2. Ceza Dairesinin hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarından yargılanan sanıklar hakkında istinaf reddi, hüküm onama ve savunma hakkı kısıtlanmasıyla bozma kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, bir sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen istinaf ret kararını temyiz edilemez olması nedeniyle reddetmiş; diğer bir sanığın hırsızlık suçundan aldığı mahkumiyet kararını ise esastan inceleyerek temyiz talebini reddetmiş ve onamıştır. Ancak, başka bir sanığın hırsızlık davasında, müdafiin hüküm açıklanan son duruşmada hazır bulunmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı tespit edilerek, yerel mahkemenin kararı bozulmuştur.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1512 E., 2021/1760 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama, bozma I. Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesindeHükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası verildiği, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 168/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlemediğine, somut olayda atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ve hükmün gerekçesiz olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,III. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası verildiği, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 168/1, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, Türkçe bilmediğinden kendisini ifade edip savunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak atanan müdafiinin 5271 sayılı CMK'nın 188/1 ve 289/1-e maddeleri gereğince hükmün açıklandığı 11.02.2020 tarihli son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden müdafiin hazır bulunmadığı duruşmada mahkûmiyete karar verilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(e) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.