İmar planında ilköğretim alanı olarak ayrılan taşınmaza kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel tahsili davasında Yargıtayın temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, imar planında ilköğretim tesis alanı olarak belirlenerek hukuken el konulan taşınmazlarının bedelini davalı idareden talep ederken, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, davalı idare ise fiili el atma olmadığını, husumet itirazını, bedelin yüksekliğini ve düzenleme ortaklık payı kesintisi gerekliliğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuş; ancak bölge adliye mahkemesi, bilirkişi raporuyla belirlenen 25.000 TL/m² taşınmaz bedelini makul bularak, hukuki el atma nedeniyle maktu vekalet ücreti kararını yerinde görerek her iki tarafın istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/7160 E.  ,  2026/460 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2321 Esas, 2025/481 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/222 Esas, 2024/668 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ............ ili, ..., ............Mahallesi 110 58... parsel sayılı taşınmaza imar planında ilköğretim tesis alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını belirterek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, imar planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden imar planını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediye veya Valiliğin (İl Özel İdaresinin) sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, müvekkillerine ait bitişik 110 58... parsel sayılı taşınmaza ilişkin açtıkları ortaklığın giderilmesi davasında alınan bilirkişi raporunda 05.03.2024 keşif tarihi itibarıyla 34.023 TL/m² birim değeri belirlendiğini, taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki değerinin tespit edilerek hüküm kurulması gerektiğini, müvekkilleri lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; imar planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden imar planını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediye veya Valiliğin (İl Özel İdaresinin) sorumlu olduğunu, husumetin ilgili belediyeye yöneltilerek müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazda yapılacak imar uygulamasının sonucu beklenerek %45 oranında bedelsiz düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının ardından kalan kısmın bedeline hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, ıslah yoluyla arttırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme dayanak olan bilirkişi heyeti raporunda dava konusu taşınmazın keşif sırasında boş arsa olduğunun belirtildiği, arsa niteliğindeki taşınmazın değerinin emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle dava tarihi itibarıyla 25.000,00 TL/m² olarak belirlendiğinin görüldüğü, UYAP üzerinden yapılan araştırma sonucu İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2019/758 Esas, 2022/423 Karar sayılı davada 23.10.2019 (asıl dava) ve 18.12.2019 (birleştirilen dava) itibarıyla ..., Güzelyalı Mahallesi (eski 2632 parsel) yeni 111 37... ve 34 parsel sayılı taşınmazlara 4.500,00 TL/m² değer biçildiği, kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairelerince 2022/2040 Esas, 2024/1225 Karar sayılı kararla düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulduğunun görüldüğü, dava konusu taşınmazın 05.05.2005 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "ilköğretim alanında" kaldığının dosyadaki belgelerden ve bilirkişi raporundan anlaşıldığı, kamulaştırma yapılmadan imar planında ilköğretim tesis alanı olarak ayrılmak suretiyle hukuki anlamda el atılan taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle belirlenen 25.000,00 TL/m² bedelin makul olduğu, belirlenen tazminatın davalı idareden alınarak davacılara verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, taşınmaza hukuki olarak el atılması nedeniyle harç ve avukatlık ücretinin maktu olarak belirlenmesinin de yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca hükmedilen bedele kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.