Yargıtay 12. Ceza Dairesi, terör soruşturmasında haksız uygulanan koruma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davasında, eksik gerekçe ve yetersiz manevi tazminat belirlemesi yüzünden Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozdu.
Özet: Yargıtay, terör örgütü üyeliği suçlamasıyla haksız yere gözaltına alınan ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen davacının, koruma tedbirleri nedeniyle açtığı tazminat davasında, bölge adliye mahkemesinin kararını, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz bulunması ve tazminat talepleri hakkında yeterli gerekçelendirme yapılmaması nedeniyle bozarak dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilgili daireye gönderilmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2923 E., 2022/832 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü;I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin 5271 sayılı CMK'nın 141/1-a,e-g bentleri, 141/3 maddesi ve adli kontrol nedeniyle 1.725,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın ilk tedbir tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.725 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın 11.10.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, ''davacı lehine maddi tazminat takdirine ilişkin hükmün 1 numaralı bendinde yer alan "1725 TL" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine, "226,46 TL" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde manevi tazminat miktarı olarak yazılı "2.000 TL" ibaresinin çıkartılması, yerine "1.000 TL" ibaresinin yazılması suretiyle'' davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davacının haksız koruma tedbirleri ve soruşturma nedeniyle zarara uğradığına, adli kontrol ve ceza soruşturması nedeniyle tazminata hükmedilmediğine ve bu konuda bir karar verilmediğine, hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, talep edilen tazminat miktarlarına hükmedilmesine ilişkindir.Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminatların fahiş olduğuna ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/133397 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.10.2017-16.10.2017 tarihleri arasında 5 gün gözaltında kaldığı ve adli kontrol kararı ile serbest bırakıldığı, yapılan soruşturma neticesinde hakkında 06.02.2019 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış başka bir tazminat davasının bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;1- Davacının talepleri hakkında ilgili delillerin toplanarak gerekçeli kararda CMK'nın 141/1-a, g bentleri ile 141/3 fıkrası kapsamında belirtilen koşulların oluşup oluşmadığına ilişkin her bir talep yönünden gerekçelendirme yapılmadan eksik değerlendirme ve gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.