Silahlı terör örgütü üyeliği davasında, ankesörlü/sabit hat görüşme kayıtları, HTS analizleri, bilirkişi raporları ve tanık beyanları yönünden eksik araştırma nedeniyle 3. Ceza Dairesinin bozma kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi yapan mahkeme, örgütle irtibatı gösteren ankesörlü/sabit hat görüşmelerinin hukuka uygun delil olarak kabul edilebilmesi için; sanığın görev yaptığı yerlerdeki ardışık ve tekil arama kayıtlarının Ataç programı üzerinden detaylı sorgulanması, HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak arama sayısı, periyodu, konuşma süreleri gibi hususların analiz edilmesi, sanığın GSM hattının HTS kayıtlarının ilk arama tarihinden itibaren getirtilerek savunmanın denetlenmesi, ardışık aranan kişilerin açık kimliklerinin tespitiyle HTS irtibatlarının ve baz istasyonu sinyal bilgilerinin incelenmesi, bu kişiler hakkında soruşturma olup olmadığının araştırılması ve ifadelerinin alınması, sanığın tanıdığını reddettiği kişilerle olan irtibatlarının HTS kayıtları üzerinden tekrar değerlendirilmesi, ihbar edenin tanık sıfatıyla beyanının alınması ve istinaf aşamasında gelen yeni bilgilerin değerlendirilmesi gibi eksik araştırmaların giderilerek sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesi gerektiğine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/166 E., 2022/597 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/311 E., 2021/4 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK’nın 314/2; 3713 Kanun’nın 5/1; TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince kurulan mahkumiyet hükmüneilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü ... Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Sanık savunmasında; Dosya kapsamında HTS analiz raporu uyarınca sanık ile ardışık olarak aranan ... , ... . isimli kişileri tanımadığı şeklinde beyanda bulunduğu, savunmanın denetlenebilirliği açısından sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, sanık ile ardışık aranan tüm şahısların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Sanık yönünden ... numaralı 29.08.2016 tarihli ihbar tutanağında ihbar edenin ... . olduğu tespit edilmiş olduğundan, ihbar edenin tanık sıfatıyla beyanları alınması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4. Dosyaya istinaf aşamasında geldiği anlaşılan; sanık ile ilgili bilgi ve kodlama bulunduğu yönündeki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 24.02.2021 tarih ve 2020/176400 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen sözde ... Kuvvetleri Komutanlığı yapılanması dahilinde ... yapılanması adı verilen birime ilişkin doküman bulunduğu belirtilen yazının getirtilip incelenmesi ve sanığın örgütle bağlantısının devam edip etmediğinin şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesi lüzumu, 5. UYAP bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir ifade yahut beyan bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa onaylı örneklerinin getirilerek duruşmada 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiiine okunması, gerekirse de ifade yahut beyan sahiplerinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.