Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonucu yaralanan yayanın sigorta şirketinden talep ettiği haksız fiil kaynaklı iş göremezlik ve tedavi giderleri tazminatına ilişkin ilk derece kararını davalı vekilinin kusur ve maluliyet itirazlarıyla inceliyor.
Özet: Bir trafik kazası sonucu yaralanan yayanın, sigortalı araca ait zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı şirketten talep ettiği maddi tazminat davasında; ilk derece mahkemesi, kazada sürücüyü %75, davacıyı %25 kusurlu bularak, davacının %15 maluliyeti ve giderleri doğrultusunda toplam 525.397,50 TL maddi tazminata hükmetmiştir. Davalı sigorta şirketi ise, sürücünün kusur oranına, maluliyet raporunun güncel mevzuata aykırı olduğuna, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığına ve aktüer raporundaki gelir hesaplamasının hatalı olduğuna dayanarak karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/302 - 2026/1140T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO : 2025/302 KARAR NO : 2026/1140T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 25/12/2024NUMARASI : 2023/494 Esas 2024/807 KararDAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : 19/06/2026GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08/07/2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 03.10.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...sevk ve idaresindeki...plakalı aracın, karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının femur kemiğinin kırıldığını, kaza tespit tutanağı tutulmadan hastaneye kaldırıldığını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL tedavi giderleri tazminatı olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlik tazminatı talebini 69.232,14 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 430.000,00 TL, tedavi gideri talebini 26.165,36 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalı sigorta şirketinin yerleşim yeri mahkemeleri olan İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı sigorta şirketinin sadece sürekli iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun bulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin temerrüdünün söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; tarafların kusur oranlarının tespiti için Makine Mühendisi bilirkişiden alınan 11.01.2024 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ... ...'in %75, davacı yaya ... ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 22.11.2023 tarihli raporda, davacının vücut engel oranının %15 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceğinin, kaza nedeniyle tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 6 ay olduğunun tespit edildiği, doktor bilirkişi tarafından düzenlenen 25.12.2023 tarihli rapora göre, davacının 9 ay süren iyileşme süresinde yapmış olduğu tedavi, ulaşım-yol gideri toplamının 9.000,00 TL olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 11.03.2024 tarihli raporda da, davacının 69.232,94 TL geçici iş göremezlik, 538.576,38 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile, 19.415,36 TL bakıcı gideri, 6.750,00 TL SGK tarafından karşılanmayan, hayatın olağan akışı içerisinde faturalandırılmamış tedavi, ulaşım ve yol giderleri hesaplandığının, davalı sigorta şirketinin sakatlık teminatının 430.000,00 TL, sağlık teminatının da 430.000,00 TL olduğunun belirtildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulü ile, 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 69.232,14 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 26.165,36 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 525.397,50 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 10.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun da kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, SGK tarafından karşılanması gereken geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının ev hanımı olduğunu ve aktüer bilirkişisinin gelir hesaplamasının ve bakıcı gideri hesaplamasının da brüt asgari ücret üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...sevk ve idaresindeki aracın, karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri isteminde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ... ...'in %75, davacı yaya ... ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 22.11.2023 tarihli raporda, davacının vücut engel oranının %15 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceğinin, kaza nedeniyle tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 6 ay olduğunun belirtildiği, doktor ve aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulü ile, 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 69.232,14 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 26.165,36 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 525.397,50 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 10.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Haksız fiil sonucu manevi tazminat talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi ve tazminatın somutlaştırılması için maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihe göre yürürlükte olan mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut olayda, davacının, dava konusu kaza nedeniyle oluşan daimi maluliyet oranının ve tıbbi iyileşme süresinin belirlenmesi yönünden mahkemece Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 22.11.2023 tarihli raporda, alt akrstremitede perferik sinir yaralanmasına bağlı engellilik, femoral sinir için motor kayba bağlı özür oranının %19 olduğu, kişinin kliniğine göre %15 olduğu, toplam vücut engel oranının %15 olduğunun tıbbi iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceğinin, kaza nedeniyle tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 6 ay olduğunun tespit edildiği belirtilmiş, maluliyet raporu her ne kadar üniversite tıp fakültesi adli tıp anabilim dalında görevli adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmiş ise de, bahse konu sinir hasarının dava konusu kaza ile illiyetinin ve düzelip düzelmeyeceği konusunda davacının yaralanmasına göre uzman hekimlerin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece hükme esas alınan raporda davacının maluliyetinin sinir yaralanmasına bağlı oluştuğu belirtilmiş olmakla davacının tüm tedavi evrakları getirtilerek davacının sinir hasarının kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, bu nedenle tedavi görüp görmediği, tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hâle gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için heyete nöroloji uzmanı, beyin ve sinir cerrahisi uzmanı ve ortopedi uzmanı doktor bilirkişiler de dahil edilerek Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.2-Kabule göre de, geçici iş göremezlik zararının, bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olduğu ve sigorta poliçesinin sakatlanma ve ölüme ilişkin teminat limiti dâhilinde sürekli iş göremezlik tazminatı ile aynı limite tabi olduğu gözetilmeden poliçe limitini aşar şekilde karar verilmesi de isabetsiz bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355.maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve usûlü kazanılmış haklar gözetilerek davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.