Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı üzerine, silahlı terör örgütüne üye olma suçunda eksik inceleme ve tanık dinleme usulü hataları nedeniyle verilen beraat kararını bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yargılanan sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının istinaf tarafından onanması ve ardından Yargıtayın önceki bir onama kararının bulunması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kararın sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmemesi ve gizli tanık beyanları, örgüt yapılanması, ilgili kişilerin kimlik tespiti gibi konularda eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu gerekçesiyle itirazda bulunmuştur. Bu itiraz, sanığın hukuki durumunun tespiti için gerekli delillerin toplanmamış olduğu ve tanıkların talimat mahkemesince dinlenilmesiyle yetinildiği gerekçeleriyle kabul edilmiş; böylece Yargıtayın önceki onama ilamı kaldırılarak, kilit tanıkların duruşmada doğrudan dinlenmesi, bahsi geçen kişilerin araştırılması, UYAP sistemindeki bilgilerin incelenmesi gibi eksik hususların giderilmesi suretiyle davanın yeniden incelenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2025/5038 E.  ,  2026/5946 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/328 E., 2023/351 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 09.04.2025 tarihli ve 2024/10037 esas, 2025/10581 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve 2023/42921 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
16.07.2025 tarihli itirazın incelenmesinde özetle; sanık müdafii tarafından da yasal sürede beraatin gerekçesine yönelen temyiz isteminde bulunulduğu halde istemin inceleme dışı bırakılmasının ve gizli tanık...'ın ifadesinin onaylı suretinin temini, ... silahlı terör örgütünün ... ili akademisyen ve askeri mahrem yapılanmasına yönelik yapılan soruşturma ve kovuşturmalar sonucunda "..." isminde birinin tespitinin yapılıp yapılmadığının yahut bu kişi ile ilgili teşhis ya da beyan olup olmadığının araştırılması tanık ....'ın kendisi hakkındaki dosyada mevcut aşama beyanları, teşhis tutanakları, aşama itibarıyla gelmiş ise "... tespit ve değerlendirme tutanağı" ile örgüt bağına dair sair delillerin onaylı suretinin dosya içine alındıktan sonra var ise ... hesabında ekli "..." isimli bir kişi olup olmadığı da incelenerek olması halinde kullanıcının kim olduğunun tespiti ile tanığın askeri mahrem yapılanmada tam olarak hangi tarihten itibaren görevlendirildiğinin, bunun sanık tarafından yapılan görev teklifine istinaden veya sonrasında olup olmadığının, yine bu görevlendirmenin sanık tarafından verilen eğitim sonrası olup olmadığının, "..." isimli kişinin sanık olup olmadığının tespitine yönelik ....'ın tanık sıfatıyla esas mahkemede ayrıntılı beyanının alınması sonrasında hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken tanığın talimat mahkemesince dinlenilmesi ile yetinilerek eksik inceleme ve araştırma ile beraat hükmü kurulması sebebiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken onanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanık müdafiinin beraat kararının gerekçesine yönelen temyiz başvurusunun süresinde olduğu, CMK'nın 294 üncü maddesine göre temyiz sebeplerini de içerdiğinin anlaşılması ve sanık hakkında eksik inceleme ve araştırma ile beraat hükmü kurulması sebebiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 09.04.2025 tarihli ve 2024/10037 esas, 2025/10581 karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1.Suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen Tanık ....'ın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması ve bu kişinin dosya arasında bulunan kolluk beyanında geçen ..., ..., ..., ... ve ... isimli kişiler hakkında araştırma yapılmak suretiyle kimlik bilgilerinin tespit edilip edilmediği, tespit edildi ise haklarında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının belirlenmesinden sonra yakalanmış olmaları halinde aşamalardaki beyanlarına ilişkin tüm tutanakların onaylı örneklerinin dosyaya getirtilerek incelenmesi ile tanık olarak dinlenilmeleri gerektiğinin gözetilmemesi,
2. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
3.Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında beraat kararı verilmesine karşılık gerekçeli karar başlığında 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı olarak suç tarihinin ve yerinin yazılması;
Bozmayı gerektirmiş, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca ...Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.