Ticari markalar arasındaki görsel, işitsel ve anlamsal benzerliğe dayalı iltibas iddiasıyla Türk Patent ve Marka Kurumu kararının iptali talepli davada temyiz itirazları reddedilerek onama kararı verilmiştir.
Özet: Yüksek Mahkeme, davacının "et ürünleri" ibareli marka başvurusunun, davalının tescilli "..." markasıyla karıştırılma ihtimali nedeniyle reddine ilişkin kararın iptali talebini içeren uyuşmazlıkta, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin, her iki markadaki "et" ibaresinin asli unsur olduğunu, görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik taşıdığını, gıda ürünlerinde yüksek ayırt ediciliğe sahip bu ortak unsurun ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesi yarattığını tespit eden gerekçelerini hukuka uygun bularak, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf ret kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/4 E., 2021/358 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/98180 " et ürünleri" ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin "..." ibareli 2015/63743 sayılı markasına dayalı itirazı üzerine kısmen reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (...) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, markalar arasında görsel, işitsel ve bütünsel anlamda, iltibasa sebep olacak benzerlik bulunmadığını, ortalama tüketici nezdine ayırt ediciliği sağlayacak unsurların sağlandığını, müvekkili başvurusunda "..." ibaresinin bütün olarak kullanıldığını ve başvurunun asli unsurunu bu ibarenin oluşturduğunu, "..." kelimesinin tek başına ayırt ediciliği düşük bir kelime olduğunu ve daha dar bir koruma sağlaması gerektiğini, müvekkili adına tescilli "..." ibareli marka bulunduğunu, davalı şirketin ticari faaliyet göstermediği mal ve hizmetlerde markasını tescil ettirerek dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, davalı şirketin "..." markası ile değil "... Gıda" markası altında faaliyet yürüttüğünü ileri sürerek ...’in 2020-M-9083 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, başvuruda yer alan "et ürünleri" ibaresinin tescili talep edilen sınıflar yönünden tanımlayıcı olduğunu ve ayırt ediciliğinin bulunmadığını, benzerlik incelemesinin "..." ve "..." esas unsurları arasında yapılması gerektiğini, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 30. sınıfta yer alan -kararda sayılı- emtia dışında, redde mesnet marka ile dava konusu başvuru markası kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin aynı, tür benzeri olduğu, dolayısıyla sayılı 30. sınıf emtia açısından emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği, işaret benzerliğine gelince; tüketicinin dava konusu markayı “... et” şeklinde ayrı ayrı algılayacağı, dolayısıyla markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, "LAR" ekinin çoğulluk kattığı, redde mesnet markanın esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, taraf markaların, görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzer olduğu, markalarda ortak yer alan "..." ibaresinin taraf markalarında ayniyet taşıyan 29.30. ve 35 sınıf mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin yüksek olduğu da gözetildiğinde ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, ... ... kararının iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.