Yargıtay, otomotiv sektöründe "ap... en değerli parçanız..." markasının mevcut markalarla benzerlik ve iltibas riski nedeniyle tescil başvurusunun reddi kararını onadı.
Özet: Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir davacının, belirli mal ve hizmetler için yaptığı marka tescil başvurusunun, daha önce tescilli benzer markalarla karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle kısmen reddedilmesi üzerine açtığı iptal davasında; ilk derece mahkemesi, taraf markalarının temel unsurlarının benzer olduğunu ve ortalama tüketici nezdinde iltibası önleyici bir farkın bulunmadığını belirterek davanın reddine karar vermiş, davacının bu karara karşı istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiş ve Yargıtay da Bölge Adliye Mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır, böylece marka tescil başvurusunun reddi yönündeki kararlar kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/455 E., 2025/73 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVA1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; otomotiv sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin "AP ... En Değerli Parçanız...+ şekil" ibareli ve 2020/67528 sayılı marka tescil başvurusunun, “...”, “ ... KAUÇUK” VE “... YANAK” ibareli markalar nedeniyle Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen reddedildiğini, bu red kararına karşı müvekkili itirazının ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (...) dava konusu kararı ile reddine karar verildiğini, ancak markalar arasında benzerlik ve karıştırma ihtimali bulunmadığını, faaliyet alanlarının ve hedef tüketici kitlesinin farklı olduğunu, itiraza mesnet markaların kapsamında 7. sınıf emtia bulunmadığı halde, müvekkili başvurusundan 35. sınıf içinde 7. sınıfa ilişkin mal ve hizmetlerin çıkarılmasının hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek ... ...'in 2021-M-5387 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde, asıl davaya konu kararın iptali talebi ile ... aleyhine dava açıldığını, ancak mecburi, dava arkadaşlığından dolayı davalı ... aleyhine de davanın açılması hususunda ara karar verildiğini, asıl dava ile birleştirme taleplerinin olduğunu belirterek ... ...'in 09.07.2021 tarihli ve 2021-M-5387 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; taraf markalarında esas unsurun “...” ibaresi olduğunu, markalara arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetlerin redde mesnet markaların kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı/benzer/ilgili/ilişkili mal ve hizmetler olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde, zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka başvurusundan çıkartılan ve davaya konu edilen - kararda sayılı - mal ve hizmetler ile birleşen davalıya ait redde mesnet 2016/28822, 2015/39593, 2014/62959 sayılı markalar kapsamında yer alan ve bilirkişi raporunda kırmızı ile renklendirilen mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, taraf markalarının kelime+şekil markasından oluştuğu, taraf markalarının esas unsurlarının “... ” ibaresi olduğu, dava konusu marka ile birleşen davalının markalarında yer alan tali unsurların görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan dava konusu markanın üzerinde kullanılacağı emtianın ortalama tüketicileri nezdinde iltibası önleyici mahiyetinin bulunmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, birleşen davalının dava konusu başvuruya 12. ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden itiraz ettiği, dava konusu başvurunun 7. sınıf mallar yönünden tescil edilmesinin varılan sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeAsıl ve birleşen dava ... kararının iptali talebi ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.