıkardığı ve komşularından yardım istediği, komşuların maktulü ... Üniversitesi Hastanesine götürdükleri, maktulün hastaneye götürüldüğü anda nefes alıp vermediğinin tespit edilmesi üzerine yapılan müdahalenin ardından hayata döndürüldüğü, maktulün tedavisi devam ederken genel beden travmasına bağlı kafa içi kanama, beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu 08.02.2023 tarihinde hastanede vefat ettiği anlaşılan olayda;
1.Sanığın maktul olan öz kızını eliyle darp etmesi, maktulü öldürmesi için bir sebebinin bulunmaması, olayın bir anlık öfke ile işlenmesi, sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yaralanmanın niteliği, sanığın ilk aşamada maktulün bayıldığını düşünerek ayıltmaya çalışması ve akabinde uyutması, sabah saatlerinde ise maktulün uyanmaması üzerine hastaneye götürülmesini sağlaması ve 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun rapor içeriği dikkate alındığında, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı anlaşıldığı halde, beden bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan çocuğuna karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 87/4-2. cümleuyarınca cezalandırılması yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek 5237 sayılı Kanun'un 83/2-a-b delaletiyle aynı Kanun'un 83/3. maddesiuyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
2.Kabul ve uygulamaya göre de; Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçundan hüküm kurulurken, öncelikle temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d-e maddesi uyarınca belirlenmesi, ardından 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 83/2-a-b maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 83/3. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 83/2-a-b maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 83/3. maddesi ile uygulama yapılması, Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (1) ve (2) numaralı paragraflarında açıklandığı üzere suç vasfında yanılgıya düşülmesi ve kabul ve uygulamaya göre de temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d-e maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.06.2024 tarihli ve 2024/451 Esas, 2024/1139 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma içeriği ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2026 tarihinde karar verildi.