Tescilli markalar arasında iltibas iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü ve YIDK kararının iptali davasının temyiz incelemesi sonucu onanarak reddedilmesi.
Özet: Davacının, uzun süredir tescilli ve maruf "..." markaları ile davalının "... oil" ibareli marka başvurusu arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik ile iltibas bulunduğunu, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YIDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri markalar arasında karıştırılma ihtimali yaratacak benzerlik, tanınmışlık koşullarının oluşmadığı ve kötüniyet bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiş, temyiz incelemesi sonucunda da bu kararlar hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/250 E., 2022/329 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03, 29, 30, 31... . sınıfta tescilli "..." ibareli markalarını yurt içinde ve yurt dışında satış ve pazarlama faaliyetlerinde yaygın olarak kullandığını, müvekkilinin 29. sınıfta tescilli "..." ibareli markasının 130756 sayı ile ilk kez 15.11.1971 tarihinde tescil edildiğini, yine "..." ibareli tescilli markalarının olduğunu, bu markanın gıda sektöründe oldukça maruf hale geldiğini, davalı şirketin 2019/90843 sayılı "... ... OIL" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı ... tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerliğin bulunduğunu, bu benzerliğin iki markanın birbiriyle ticari bir bağı olduğu düşüncesine sebep olabileceğini, emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiğini, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2021-M-5074 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markalarının birbirlerinden farklı olduğunu, taraf markalarının bütünsel olarak ortalama tüketici nazarında görsel, işitsel ve kavramsal anlamda karıştırılmaya yol açmayacağını, müvekkili adına tescilli 2011/94440 sayılı "..." ibareli markanın olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının " ... Oil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markalar arasında bazı emtialar benzese de biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, dava konusu marka açısından kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna itibar edilmemesinde de bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.