Hakaret suçunda tek bir fiille birden fazla mağdura karşı işlenen eylemlerde zincirleme suç yerine ayrı hüküm kurulması Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozma sebebi sayılmıştır.
Özet: Yargıtay, sanığın iki polis memuruna yönelik hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararı üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun düzeltilerek reddedilmesini bozmuştur; zira sanığın eylemlerinin hukuki anlamda tek bir fiil olarak değerlendirilip TCK 43/2 maddesi uyarınca aynı neviden fikri içtima kuralının uygulanması gerekirken ayrı ayrı hüküm kurulması, temel cezanın belirlenmesinde TCK 125-3-a maddesinin gözetilmemesi ve adli para cezasının ödenmemesi halinde kamuya yararlı işte çalışma alternatifinin dikkate alınmadan doğrudan hapse çevirme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/586 E., 2024/726 K.SUÇ: HakaretHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan iki kez mahkumiyet kararı verilmiştir.2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz isteği, olay günü aşırı alkollü olduğuna ancak polislere zorluk çıkarmadığına, polisler tarafından kendisine hakarette bulunulup, darp edildiğine, haksız olarak ceza aldığına, pişman olduğuna ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇETüm dosya kapsamı, kamu görevlisi olup, sanığa iftira atmalarını gerektirecek husumetleri dosyaya yansımamış bulunan katılanların aşamalarda birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı beyanlarda bulunmaları, darp ve cebir izi olmadığına dair sanığın adli muayene raporu ve olay tutanağı karşısında, sanığın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.Ancak;1.Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 esas, 2013/297 karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere TCK'nun 43/2. maddesi; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın kanunun 43/1. maddesine göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretim mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın polis merkezinde kendisine tutanak imzalatılacağı sırada önce katılan polis memuru ...'a sinkaflı sözlerle hakarette bulunduktan sonra yere tükürdüğü ve katılanların her ikisine de hakarette bulunduğu biçiminde iddianamede anlatılan ve mahkemece kabul edilen eylemlerinin bir bütün anlamda hukuki olarak tek bir suçu oluşturması nedeniyle, sanık hakkında hakaret suçundan tek hüküm kurulup, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekirken, her bir katılan için ayrı ayrı ceza verilmesi,2.Temel ceza belirlenirken doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 125-3-a maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,3.5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca, adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebilecek olması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi,Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.04.2026 tarihinde karar verildi.