T.C. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen, limited şirketin genel kurul kararlarının bilgi edinme hakkı ihlali, ibra usulsüzlükleri ve mali raporlama eksiklikleri gerekçesiyle iptaline dair gerekçeli karar.
Özet: Bir limited şirket ortağı davacı, genel kurul toplantısında bilgi edinme ve inceleme hakkının kısıtlandığını, müdürlerin kendi ibraları için oy kullandığını, faaliyet raporlarının ve finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını, toplantı başkanının usulsüz seçildiğini ileri sürerek genel kurul kararlarının yokluğunun, butlanla batıl olduğunun veya iptalinin tespiti talebiyle dava açmış; davalı şirket ise bilgi taleplerini karşılamak için önceki dönemlere ait belgeleri eski şirketten talep ettiğini ve davacının talebini spesifikleştirmesi gerektiğini savunmuştur.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/898 Esas - 2026/339

TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/898
KARAR NO : 2026/339
....
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali / Limited Şirket Genel Kurulu
DAVA TARİHİ : 14/12/2024
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
KARAR Y.TARİHİ : 20/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan "Genel Kurul Kararının İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TTK m.614 kapsâmında bilgi edinme ve inceleme hakkına dair soruları cevaplanmaksızın genel kurulda, yönetim kurulu faaliyet raporunun onaylandığını, buna dair bilgilerin müvekkiline verilmeden ve müdürler kurulunda bu belgelerin müvekkilinin tüm itirazlarına rağmen müzakere edilip onaylanmadan genel kurulun önüne getirilmesinin ilgili gündem maddelerini butlanla batıl hale getirdiğini, ayrıca ibraya dair gündem maddesinin olamasına sunulduğu ortaklar arasında müdürlerin de bulunduğundan bu müdürlerin ibra oylamasına katılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin dava konusu 2023 olağan genel kurul toplantısında müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasına izin verilmediğini, yönetim kurulunca hazırlanan faaliyet raporunun müvekkiline tebliğ edilmediğini, genel kurul sırasında ise müvekkilinin bilgi edinme ve inceleme hakkına dair sorularının cevapsız bırakıldığını, finansal tablo, bilanço ve müdürler kurulu faaliyet raporunda müvekkilinden bilgi gizlendiğini, müvekkilinin bu hususlarda TTK m.438 kapsamında özel denetçi atanması isteminin reddedildiğini, dürüst hesap verme ilkesine aykırı biçimde tanzim edilen bu mali verilerle genel kurulun gerçekleştirildiğini, bu sebeple alınan kararların geçersiz olduğunu, müvekkilinin imzasını dahi taşımayan faaliyet raporlarının direkt dava konusu genel kurula sunulduğunu, üstelik bu faaliyet raporlarında müvekkilinden adeta bilgi gizlendiğini, dürüst resim ilkesine aykırı biçimde eksik imza ile oluşturulan faaliyet raporlarının hukuka aykırı biçimde genel kurulda çoğunluk pay sahiplerince onaylandığını, müvekkilinin ise bu hususların tamamı için olumsuz oy kullandığını ve muhalefet şerhleri sunduğunu, davalı şirket tarafından genel kurulda tam anlamıyla finansal tablo olarak adlandırılabilecek bir mali belge verilmediğini, verilen mali verilerin ise dürüst resim ilkesine aykırı biçimde düzenlendiğini, bu yönüyle genel kurulun bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasına dair “3” no'lu kararının da TTK hükümlerine aykırılığı nedeniyle hükümsüz olduğunu, toplantının 1 no'lu gündem maddesi neticesinde toplantı başkanlığına ...'ın seçilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu kurala aykırılık halinde seçimi iptal edilebilir bir karara dayanan başkanın başkanlığında alınan tüm genel kurul kararlarının iptali kabil kararlar haline geleceğini, bu yönüyle dava konusu genel kurulun toplantı başkanı seçimine dair 2 no'lu gündem maddesinin hükümsüz olduğunu beyanla; davalı şirketin 16.09.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise davalı şirketin 16.09.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davalı şirketin 16.09.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4, 5, 7, 8, 9 no'lu kararların ve müvekkilin bilgi edinme ve inceleme hakkının kullandırılması talebinin reddine dair genel kurul kararı ile müvekkilinin TTK m.438 kapsamında özel denetçi atanması talebinin reddine dair genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yan, .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirketin son beş yıllık faaliyetleri, mali verileri, öncelik arz eden durumları ve ihtarnamede belirtilen diğer kanuni hususlar hakkında bilgi alma ve inceleme talebini ilettiğini, davacı tarafın talebi üzerine müvekkili şirketin, .... devredildiğinden işbu hisse devri tarihi olan 08/01/2018 tarihinden önceki 2015. 2016 ve 2017 tarihine ait olan ve davacı tarafın talep ettiği bilgi ve belgelerinin.... yetkilisince onaylı suretlerinin müvekkili şirkete intikalini talep ettiğini, ayrıca davacı tarafa ..... yetkilisince onaylı suretlerinin intikalini talep ettiğini, ilgili belgelerin intikalini müteakip müvekkili şirkette hali hazırda mevcut bulunan 2018 ve 2019 yıllarına ait bilgi ve belgelerle konsolide ederek davacı tarafa intikal ettirilmesi için gerekenin yapılacağını, eğer .....'nin ilgili belge ve bilgilerin suretinin beklenmesi davacı tarafça tercih edilmezse bilgi ve belge talebinin 08/01/2018 tarihinden talep tarihine kadar olan süreye ilişkin yenilenmesi ve yeni talebin noterlik marifetiyle müvekkil şirkete intikal ettirilmesi halinde yeniden değerlendirme yapılacağının ihtar edildiğini ancak, davacı yanca cevap verilmediğini, müvekkili şirketin 24/09/2020 tarihinde yapılan ve 2019 takvim yılına ait olağan genel kurul toplantısına genel kurul ilan metninin yayımlandığı .... sayılı nüshasının 538. sayfasının da ekli olduğu genel kurul davet yazısının .... yevmiye numaralı onayı ile tebliğe çıkartıldığının ve davacı tarafa usulüne uygun olarak 07/09/2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen toplantıya katılmadığını, yine müvekkili şirketin 19/10/2021 tarihinde yapılan ve 2020 takvim yılına ait olağan genel kurul toplantısına, 14/09/2022 tarihinde yapılan ve 2021 takvim yılına ait olağan genel kurul toplantısına, 16/06/2023 tarihinde yapılan ve 2022 takvim yılına ait olağan genel kurul toplantısına asaleten veya vekaleten katılmadığını, müvekkili şirketin işbu üç toplantısının da .... Gazetesinde ilan edildiğini ve ayrıca pay sahiplerine noter ihtarnamesi veya taahhütlü mektupla toplantı yer, gündem ve tarihi bildirilmesine rağmen davacı tarafın toplantılara katılmadığını, davacı yanca ..... sayılı dosyası ile ortaklıktan çıkma talepli dava ikame edildiğini, işbu davadan sonra bilgi ve belgelerin müvekkil şirketten talep edildiğini, bu talebinin reddedildiğini, her yıl yapılan müvekkili şirket olağan genel kurul toplantılarına yapılan çağrılarda olduğu gibi müvekkili şirketin 16.09.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısına dair yapılan çağrıda da finansal tablolar, yıllık faaliyet raporu ve kar dağıtım önerisinin şirket merkezinde pay sahiplerinin incelemesi için hazır tutulacağının belirtildiğini, ilgili genel kurul toplantısında da faaliyet raporu, genel kurul toplantı tutanağında da belirtildiği üzere katılımcılara okunduğunu, davacı tarafça müdürler kurulu başkanı .... kendi ibrasına ilişkin gündemde oy kullandığı iddia edilmiş olsa da iptali, butlanı ya da yokluğu talep edilen ibra kararı alımında ortaklık sıfatı bulunmayan müdürler kurulu başkanı ...'ca oy verilmediğini, müdürler kurulu başkanı ....., toplantının 1 numaralı gündem maddesi uyarınca divan başkanı olarak seçildiğini, müvekkil şirketin 16.09.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında herhangi bir oy kullanmadığını, ayrıca ...., ortak sıfatı bulunmadığından oy hakkı da bulunmadığını, dolayısıyla ilgili müdürce kendi ibrasına ilişkin oy kullanılmamış olduğundan alınan kararın hukuka uygun olduğunu ve ilgili karara ilişkin hiçbir yokluk, butlan ya da iptal şartı oluşmadığını, davacı tarafın tutum ve davranışları ile işbu davayı kötü niyetle ikame ettiği, ortağı bulunduğu müvekkili şirketi zarara uğratmaya çalıştığı, müvekkili şirketin 16.09.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yokluk, butlan veya iptale tabi olması için gerekli şartların oluşmadığı, müvekkil şirketin 16.09.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların tamamının hukuka uygun olduğu göz önüne alındığında davanın haksız, kötü niyetli ve şirkete bağlılık yükümlülüğüne aykırı olduğunu, şirkete zarar verme kastıyla açıldığının açık olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Uyuşmazlık, davalı şirketin 16.09.2024 tarihli 2023 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan (2, 3, 4, 5, 7, 8, 9. maddenin ilk bendi) numaralı kararların, Bilgi Edinme ve İnceleme Hakkının Kullandırılması talebinin reddine dair Genel Kurul Kararı ve TTK m. 438 kapsamında özel denetçi atanması talebinin reddine ilişkin kararın, yokluğu ve butlanı ile iptali koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. .... 16.09.2024 tarihinde yapılan 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın incelenmesinde; toplantının 16.09.2024 tarihinde, saat 14:30'da, şirket merkez adresi olan .... adresinde yapıldığı, toplantıya ait çağrının, kanun ve esas sözleşmede öngörüldüğü gibi ve gündemi de ihtiva edecek şekilde, .... Sicili Gazetesinin 16.08.2024 Tarih .... sayılı nüshasında ilân edilmek suretiyle ayrıca pay sahiplerine noter ihtarnamesi ve Posta ile, toplantı gün ve gündeminin bildirilmesi suretiyle süresi içinde yapıldığı, hazirun cetvelinin tetkikinden şirketin toplam 100.000,00.-TL lik sermayesine tekabül eden 400 hissenin 320 hissesinin... tarafından vekaleten ...., 80 hissesinin ise ... toplantıda temsil edildiği ve böylece gerek Kanun gerekse esas sözleşmede öngörülen asgari toplantı nisabının mevcut olduğunun anlaşılması üzerine toplantının şirket müdürü ... tarafından açılarak gündemin görüşülmesine geçildiği, gündem maddelerinin incelenmesinde; 1. Maddesinde, toplantının açılışının yapıldığı ve gündemin okunduğu; 2. Maddesinde, toplantı başkanlığına ...'ın seçilmesine Şerhler Ek1 yapılmak suretiyle oy çokluğuyla karar verildiği; 3. Maddesinde, bilânço ve kâr/zarar hesaplarının toplantı esnasında, detaylı bir şekilde sunulup, müzakere edilip oy çokluğu ile ibra edildiği, yapılan oylama sonucunda, Şerhler Ek2 yapılmak suretiyle bilânço ve kâr/zarar hesaplarının oy çokluğu ile tasdik edildiği, 2023 Yılında şirketin 14.584.069,33 TL kar etmiş olduğunun anlaşıldığı; 4. Maddesinde, Yıllık Faaliyet Raporunun okunduğu ve müzakere edildiği, Şerhler Ek3 yapılmak suretiyle kar dağıtımı ile ilgili herhangi bir teklif olmadığı, kar dağıtımı yapılmayacağı; 5. Maddesinde, ... aksi yönde karar alınıncaya kadar devam etmesi Şerhler Ek4 yapılmak suretiyle oy çokluğu ile kabul edildiği; 6. Maddesinde, Müdür/Müdürler Kunulu üyelerine ücret ve huzur hakkı ödemesi yapılmayacağının oy birliği ile kabul edildiği; 7. Maddesinde, şirket müdürlerinden ....r'ın Müdürler Kurulu Başkalığı görevine devam etmesinin Şerhler Ek1 yapılmak suretiyle oy çokluğu ile kabul edildiği, Müdürler Kurulu Başkanı .... ile Müdür...'ın Genel Kurulunca aksi yönde karar alınıncaya kadar şirketi Münferiden temsile yetkili olduklarının oy çokluğu ile kabul edildiği; 8. Maddesinde, toplantı tutanağının düzenlendiği, huzurda okunduğu, Şirket ortağı vekili .... gündeme ekte yer alan maddelerin eklenmesi talebi Şerh Ek5 yapılmak suretiyle oy çokluğu ile reddedildiği; 9. Maddesinde, herhangi bir dilek temennide bulunup bulunulmadığının sorulduğu; şirket ortağı vekili .... tarafından şirketin mahallinde bulunan ... Mahkemesine başvuruda bulunularak özel denetçi atanmasının Ek6 dilekçesi ile talep edildiği, talebin gündeme alınarak oy çokluğu ile reddedildiği, şirket Ortakları vekilleri tarafından; ortakların işbu şirket hakkında edinmiş olduğu finansal tablo, faaliyet raporu ve sair ticari sır niteliğini haiz bilgileri, sahibi veya ortağı olduğu tüm şirketlerden ve bunun dışındaki ticaret amaç güden sair gerçek ve tüzel kişiden gizli tutması ve paylaşmamasının dilek ve temenni ettikleri; 10. Maddesinde, gündem maddelerinin görüşülüp 17.00'de toplantının sona erdiği hususlarında düzenleme yapıldığı görülmüştür.
6. Mahkememizce dosya üzerinde Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup alınan bilirkişi rapor ve ek raporunun sonuç kısımlarında özetle; davalı şirketin 16.09.2024 tarihli genel kuruluna sunulmuş olan 2023 yılik Faaliyet Raporunun incelenmesinde, Kanunda öngörülen usul ve esaslara aykırılık görülmediği, Gündemin 2. maddesi olan toplantı başkanının seçimine ilişkin kararlarda oydan yoksunluğun söz konusu olmadığı ve seçim kararının gerekli nisapla alındığı, Gündemin 3. Maddesinin örtülü ibra niteliği arz ettiği, bu sebeple oydan yoksunluğun söz konusu olduğu, dolayısıyla bilançonun tasdiki yani diğer bir deyişle örtülü ibra için gerekli nisabın sağlanamadığı, davalı şirketin 31.12.2023 tarihli detay mizan tablosu ile 2023 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ve eki bilanço ve gelir tablosunun incelemeye sunulduğu, finansal tabloların usulüne uygun düzenlendiğinin tespit edildiği, Gündemin 5. maddesi ve 6. maddesi olan müdür seçimi TTK m. 619 kapsamında değerlendirilmediğinden bu gündem maddesinde oydan yoksunluğun söz konusu olmadığı, Gündemin 8. Maddesine ilişkin bilği edinme ve inceleme hakkının kullandırılması talebinin reddine dair karar bakımından, reddedilen genel kurul gündem maddeleri bakımından iptal dayası açılıp açılamayacağı öğretide tartışmalı olmakla beraber Yargıtay'ın bilgi alma ve inceleme hakkının TTK'nın 437. maddesi gereğince dava konusu yapılabileceği, ancak bilgi alma hakkının ihlali nedeniyle genel kurul toplantısında yanlış bir karar alınmış olması bir başka deyişle bilgi vermeme ile alınan kararlar arasında illiyet bağının bulunması halinde kararların iptalinin söz konusu olabileceği yönünde kararlarının olduğu, özel denetim talebinin reddi bakımından Yargıtay'ın özel denetim talebi reddedilen pay sahibi azlık sıfatını haizse iptal davası açmakta hukuki yararının olmadığı zira TTK m. 439 hükmünde mahkemeye başvuru hakkının ayrıca düzenlendiği görüşünde olduğu bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
7. Dava, davalı şirketin 16.09.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespiti; aksi halde tüm kararların butlanla batıl olduğunun tespiti; kabul edilmemesi halinde alınan 2, 3, 4, 5, 7, 8, 9 no'lu kararların ve davacının bilgi edinme ve inceleme hakkının kullandırılması talebi ile TTK m. 438 kapsamında özel denetçi atanması talebinin reddine dair genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
8..... kayıtlarının incelenmesinde; davalı şirketin toplam 100.000,00.-TL lik sermayesine tekabül eden 400 hissesinden; 320 hissesinin..., 80 hissesinin ise ....a ait olduğu görülmüştür.
9. Davalı şirketin merkezi Ankara olup bu bakımdan davanın mahkememizin yetki ve görev kapsamında bulunduğu değerlendirilmiştir. Yine iptale konu 2023 Yılı Olağan Genel Kurul toplantısı 16.09.2024 tarihinde icra edilmiştir. Dava ise, tevzi formundan anlaşıldığı üzere 14.12.2024 tarihinde açılmıştır. Bu doğrultuda dava, TTK m. 445 uyarınca öngörülen 3 (üç) aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
10. Davacı yan, davaya konu 16.09.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespiti; aksi halde tüm kararların butlanla batıl olduğunun tespiti; aksi halde davalı şirketin 16.09.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4, 5, 7, 8, 9 no'lu kararların ve davacının bilgi edinme ve inceleme hakkının kullandırılması talebi ile TTK m.438 kapsamında özel denetçi atanması talebinin reddine dair genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
11. Öncelikle dava konusu edilmiş olan genel kurul toplantısında alınmış olan kararların yokluğu ve butlanı koşullarının değerlendirmesinin yapılması, yokluk ya da butlanı sözkonusu olmayan maddeler ile ilgili olarak ise iptali yönünden inceleme yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
12. ... Dairesinin yerleşik hal almış içtihatlarına göre genel kurul kararlarının iptali talep edilse bile yokluk ve butlan halinin resen incelenmesi icap etmektedir.
13. 6102 Sayılı TTK’da; genel kurul kararlarının geçersizliğine yönelik olarak yokluk konusunda özel bir hüküm bulunmamaktadır. Zira; esasen yokluk yaptırımı hususunda genel olarak bir düzenlemeye de yer verilmiş değildir. Buna karşın; doktrin ve uygulamada yokluk yaptırımına ilişkin genel hükümlerin uygulama alanı bulacağı kabul edilmektedir. Bu bakımdan şirketlerin kararlarında da yokluk söz konusu olabilecektir.
14. Bir hukuki işlemin hukuka uygun olarak doğabilmesi için öngörülen kurucu nitelikteki emredici hükümlere aykırılık, işlemin kurucu unsurlarında eksikliğe yol açmakta ise işlemi yokluk ile sakatlayacaktır. Kurucu nitelikteki emredici hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, TBK'nın 19. ve 20. maddeleri hükümlerine göre mutlak butlanla batıldır. Bu anlamda bir anonim şirket genel kurul kararının hukuken varlık kazanabilmesi için; iki temel kurucu unsurun kümülatif olarak bir arada bulunması zaruridir. Bu unsurlar; toplantının fiilen veya kanunun izin verdiği elektronik yollarla yapılması ve bu toplantıda kanuni nisaplara uygun yeterli irade beyanlarının (oyların) açıklanarak kararın vücut bulmasıdır. Bu unsurlardan herhangi birinin eksikliği halinde; karar şeklen dahi meydana gelmemiş sayılır ve "yok hükmünde" kabul edilir. Özellikle sahte imza ile oluşturulan hazirun cetvellerine dayanılarak veya aslında hiç yapılmamış toplantılar, yapılmış gibi gösterilerek alınan kararlar, irade beyanı unsurundan yoksun olmaları nedeniyle tipik birer yokluk örneği teşkil etmektedir.
15. Yine genel kurul kararlarının yokluğundan söz edilebilmesi için kanunlarda aranan şekil ve usul bakımından kurucu unsurların eksik olması lazımdır. Dolayısıyla geçerli genel kurul kararından söz edebilmek şekil ve usul yönünden yasada öngörülen düzenlemelere uyulması gerekir. Aksi halde yok hükmünde bir genel kurulu kararından sözedilir.
16. Yok hükmünde olan kararlar; baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Sonradan icazetle dahi geçerli hale gelmezler. Yokluk halinde; hukuki işlem bir veya daha fazla unsurunun yokluğu nedeniyle şeklen dahi olsa mevcudiyet (varlık) kazanamamaktadır. Yokluk kararı yalnızca açıklayıcı niteliktedir. Hukuken yok olan bir işleme hiçbir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün değildir.
17. Yine yokluk yaptırımı bakımından; bir hukuki işlemin hukuka uygun olarak doğabilmesi için öngörülen kurucu nitelikteki emredici hükümlere aykırılık, işlemin kurucu unsurlarında eksikliğe yol açmakta ise; işlemi yokluk ile sakatlayacaktır. Yokluğun tespiti her zaman ve hukuki yararı bulunan herkes tarafından ileri sürülebilir ve yokluk kararı yalnızca açıklayıcı niteliktedir. (....). Uygulama ve öğretide sayılan ve kararının yokluğuna yol açan başlıca örnekler şöyledir; genel kurula davet, yetkili kişi veya organlarca yapılmamış veya TTK’daki istisna dışında davet yapılmaksızın toplantı yapılmış ve karar alınmışsa ya da oylama yapılmaksızın karar alınmışsa yokluk yaptırımı uygulanır.
18. Genel Kurul ve bu arada Yönetim Kurulu kararının yoklukla malul olduğu (ve butlanla malul olduğu) hususu hukuki yararı bulunan herkes tarafından bir süreye bağlı olmaksızın itiraz şeklinde veya dava yolu ile ileri sürülebilir (... Karar).
19. Genel Kurul kararlarının geçersizliği nedenlerinden bir diğeri olan "Butlan" (TTK m. 622 hükmünün yollaması ile limited şirketler yönünden de uygulama yeri olan TTK m. 447.) TTK m. 447 hükmü;
"Genel kurulun, özellikle;
a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,
b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,
c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır" düzenlemesini içermektedir.
20. Butlan yaptırımına tabi genel kurul kararları, esasen kararın kurucu unsurlarında eksiklik bulunmamakla birlikte içerik olarak butlan yaptırımına tabi kılınan TTK m. 447 hükmünde sınırlı biçimde sayılmamış olan kararlardır. Öte yandan; .... yerleşik içtihatlarında TTK'nın 447. maddesindeki butlan hallerinin dar yorumlanması gerektiği; her kanuna aykırılık halinin butlan yaptırımına tâbi olmadığının açıkça belirtildiği görülmektedir.
21. İptali kabil kararlar ise; daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında, yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar; baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar.
22. İptal sebepleri ise TTK m. 622 hükmünün yollaması ile limited şirketler yönünden de uygulama yeri olan TTK m. 445. maddesinde düzenlenmiş olup "kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları" iptale tabidir. Genel kurul kararlarına karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ....iptal davası açılabilecektir. Süre hak düşürücü olup resen dikkate alınması gerekmektedir. Maddede sayılan sebepler tahdidi olmayıp somut duruma göre hukukun genel ilkelerine aykırı ve nesnellikten uzak nitelikte olan genel kurul kararlarının iptali mümkündür (...).
23. Görüldüğü üzere TTK’nın 445. maddesinde genel iptal sebepleri düzenlenmiştir. Dolayısıyla kanuna, esas sözleşme hükümlerine veya dürüstlük kuralına aykırılık nedenlerine dayalı olarak mahkemeden genel kurul kararlarının iptali talep edilebilir. Bu kapsamda kanuna aykırılık, butlan ve yokluk halleri dışındaki hükümlere aykırı olan genel kurul kararlarını ifade etmektedir. Zira iptal davası hukuken mevcut ve geçerli, ancak sakat doğmuş olan bir genel kurul kararına karşı açılabilir. Mutlak emredici hükümlere aykırılık halinde esasen ortada şeklen bir genel kurul kararı yoktur ve dolayısıyla bu karar hükümsüzdür. Hükümsüz sayılan bir genel kurul kararının da iptali değil, hükümsüzlüğünün tespiti söz konusu olur. Kanuna aykırılık, emredici hükümler haricinde yalnızca TTK hükümlerine veya anonim şirketi düzenleyen hükümlere değil yürürlükte bulunan ilgili tüm mevzuat hükümlerine ve yazılı olmayan hukuk kurallarına, özellikle -yasal istisnalar dışında- pay sahipleri arasındaki eşitlik ilkesini de içerir.
24. Öte yandan esas sözleşmeye aykırı kararlar yönünden de iptal davası açılabilmektedir. Buradaki aykırılık şirket esas sözleşmesinde yer alan herhangi bir hükme muhalefet halinde söz konusu olmaktadır. Ayrıca genel kurulda alınan kararlar, görünüşte kanun ve esas sözleşmeye uygun olmasına rağmen, çoğunluğun yetkilerini kötüye kullanarak azınlığın veya münferit pay sahiplerinin meşru çıkarlarını ihlal ediyorsa dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle bu genel kurul kararının iptali gerekir.
25. Davacıların iptal davasını açabilecek kişilerden olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekmektedir. İptal davasını açabilecek kişilere ilişkin olarak ise TTK'nın 446. maddesinin 1. fıkrasının "a" bendinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibinin genel kurul kararının iptali istemiyle dava açabilecektir.
26. İptal davasını açabilecek kişiler TTK 446. maddesinde hüküm altına alınmış olup iptal davası açabilecek kişiler; "a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,
b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,
c) Yönetim kurulu,
d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir" olarak düzenlenmiştir.
27. Görüldüğü gibi iptal davası açısından, davayı açabilecek olanlar, pay sahipleri, organ olarak yönetim kurulu ve yönetim kurulu üyelerinden (sorumluluğa sebep olacaksa) her birisidir. (TTK m. 446 ). Toplantıya katılan pay sahipleri karara olumsuz oy vermiş ve muhalefetini zapta geçirmiş olmalıdır.
28. İptal davası koşulları olumsuz oy vermiş ve muhalefetini zapta geçirmiş olma birlikte aranan şartlardır. TTK’nın 445. maddesi kapsamında iptalini istediği genel kurul kararına karşı toplantıda olumsuz oy kullanılması yanında bu karara karşı, aynı Kanun’un 446. maddesinin emredici hükmü uyarınca muhalefetin açıkça ifade edilmesi işlevine yönelik olarak tutanağa geçirtilen muhalefet şerhi önem arz eder. Ayrıca bu kapsamda karara muhalif kalmak ve muhalif kaldığını tutanağa geçirtmek yeterli olup, ayrıca tutanağın altını imzalamaya gerek yoktur. Buna ek olarak Yönetmeliğin 26/4. maddesi uyarınca toplantıda alınan ve muhalif olunan karara, muhalefet şerhi eklemek isteyenlerin şerhleri tutanağa eklenebileceği gibi toplantı tutanağından ayrı yazılı bir belge şeklinde de tutanağa eklenmesi mümkün olup tutanağa şerh koyan pay sahibinin adı ve soyadı yazılarak, muhalefet şerhinin ekli olduğu belirtilir.
29. Türk Ticaret Kanunu’nun 446/1-a maddesi kapsamında aranan muhalefetin genel kurul toplantısı sırasında alınacak kararlara ilişkin görüşmeler sırasında ve gündem maddesine dair oylama öncesinde değil oylama sırasında ve olumsuz oy kullanılan kararın alınmasından sonra tutanağa geçirtilmesi gerekir. Bu bağlamda iptali istenen gündem maddesinde belirtilen kararın alınmasından önce peşinen muhalefet, TTK’nın 446/1-a maddesi anlamında geçerli bir muhalefet olarak nitelendirilemez. Başka bir anlatımla; madde metninde karara muhalefetin tutanağa geçirtilmesi gerektiği ifade edilmekle, henüz ortada oylanan bir karar yokken gündemin görüşülmesinden ve kararın alınması için yapılması gereken oylamadan önce karara muhalif olduğunu belirtmek genel kurul kararının iptali davası için TTK’nın 446/1-a maddesi uyarınca gereken muhalefet koşulunun yerine geçmez. Buna ek olarak gündemin görüşülmesi sırasında gündemde oylanacak hususa ilişkin eleştiri düzeyindeki açıklamalar da TTK’nın 446/1-a maddesi kapsamındaki muhalefet olarak nitelendirilemez. Zira muhalefet şerhinden, toplantıda alınan karara karşı açıkça muhalif olunduğunun anlaşılması gerekir Bunun yanında muhalefetini yazdırması engellenen pay sahibi, bu durumu ispat ve diğer koşulların varlığı ile genel kurul kararının iptalini dava edebilir.
30. Muhalefet şerhiyle alınan karara karşı çıkıldığına ve iptal davası açma hakkının saklı tutulduğuna dikkat çekilmiş olur. Bu bakımdan pay sahibinin karşı çıktığı karara karşı tutanağa geçirtmiş olduğu muhalefet şerhi alınan genel kurul kararının geçerliliğine yahut uygulanmasına etki etmez. Hemen belirtilmelidir ki; TTK’nın 446/1-a maddesindeki muhalefet şerhinin gerekçeli olması gerekmediği gibi gerekçeli olarak belirtilen muhalefet şerhindeki gerekçeden farklı nedenlere dayalı olarak da muhalif olunan genel kurul kararının iptali istenebilir.
31. Muhalefet şerhi, pay sahibinin TTK’nın 446/1-a maddesine kapsamında açacağı iptal davası için bir külfet niteliğinde olup pay sahibi, muhalefet şerhi şartını yerine getirmezse iptal davası açma hakkını kaybeder. Bu çerçevede iptali istenen karara karşı pay sahibinin muhalefetinin tutanağa geçirilmesi, genel kurul iptali davası açısından önemli bir koşul olup bu koşul 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114/2. maddesi kapsamında özel dava şartı olarak nitelendirilebilir.
32. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, öncelikle davalı şirketin 16.09.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yokluk ve butlan yaptırımı yönünden incelendiğinde, 16.09.2024 tarihli Genel Kurul toplantısının fiilen yapıldığı, toplantıya ilişkin çağrı ilanının 16.08.2024 tarihli ve 11145 sayılı ... yayımlandığı ve toplantıda asgari toplantı nisabının (şirket sermayesinin tamamı olan 400 hissenin 400'ü de temsil edilerek) mevcut olduğu tutanaklardan açıkça anlaşılmaktadır. Yukarıda da açıklandığı üzere hukuken bir genel kurul kararının "yok" hükmünde kabul edilebilmesi için, kurucu unsurlarından yoksun olması yani toplantının hiç yapılmamış olması, toplantı ve karar nisabının bulunmaması veya kararın oylama yapılmaksızın alınması gibi temel kurucu unsurların eksik olması gerekir. Toplantının yapıldığı ve 2, 4, 5, 7, 8 ve 9 numaralı gündem maddelerinin genel kurula katılanların oylamasına sunulduğu ve sözkonusu maddelerde alınan kararlar bakımından Kanunun aradığı karar nisaplarına uygun olduğu sabit olduğundan, anılan kararlarda kurucu unsur eksikliğine dayalı bir "yokluk" hali bulunmamaktadır.
33. Butlan yaptırımı yönünden yapılan incelemede, TTK m. 447 hükmünde sınırlı biçimde sayılmamış olan kararlar butlan yaptırımına tabi ise de; .... yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere butlan halleri dar yorumlanmalı ve her kanuna aykırılık halinin butlan yaptırımına tâbi tutmamak gerekmektedir. Bu bakımdan dava konusu edilen genel kurul kararlarının butlanı gerektirir nitelikte bir içerikte olmadığı değerlendirilmiştir.
34. Yokluk yaptırımı bakımından genel kurulun 3. maddesinde alınan kararın ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Gündemin 3. maddesinde, bilânço ve kâr/zarar hesaplarının toplantı esnasında detaylı bir şekilde sunulup, müzakere edilip oy çokluğu ile ibra edildiği, yapılan oylama sonucunda, Şerhler Ek 2 yapılmak suretiyle bilânço ve kâr/zarar hesaplarının oy çokluğu ile tasdik edildiği görülmüştür.
35. Genel kurul gündeminde müdürlerin açık ibrasına ilişkin ayrıca bir madde bulunmadığı genel kurul gündemi ve oylama yapılan ve karar alınan maddelerin içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda TTK m. 617/3 hükmünün atfı ile gündemle ilgili olması dikkate alındığında TTK m. 424 hükmü uyarınca Genel Kurul gündeminde müdürlerin açık ibrasına ilişkin ayrıca bir madde olmadığından bilançonun onaylanması örtülü ibra niteliği arz etmektedir. Oy hakkından yoksunluğu düzenleyen TTK m. 619/1 hükmünde “Herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunanlar, müdürlerin ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamazlar.” düzenlemesi gereğince, ortak olan müdürün kendi ibrasında oy kullanamayacağı gibi diğer müdürlerin ibrasında da oy kullanamayacağı anlaşılmaktadır.
36. Öte yandan ibra oylamasında oy hakkından yoksun kişilerin oy kullanması tek başına alınan kararların iptali sonucunu doğurmaz. Kararın geçersiz kılınması için TTK m. 619/1 hükmüne aykırı olarak kullanılan oyların kararın sonucunu etkilemiş olması gerekir.
37. Somut olayın değerlendirmesinde, şirket müdürlerinin... ve ... olduğu, TTK m. 619 uyarınca müdür olan ortak... bakımından bu gündem maddesinde oydan yoksunluğun söz konusu olduğu kanaatine varılmıştır.
38. Anılan düzenlemede sayılan kişilerin açıkça ibraya ilişkin gündem maddesinde oy kullanamayacağından söz edilmekle beraber, bu kişilerin toplantı nisabının hesaplanmasında esas alınıp alınmayacağı hükme bağlanmamıştır. Öğretide bu husus tartışmalı olmakla birlikte kanaatimizce oy hakkından yoksun payların oy hakkını kullanamayacağı ifadesine yer verilmesi sebebi ile bu payların karar nisabında hesaba katılamayacağı ancak, toplantı nisabında hesaba katılması gerektiği değerlendirilmiş olup toplantı yeter sayısı sermayenin tamamını temsil eden paylardan oluşmuş, ibra için alınan kararda müdür...'ın payları karar yeter sayısında hesaba katılmayacağından ibra kararı alınamamış olacaktır. Dolayısıyla yönetici...'ın payı çıkartıldığında gerekli çoğunluğun sağlanmamasına karşın bilançonun onaylanması ve bunun sonucu olarak örtülü ibra sonucunu doğuracak yönde karar alınmış olması nedeni kurucu unsur olan karar yeter sayısına aykırı olarak karar alınmış olması ile sözkonusu kararın yokluğunun tespitine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
39. Dava konusu edilen genel kurul diğer maddelerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi ise aşağıdaki şekilde yapılmıştır.
40. Gündemin 2. maddesinin, genel kurul toplantı başkanının seçilmesine ilişkin olduğu, toplantıda tüm payların temsil edildiğinin görüldüğü, bu halde ağırlaştırılmış nisap aranmayan bu gündem maddesinde karar yeter sayısının, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu olduğu, bu kapsamda gerekli nisapla kararın alındığı, davacının toplantı başkanının tarafsızlığına yönelik iddialarının somut her hangi bir delile dayanmadığı, herhangi bir iptal nedeni olmadığı anlaşılmakla, bu gündem maddesi yönünden istemin reddi gerekmiştir.
41. Gündemin 4. maddesinde, yıllık faaliyet raporunun okunması ve müzakere edilmesine ilişkin olduğu, her hangi bir oylama yapılmadığı, karar alınmadığı, yine .....davet ilanında belgelerin toplantıdan 15 gün önce şirket merkezinde incelemeye hazır bulundurulacağı açıkça duyurulduğu ve bilirkişi heyetince de faaliyet raporunun asgari içeriğe ve mevzuata uygun olduğunun değerlendirildiği görülmekle, bu maddenin iptaline yönelik istemin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
42. Gündemin 5. ve 7. maddesinde (Müdür Seçimi ve Görev Dağılımı); gündemin 5. Maddesinde şirket ortağı olarak...'ın müdürlük görevine devam etmesine, yine şirkete dışarıdan müdür olarak atanmış olan ...r'ın aksi yönde karar alınıncaya kadar müdürlük görevine devam etmesi şeklinde karar alındığı, 7. maddesinde ise .... müdürler kurulu başkanı seçilmesi ile temsil şekline ilişkin karar alındığı, müdür seçiminin TTK m. 619 hükmü kapsamında değerlendirilmediği, bu gündem maddesinde oydan yoksunluk söz konusu olmadığı, alınan kararın iptalini gerektirir somut her hangi bir vakıa ve delil sunulmadığı, sözkonusu maddelerin kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil etmediği, iptaline yönelik istemin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
43. Gündemin 8. maddesinde, toplantı tutanağının düzenlendiği, huzurda okunduğu, Şirket ortağı vekili .... bizzat genel kurul toplantısı sırasında sunduğu "Gündeme Madde Eklenmesi Talebimiz" başlıklı dilekçe ile şirketin finansal verileri, alacak/borç durumu, sözleşmeleri ve personel sayıları gibi konularda bilgi talebinde bulunmuştur. Bu talepler toplantının 8. gündem maddesi olarak ele alınmış ve oy çokluğu ile reddedilmiştir.
44. Bilgi alma ve inceleme hakkının TTK'nın 437. maddesi gereğince dava konusu yapılabileceği, ancak bilgi alma hakkının ihlali nedeniyle genel kurul toplantısında yanlış bir karar alınmış olması bir başka deyişle bilgi vermeme ile alınan kararlar arasında illiyet bağının bulunması halinde kararların iptalinin söz konusu olabileceği, davacının bilgi alma hakkının ihlali nedeniyle yanlış bir karar alındığına dair somut bir iddia ve delil bulunmadığı, bu halde davacı yanın isteminin, hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerektiği kanaatine varılmıştır....
45. Gündemin 9. maddesinde, herhangi bir dilek temennide bulunup bulunulmadığının sorulduğu; şirket ortağı vekili... tarafından şirketin mahallinde bulunan ... başvuruda bulunularak özel denetçi atanmasının Ek6 dilekçesi ile talep edildiği, TTK m. 438 hükmüne göre özel denetçi atanmasının istenebilmesi için "bilgi alma veya inceleme hakkının daha önce kullanılmış olması" yasal ön koşuldur. Davacı, bu şartı yerine getirmiş ve 8. maddedeki ret kararının hemen ardından genel kurula sunduğu yazılı taleple özel denetçi atanmasını istemiştir. Ancak bu talep de genel kurulun 9. maddesinde oy çokluğu ile reddedilmiştir. Bilirkişi raporunda Yargıtay içtihatlarına atıfla yapılmış olan detaylı değerlendirmeye göre; davacı .... şirketin % 20 hissesine sahip olup (kanunun aradığı %10 sınırını geçerek) "azlık pay sahibi" sıfatını haizdir. Azlık pay sahipleri, özel denetçi taleplerinin genel kurulca reddedilmesi durumunda, doğrudan TTK m. 439 uyarınca mahkemeye başvurarak özel denetçi atanmasını dava edebilme hakkına sahiptir. Yargıtay uygulamalarına göre, pay sahibinin mahkemeden doğrudan bu atamayı talep etme imkânı bulunduğundan, genel kurulun "red kararına karşı" iptal davası açmasında ayrıca bir hukuki yarar bulunmamaktadır.
46. Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabulüne, Davalı .....’nin 16.09.2024 tarihli Genel Kurul Toplantısının; 3 numaralı maddesinde alınan kararın yokluğunun tespitine, 8 ve 9 numaralı maddesinde alınan kararın iptali talebinin HMK m. 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeni ile HMK m. 115/2 hükmü uyarınca usulden reddine, 4, 5 ve 7 numaralı maddesinde alınan kararların iptali taleplerinin reddine, fazlaya dair istemlerin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
1- Davanın KISMEN KABULÜNE,
2- Davalı ...nin 16.09.2024 tarihli Genel Kurul Toplantısının;
a. 3 numaralı maddesinde alınan kararın YOKLUĞUNUN TESPİTİNE,
b. 8 ve 9 numaralı maddesinde alınan kararın iptali talebinin HMK m. 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeni ile HMK m. 115/2 hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE,
c. 4, 5 ve 7 numaralı maddesinde alınan kararların iptali taleplerinin REDDİNE,
3- Fazlaya dair istemlerin REDDİNE,
Karar ve İlam Harcı
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplamı 488,40‬‬.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 415,00.-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri, 20.000,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.415,00.-TL yargılama giderinden red/kabul oranına göre 10.207,50.-TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,
Vekalet Ücreti
8-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
9-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T. 3, 13/3 maddeleri gereğince 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/04/2026
......
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"