Şirket zararı tespiti ve tazminatı davasında, temyiz başvurusu maddi tazminat talebinin yasal kesinlik sınırını aşmaması nedeniyle miktardan reddedilmiştir.
Özet: Davacıların, şirket yönetim kurulu başkanının şirket zararına neden olduğu iddiasıyla açtıkları 100.000 TL’lik maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesince hükmedilen 2.636,03 TL zarara karşılık, temyiz başvurusu yapılan reddedilen alacak miktarının bölge adliye mahkemesi karar tarihi itibarıyla 544.000 TL olan kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle, davacı vekilinin temyiz başvurusu, dosyanın esasına girilmeden miktar yönünden usulden reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2020/268 E., 2022/340 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; davacılar vekilinin dava dilekçesinde, tarafların pay sahibi olduğu şirkette yönetim kurul başkanı olan davalının şirket zararına iş ve eylemlerde bulunduğunu ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553. madde ve devamı hükümleri uyarınca şirket zararının tespiti ile şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak tarafların pay sahibi olduğu ... ... Enerji A.Ş.'ye ödenmesini talep ettiği, gerek dava dilekçesindeki beyanlar ve gerekse dosyada yaptırılan ilk bilirkişi incelemesinde fer'i müdahil şirketin 2018 yıl sonu itibariyle toplam 93.847,96 TL zarar kaydının mevcut olduğu, 2.636,03 TL fazladan kira bedeli tahakkuk ettirildiği, 2018 yıl sonu itibariyle şirketin davalıya toplam 37.855,86 TL borçlu olduğu, ancak davalı hesabına işlenen toplam 16.630,40 TL'ye ilişkin herhangi bir tevsik edici belgenin bulunmadığı, borçlanma kayıtlarına ilişkin olarak sunulan belge içeriklerindeki ödemelerin davalı hesabına işlenmesinin kabulü halinde şirketin davalıya 20.863,21 TL borçlu olduğu, ek bilirkişi incelemesinde ise; tevsik edici belgesi olmayan kayıtlar, fazla olarak kayıtlara işlenen vergi ödemesi ve fazla kira tahakkuklarının şirketin toplam 19.628,68 TL zararına sebebiyet verdiği, dava dışı firmalar tarafından tarafların ortak olduğu şirket adına ve şirketin ana faaliyet konusu kapsamında düzenlenen dört adet faturanın şirket için zarar oluşturduğunun kabulü halinde; zarar toplamının (19.628,68 TL+26.922,62 TL=) 46.551,30 TL olduğunun belirlendiği, davacı tarafın yargılama aşamasında maddi tazminat talebini ıslah etmediği, dosya kapsamına sunulan belgeler ile davacı vekilinin de dava dilekçesinde zararın daha yüksek olduğuna ilişkin farklı bir beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır.Dava dilekçesine göre, davacı tarafından talep edilen maddi tazminat 100.000,00 TL olup, mahkemece 2.636,03 TL maddi tazminata hükmedilmiş olmakla, reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibarı ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığından, davacılar vekilinin temyiz talebinin miktardan reddi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.