Bursa Bölge Adliye Mahkemesi: Genel kredi sözleşmesinden doğan müteselsil kefilin borcuna itirazın iptali istinaf kararı.
Özet: Banka tarafından genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davalının müteselsil kefil sıfatıyla, genel kredi sözleşmesi kapsamında verilen kredi kartı dahil olmak üzere belirli bir asıl alacak, faiz ve masraf toplamından sorumlu olduğuna hükmederek takibin kısmen devamına ve icra inkar tazminatına karar vermiş; davalı ise yalnızca belirli bir kredi sözleşmesine kefil olduğunu, şirket hisselerini devrederek kefillikten istifa ettiğini, takibe konu edilen bazı sözleşmeleri imzalamadığını ve alacağın likit olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C. BURSA BAM ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .. HUKUK DAİRESİDOSYA NO :.KARAR NO : .T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R I.İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : .KARAR TARİHİ :..DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : .KARAR YAZIM TARİHİ : .Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, müvekkili banka ile .... Ltd. Şti. arasında imzalanan 20/04/2018 tarihli 700.000 TL limitli kredi çerçeve sözleşmesi ve yine 05/05/2014 tarihli 600.000 TL limitli kredi çerçeve sözleşmesine istinaden borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, davalının müşterek müteselsil kefil sıfatı ile 05/05/2014 tarihli kredi çerçeve sözleşmesine istinaden 600.000 TL tutarına kadar müteselsil kefil olmayı kabul ettiğini, davalının 05/05/2014 tarihli kredi çerçeve sözleşmesi kapsamında tahsis edilen ve kullandırılan kredi ve kredi kapsamında banka kayıtları ile sabit kredi kartı, ek hesap v.s. her türlü borcu nedeni ile 21/05/2019 tarihi itibari ile müvekkiline borçlu olduğu, borcun tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin ihtarnameye konu kredi sözleşmesinde kefaletinin bulunmadığını, şirket hissesini devretmesi sebebiyle sorumluluğunun bulunmadığını, kefillikten istifa ettiğini davacı bankaya bildirdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın, genel kredi sözleşmesi kaynaklı yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup yasal süresi içerisinde açıldığı, davacı ile davalı arasında dava dışı... Aracılık şirketi ile imzalanan genel kredi sözleşmesi nedeniyle doğacak borçlardan 600.000 TL tutarlı müteselsil kefalet sözleşmesi imzalandığı, bu genel kredi sözleşmesinin kefalete ilişkin maddesinde kefilin, lehine kefalet verdiği kişinin mevcut ve doğacak tüm borçları nedeniyle 600.000 TL'ye kadar sorumlu olduğu, davalı sözleşmede imzasının olmadığını iddia etmiş ise de, dava dışı şirkete verilen kredi kartı, genel kredi sözleşmesinin imzalandığı gün verilmiş olup, davacının da genel kredi sözleşmesi nedeniyle bu kredi kartının borcundan da sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama uyarınca davalının sorumlu olduğu borç miktarının tereddüte yer vermeyecek şekilde 49.961,83 TL asıl alacak, 434,31 TL işlemiş faiz, 26,71 TL BSMV, 3.648,84 TL masraf olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin davalının Bursa..... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 49.961,83 TL asıl alacak, 434,31 TL işlemiş faiz, 26,71 TL BSMV, 3.648,84 TL masraf olmak üzere toplam 54.071,69 TL üzerinden yalnızca BURCU (KARSLIOĞLU) SARAÇOĞLU yönünden devamına, takip konusu alacak likit olduğundan 49.961,83 TL'nin %20'si oranında 9.992,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, müvekkilinin asıl borçlu şirket için sadece 05/05/2014 tarihli genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu ancak 28/03/2017 tarihinde şirketteki hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını, takibe dayanak yapılan 20/04/2018 tarihli sözleşmede imzası dahi bulunmadığını, müvekkilinin eski eşinin baskı ve zorlaması nedeni ile sadece bir tane genel kredi sözleşmesi imzalamış olup, müvekkilinin imzası bulunmayan ihtarname ekinde belirtilen alacaklardan da sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin davacı bankaya şirketteki hissesini devrettiğini, kefillikten istifa ettiğini bildirdiğini, bu hususunun dikkate almayarak, sırf dava dışı şirkete verilen kredi kartının Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı gün verilmiş olduğu gerekçesi ile kredi kartı sözleşmesinde imzası dahi olamayan yalnızca GKS'ni kefil olarak imzalayan müvekkilin borçtan sorumlu olduğuna dair kanaat bildirildiğini, alacak likit olmadığından müvekkil aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Eldeki davada davalının, davacı banka ile dava dışı ... Hizmetleri Ltd. Şti. arasında 05/05/2014 tarihinde düzenlenen genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladığı, yine dava dışı şirket ile davacı banka arasında 05/05/2014 tarihinde kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığı ancak davalının söz konusu kredi kartı üyelik sözleşmesinde kefaletinin bulunmadığı gibi kredi kartının dava dışı şirket yetkilisine teslim edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu borç ise davacının imzasının bulunmadığı kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Kredi kartı üyelik sözleşmesinde, davalının kefil olduğu genel kredi sözleşmesine atıf bulunmadığı gibi genel kredi sözleşmesinde de söz konusu sözleşmeye istinaden kredi kartı verileceğine dair bir hüküm bulunmamakta olup davalının, kefil olarak imzalamadığı sözleşmeden doğan borçtan sorumlu tutulması mümkün değildir. Kredi kartının, davalının kefaletinin yer aldığı genel kredi sözleşmesinin imzalandığı gün verilmiş olması da davalının bu kredi kartının borcundan da sorumlu olduğunun anlamına gelmez. Buna göre, davalının 05/05/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefaletinin bulunmasına rağmen ticari kredi kartı sözleşmesinde kefaletinin bulunmadığı, genel kredi sözleşmesi ile kredi kartı sözleşmesinin bağlantılı olduğuna dair sözleşmelerde hüküm bulunmadığı, bu suretle davalının söz konusu kredi kartı sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Açıklanan bu nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, belirtilen yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte olmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;1-) Davanın REDDİNE, 2-) Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 571,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-) Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına, gider avansından artan tutarın hüküm kesinleştiğinde, işi bitmekle ve istek halinde yatırana iadesine, 4-) 1.320,00 TL tutarındaki arabuluculuk masrafının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, II-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca peşin alınan istinaf karar harcının davalıya talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,III-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,IV-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 03/12/2025Başkan ... ¸(e-imzalıdır) ...Üye ... ¸(e-imzalıdır) ...Üye ...¸(e-imzalıdır) ...Katip ...¸(e-imzalıdır)