Tanınmış markanın aynısı niteliğindeki başvurunun ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi ve kötüniyet gerekçeleriyle hükümsüzlüğüne dair istinaf kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Yüksek Mahkeme, davalı tarafından başvurusu yapılan "... ibareli" markanın, davacının özellikle bankacılık sektöründe tanınmış olan ve "... ibaresini" taşıyan markalarıyla yüksek derecede görsel ve işitsel benzerlik göstermesi, aynı renklerin kullanılması ve davacı markalarının yüksek ayırt edicilik düzeyleri nedeniyle karıştırılma ihtimali taşıdığına, dolayısıyla Sınai Mülkiyet Kanununun tanınmış markaları koruyan hükümleri uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğine hükmeden Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/373 E., 2022/377 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; "..." ibareli markaların müvekkilinin tanınmış markaları arasında yer aldığını, davalı gerçek kişinin 2019/120159 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilinin itirazının ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (...) tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılacağını, başvuruya konu markanın müvekkiline ait markayla birebir aynı olduğunu, aynı harf diziliminde ve aynı renk kullanılarak oluşturulduğunu, tek farklı olan unsurun markanın sonuna eklenen “-U-A-R” harfleri olduğunu, bunun da markayı farklılaştırmaya yetmediğini, marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığını ve başvurunun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek ...’in 2021-M-8668 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP1.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gerçek kişinin "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 02. sınıf, 03. sınıf, 04. sınıf, 05. sınıf, 07. sınıf, 09. sınıf, 10. sınıf, 11. sınıf, 12. sınıf, 13. sınıf, 15. sınıf, 16. sınıf, 17. sınıf, 19. sınıf, 20. sınıf, 21. sınıf, 22. sınıf, 23. sınıf, 24. sınıf, 27. sınıf, 28. sınıf , 31. ve 34. sınıf " yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, taraf markaları arasında bu hizmetlerde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki karıştırılma koşulunun oluştuğu, bunun dışında kalan hizmetler açısından ise taraf markaları arasında hizmet benzerliğinin gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili ile davalı ... vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket adına tescilli "..." ibareli markanın bankacılık sektöründe ve 09. sınıftaki bankamatik ve kredi kartları ile banka kartları mallarında toplumun büyük çoğunluğu tarafından bilindiği, davacı markasının anılan mal ve hizmetlerde tanınmış olduğu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında yüksek düzeyli benzerlik, diğer deyişle davacı markalarının aynen dava konusu başvuruda yer alması, özellikle davacının tanınmış markalarında kullanılan rengin de dava konusu başvuruda kullanılması, davacı markalarının yüksek ayırt ediciliği ve tanınmışlık düzeyleri, başvuru kapsamındaki mağazacılık hizmetleri ile davacı markalarının tanınmış olduğu sektör arasındaki ilişki hususları birlikte gözetildiğinde SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalı gerçek kişinin "..." ibareli marka başvurusuna davacı şirketin itirazının reddine dair nihai Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.