Trafik kazası sonrası kamuya ait toplu taşıma aracının maddi hasarı ve kazanç kaybı talebinde, istinaf sonrası yeniden yapılan değerlendirmede dahi kazanç kaybının reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Bir trafik kazası sonucu kamuya ait bir toplu taşıma aracının hasarlanması üzerine açılan davada, davalı %100 kusurlu bulunmuş ve aracın maddi hasarı tazmin edilmişken, ilk derece mahkemesi kazanç kaybı talebini kamu hizmeti gören araçlar için uygun olmadığı veya zarar oluşmadığı gerekçesiyle reddetmiştir; Bölge Adliye Mahkemesi’nin kazanç kaybı hesaplamasına dair yeniden bilirkişi raporu alınması yönündeki bozma kararı sonrası dahi, yeni raporda da kazanç kaybı tespit edilemediğinden, talep tekrar reddedilmiş ve uyuşmazlık kamuya ait ticari araçların kazanç kaybının tespiti etrafında şekillenmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2026/1844 E.  ,  2026/4456 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1228 E., 2025/1585 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.10.2018 tarihinde davalı ...'nın sevk ve idaresinde bulunan, diğer davalı ... adına kayıtlı olan aracın davacı ...’ye ait araçla çarpışması neticesi davacı ...’ye ait aracın hasarlandığını ve aracın kullanılamamasından dolayı kazanç kaybı meydana geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik 53.963,24 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, otobüse ait kazanç kaybının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli 2019/119 E, 2020/372 K sayılı kararı ile 01.10.2018 tarihinde davalı ...'e ait ancak davalı ...'nın sevk ve idaresindeki aracın, davacı kuruma ait araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve alınan bilirkişi raporunda davalının %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacıya ait araçta meydana gelen maddi hasar değerinin sigorta tarafından ödenen bedelin mahsup edildikten sonra 16.726,48 TL olduğu, kazanç kaybı yönünden ise ticari araçların faaliyetlerinden mahrum kalmaları nedeni ile hesaplanan tazmin usullerinin kamu görevini ifa eden mülkiyeti kamuya ait toplu ulaşım araçları için kullanılmasının uygun olmadığı, aksinin düşünülmesi halinde dahi bilirkişi tarafından hazırlanan raporda davacıya ait aracın 1 aylık çalışması karşılığında kar etmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.726,48 TL'nin olay tarihi olan 01.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2022 tarihli, 2022/477 E, 2022/590 K sayılı kararı ile mahkemece, davacı idareden davaya konu kazaya karışan aracın, kaza tarihinden öncesine ait günlük sefer sayısını, güzergahını, günlük kazancını ve bir seferde ya da günde davacı tarafça yapılması gereken yakıt, bakım, amortisman gideri gibi zorunlu giderlerini gösteren belge ve bilgilerin istenilmesi, aynı hatta çalışan emsal mahiyetteki otobüslerin aylık ortalama gelirinin de belirlenmesi, daha sonra önceki raporu düzenleyen bilirkişiden bu belge ve bilgiler de birlikte değerlendirilerek tüm dosya kapsamına göre davacının iddiaları davalının savunması ve rapora itirazları davacı idareye ait aracın modeli, olay tarihindeki yaşı, özellikleri de gözönünde bulundurularak makul onarım süresi ile bu sürede davacı tarafın uğradığı net kazanç kaybının tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 06.10.2020 tarihli, 2019/119 Esas - 2020/372 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-4-6. maddeleri gereğince kaldırılmasına, kaldırma nedenine göre davacı vekilinin sair, davalı ... vekilinin tüm istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaldırma kararı kapsamında kusur ve zarara ilişkin alınan 16.07.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda davalının %100 oranında kusurlu olduğu, davacının talep edebileceği hasar miktarının tahsil edilen bedel dikkate alındığında 16.726,48 TL olduğu, kazanç kaybı yönünden ise celp edilen belgeler dikkate alındığında davacının zararının bulunmadığının mütalaa edildiği, raporun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.726,48 TL'nin olay tarihi olan 01.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; belediye otobüsünün bir günlük kazancının 564,19 TL olduğunun bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, ancak bilirkişilerce araç için yapılan giderler düşüldüğünde aracın zararına çalıştırıldığı gerekçesi ile maddi kazanç kaybının olmadığına kanaat getirildiğini, oysa ki 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15. maddesinin (f) bendi uyarınca toplu taşıma yapmak; bu amaçla otobüs, deniz ve su ulaşım araçları, tünel, raylı sistem dâhil her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasındadır. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi ile Büyükşehir içindeki toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek, Büyükşehir sınırları içindeki kara ve denizde taksi ve servis araçları dâhil toplu taşıma araçlarına ruhsat vermek, Büyükşehir içindeki toplu taşıma hatlarıyla ilgili olarak; şehir merkezine olan uzaklık, nüfus ve hattı kullanan sayısı kriterleri esas alınarak tespit edilecek hatlarla ilgili toplu taşıma hizmetlerinin işlettirilmesine karar vermenin” Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayıldığını, söz konusu yasal düzenlemeler uyarınca, toplu taşıma hizmetlerinin kurulması, isletilmesi, işlettirilmesi, toplu taşıma araçlarına ruhsat verilmesinin belediyelerin asli ve zorunlu görevlerinden olduğunu, toplu taşıma hizmetlerinin düzenli ve sürekli olarak yerine getirilmesi suretiyle toplumsal ihtiyacın karşılanması gerektiğini, bu ihtiyacın karşılanması sırasında kurumun kar amacı güdemeyeceğini, aracın hizmete çıkamaması sebebiyle hem Belediyenin maddi kazanç kaybına uğradığını hem de toplu taşıma hizmetlerinde aksamalar meydana geldiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve kazanç kaybına ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.