Bankanın ticari kredi alacağından doğan ilamsız takibe itirazın iptali davasında müteselsil kefillerin sorumluluğu ve faiz oranı uyuşmazlığına ilişkin temyiz incelemesi sonucu bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacı bankanın, kullandırdığı ticari krediden doğan alacağının tahsili için başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada, davalı borçlu ve kefiller, rehinli alacakta ilamsız takip yapılamayacağı, kefaletlerde eş rızası eksikliği ve faiz oranının yüksekliği gibi savunmalar ileri sürmüştür; ilk derece mahkemesi, temerrüt faizi oranını düzelterek ve rehin bedelini aşan kısım için takibin devamına karar vererek itirazın kısmen iptaline hükmetmiş, bu karar Bölge Adliye Mahkemesi ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay tarafından hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/5076 E.  ,  2026/2014 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2220 Esas, 2025/1033 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/262 E., 2021/695 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı asıl borçlu ... Motor A.Ş. ile imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamınca bankanın muhtelif ticari nakdi krediler kullandırdığını, sözleşmede diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğunu, borçlulara hitaben keşide edilen kredi kat ihtamamesine rağmen borcun ödenmediğini, bu nedenle müvekkili bankanın İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün 2018/34344 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, borçluların itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve davalıların icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından rehinle temin edilmiş bir alacak açısından önce ilamsız takip yapıldığını, akabinde ihtiyati haciz kararı alındığını, ayrıca rehnin paraya çevrilmesi yoluna da başvurulduğunu, rehinle temin edilmiş bir alacak söz konusu olduğundan ilamsız takip yapılamayacağını, kefalet sözleşmesinin geçerli olmayıp kefil olan müvekkillerin borçtan sorumluluğunun bulunmadığını, 25.04.2018 tarihli müteselsil kefalet sözleşmesinde eş rızası alınmadığını, asıl borçluya tebligat yapılmadığından muaccel hale gelen bir borç bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı banka tarafından müvekkili ve dava dışı ipotek borçlusu eşi ve oğlu aleyhine yapılan tüm işlemlerin açık şekilde yasaya aykın olduğunu, icra dosyasına yaptıkları itiraz ve ekinde sundukları ihtarnameler ile müvekkilin işbu dosyaya borcunun olmadığını, kefaletinin son bulduğunu, 2018 yılı içerisinde müvekkilin ve ailesinin kefaleti olmayarak yeni bir kredi sözleşmesinin imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın icra takibinde ticari krediler için %72 oranında temerrüt faizi talep ettiği, taksitli ticari kredinin ödeme planında fiilen uygulanan akdi faiz oranının %17,64 olduğu, kredi sözleşmesinin 72. maddesi ve emsal Yargıtay kararları uyarınca ticari krediler için fiilen uygulanmakta olan akdi faiz oranı olan %17,64 oranının iki katı tutarında %35,28 oranında temerrüt faizi uygulanabileceği, davalı kredi asıl borçlusu şirketin borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 1.100.000,00 TL bedelli ipotekler tesis edilmiş olduğu, davacı bankanın ipotek bedelini aşan kısım yönünden davalı kredi asıl borçlusu şirket hakkında istemde bulunduğu, ipotek bedelini aşan kısım için alacaklının tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile icra takibinde bulunmasına yasal bir engel bulunmadığı, verilen ipoteğin kefillerin kefalet borçlarını kapsamadığı gerekçesi ile davalıların icra takibine yapmış oldukları itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirkete kullandırılan kredi borcunun davalılardan tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.