Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazasında ölenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talepleri ve müterafik kusur değerlendirmesi üzerine verdiği istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 15.02.2023 tarihli trafik kazasında kızlarını kaybeden davacıların, davalı sigorta şirketlerinden destekten yoksun kalma tazminatı talebini konu almakta olup; ilk derece mahkemesi, sigortalı araç sürücülerini %30 ve %70 kusurlu bulurken, vefat edenin emniyet kemeri takmadığı gerekçesiyle %20 müterafik kusurlu olduğuna karar vererek davacılara faiziyle birlikte toplam 1.157.603,93 TL maddi tazminat hükmetmiş ve taraflar, özellikle müterafik kusur indirimi ile aktüeryal hesaplamalar konularında karara itiraz ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/307 - 2026/1202
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/307
KARAR NO : 2026/1202
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10.12.2024
NUMARASI : 2023/461 Esas 2024/886 Karar
DAVACILAR : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1 -
VEKİLİ : Av.
: 2 -
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 26.06.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 07.07.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı... vekili ve ... ... Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 15.02.2023 tarihinde, davalı...Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve yarı römork ile, davalı...Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dış... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların kızı ...ün vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davadan önce davalı sigorta şirketlerine yaptıkları başvuruların 28.03.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalılar tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek HMK'nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak davacı baba ... için 10.000,00 TL, anne ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 08.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesini istemiş, yargılama sırasında taleplerini, davacı baba ... için 430.640,94 TL, davacı anne ... için 1.016.363,97 TL olarak artırmıştır.
Davalı...Anonim Şirketi vekili, kazada araçta yolcu olarak bulunan müteveffanın kaza anında emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmeleri için müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını ispat etmeleri gerektiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüdünün söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı... vekili, davadan önce davacıların davalı sigorta şirketine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesi gereğince usûlüne uygun olarak başvuruları bulunmadığından dava şartlarının yerine getirilmediğini, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmeleri için müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını ispat etmeleri gerektiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüdünün söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; kusur oranlarının tespiti için Adli Trafik uzmanı bilirkişiden alınan 08.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde, davalı...Şirketine sigortalı araç sürücüsü ...'ın %30, ... ... Şirketine sigortalı araç sürücüsü ......'ın %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kaza esnasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığından %20 oranında kusurlu olduğunun kabulünün gerekeceği, davalı sigorta şirketlerinin poliçe teminat limitlerinin ayrı ayrı 1.200.000,00 TL olduğu, aktüer bilirkişi raporuna göre, davacı baba ... için 430.640,94 TL, anne ... için 1.016.363,97 TL tazminat hesaplandığı, müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunun kabulünün gerekeceği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden 344.512,75 TL, davacı ... yönünden 813.091,18TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının 08.04.2023 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı... vekili ile...Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece müteveffanın müterafik kusurlu olduğunun kabulü ile hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapılmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalıların müterafik kusur iddialarını cevap dilekçesi ile süresinde ileri sürmeleri gerektiğini, davalı...Şirketinin cevap dilekçesinde müterafik kusurun ileri sürülmediğini, hükme esas alınan aktüer raporunda, işlemiş dönem sonu olarak 20.07.2024 olarak belirtildiğini, rapor tarihi itibariyle 31.12.2024 tarihine kadar asgari ücret belirlenebilir olduğundan işlemiş dönem sonunun 31.12.2024 olması gerektiğini, hesaplama yöntemi, kusur oranları, bakiye ömür tablosu ve gelire ilişkin verilerin hatalı belirlendiğini, mahkemece ticari faize hükmedilmesi gereken yasal faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, her bir davacı için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin de isabetsiz olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, mahkemece kusur oranı gözetilmeden tüm zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, aynı kazaya ilişkin olarak Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/471E.sayılı dosyasında sigortalı... plakalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmesine rağmen eldeki dosyada %30 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinin çelişki oluşturduğunu, hükme esas alınan aktüer raporunun da progresif rant yöntemi kullanılarak hazırlanması nedeniyle hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı...Anonim Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak yapılan hesaplamanın doğru olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 1.8 teknik faiz uygulanarak hesaplanma yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, mahkemece kusur oranı gözetilmeden tüm zarardan ve yargılama giderlerinden müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin de dava tarihi olması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK’nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davalı...Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki çekici ve yarı römork ile, davalı...Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davacıların desteği ...ün yolcu olarak bulunduğu, dava dışı ... sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacıların kızının vefat ettiğini ve desteğinden mahrum kaldıklarını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde, davalı...Şirketine sigortalı araç sürücüsü ...'ın %30, ... ... Şirketine sigortalı araç sürücüsü ......'ın %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kaza esnasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığından %20 oranında kusurlu olduğunun kabulünün gerekeceği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı... vekili ile...Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
1-6100 sayılı HMK'nın taraf ehliyetini düzenleyen 50. maddesinde, "medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu", TMK'nın 28. maddesinde de "kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayacağı ve ölümle sona ereceği" düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 28/1. maddesi gereğince, gerçek kişiler yönünden maddi hukuk bakımından hak ehliyeti ve usûl hukuku bakımından da taraf ehliyeti ölümle son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkân yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen ve mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar ise tarafın ölümü ile konusuz kalmaz, bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Dava ve taraf ehliyeti HMK’nın 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır.
UYAP kayıtlarından, davacı ...'ın 06.11.2025 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış olmakla, davacının dava ehliyetinin ve davacı vekilinin vekâlet görevinin sona ermiş olduğu gözetilerek vefat eden davacının mirasçılarının belirlenerek tebligat yapılması ve davaya devam edip etmeyecekleri belirlenerek taraf teşkilinin sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
2-6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53.maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Destekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş ve çocukları ile anne ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir.
Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır.
Somut olayda, 15.02.2023 tarihinde meydana gelen kazada vefat eden ...ün evli ve çocuksuz olduğu ancak aynı kazada eşinin vefat ettiği, ...'nin yaralandığı ve kazadan 3 gün sonra vefat ettiği anlaşılmakla ölüm tarihinde davacılar anne ve babası dışında dosya kapsamında destek alacaklısı bulunmadığı, davacı anne ...'ın 06.11.2025 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda ilgilisinden veraset ilamı temin edilerek Kanun'un 55. maddesi uyarınca öncelikle taraf teşkiline ilişkin usul hükümlerinin yerine getirilmesi, daha sonra maddi tazminat talebi yönünden davacı ...'ın ölüm tarihine kadar olan süre için tazminat miktarının mirasçıları tarafından miras payları oranında talep edebileceği nazara alınarak hesaplama yapılması gerektiğinden kararın kaldırılması gerekmiştir.
3-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hâkimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir.
Müterafik kusurun varlığı hâlinde, 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi re'sen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesi ile atıf yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliği gereğince belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında emniyet kemerinin kullanılması zorunlu zorunlu olup illiyet bağı kurulması hâlinde meydana gelen zarar nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekir.
Kaza tespit tutanağında davacıların desteği ...ün kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığına dair bir tespitte bulunulmuş ise de, dosya içerisinde mevcut adli ölü muayene tutanağında, adı geçen müteveffanın ölümünün genel beden travmasına bağlı hemopnömotoraks olduğunun belirtilmesi karşısında bu hususta gerekli inceleme ve araştırma yapılarak, desteğin vefatı ile emniyet kemerinin takılmamış olması arasında bir illiyet bağının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, olayın oluşumunda atfı kabil müterafik kusurun bulunup bulunmadığının kararda tartışılmaması usûl ve yasaya aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, taraf teşkilinin açıklanan şekilde sağlanması ve davacı ...'ın ölüm tarihine kadar hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiye tevdi edilerek yeniden hesaplama yapılması ve müteveffanın müterafik kusurunun bulunduğunun tespiti hâlinde müterafik kusur nedeniyle zarardan indirim yapılması suretiyle oluşacak sonuca göre, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek infazda tereddüte neden olmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, davacılar vekili ve davalı... vekili ile...Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekili ve davalı... vekili ile davalı...Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-İstinafa başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep hâlinde ilgilisine iadesine,
4-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6-Ankara 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/1494E. sayılı dosyasına yatırılan 2.190.000,00 TL
teminat tutarının yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.