Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, imar uygulaması ve kamuya özgülenme araştırması sonrası davanın konusuz kaldığına hükmeden ilk derece mahkemesi kararına davacının temyiz itirazı.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararı Bölge Adliye Mahkemesince onanmış, ancak Yüksek Mahkeme, imar uygulaması sonucu taşınmazın kamuya özgülenme durumu ve fiili el atmanın varlığının yeterince araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur; bozmaya uyularak yapılan yargılamada ilk derece mahkemesi davanın konusuz kaldığına hükmedince, davacı vekili bu kararı, usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı idarenin kusuru bulunduğu ve taşınmazının değer kaybettiği gerekçeleriyle temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5280 E.  ,  2026/525 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/202 Esas, 2025/101 Karar
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ............... ili, ... ilçesi, .............. Mahallesi 35 53... parsel (imar uygulaması sonucu 79 46... ) sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde fiilen el atıldığını, bu nedenle taşınmazın el atılan kısmının bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2020 tarihli ve 2019/313 Esas, 2020/443 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/588 Esas, 2022/704 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davalı idare vekilince temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazda 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesi uyarınca imar uygulaması yapıldığının bildirildiği ve Tapu ve Kadastro Müdürlüğünün parsel sorgulama uygulamasında yapılan sorgulama neticesinde dava konusu taşınmazın kaydının kapatıldığı, UYAP sisteminde de tapu kaydının pasif olduğu anlaşıldığından, dava konusu... ili, ... ilçesi, ................ Mahallesi 35 53... parsel sayılı taşınmazın en son imar uygulamasına ait belgeler ilgili Belediye Başkanlığından istenildikten, dava konusu taşınmazın imar uygulaması sonucu hangi parsellere gittiğini gösterir tüm gitti kayıtlarıyla birlikte tapu kayıtları ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtildikten, imar uygulaması sonucu oluşan yeni parsellerin imar planındaki özgülenme amacı ilgili Belediye Başkanlığından sorulduktan ve imar uygulaması öncesi ve sonrası çaplı krokiler ilgili Kadastro Müdürlüğünden getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak, imar uygulaması sonucu oluşan yeni parsellerin tapu kaydı ve çapı zemine uygulanıp yeni oluşan parsellere davalı idare tarafından fiilen el atılıp atılmadığı, fiilen el atılmasa bile dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu ve kamuya tahsisli alan olarak ayrılıp ayrılmadığı araştırılıp kamuya özgülenme durumunun devam ettiğinin anlaşılması halinde fiili el atmanın gerçekleştiği kabul edilerek esas hakkında hüküm kurulması, aksi halde konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın açılmasına davalı idarenin kusuru ile sebebiyet verildiğini, dava konusu taşınmazın bir kısmının yola katıldığını, kalan kısmının ise kullanılamayacağını, hatalı bilirkişi raporu uyarınca karar verildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesine 04.07.2019 tarihinde 7181
sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen ek fıkra uyarınca "Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur." hükmü getirilmiştir.
4. Bu açıklama doğrultusunda somut olayın incelenmesi neticesinde; dava konusu... ili, ... ilçesi, 15 Temmuz Mahallesi 35 53... parsel sayılı taşınmaza davalı ... Belediyesi tarafından asfalt yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, ... Belediyesinin 22.07.2020 tarihli ve 2132 sayılı Encümen kararı ile dava konusu taşınmazda 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesi uyarınca imar uygulaması yapılmasına karar verildiği, imar uygulaması sonucu oluşan 15 Temmuz Mahallesi 79 46... parsel sayılı taşınmazda davacı ile ... Belediyesinin paylı malik oldukları, 16.01.2025 tarihli ek fen bilirkişi raporunda imar ile oluşan taşınmazda herhangi bir fiili el atmanın olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
5. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince yeni parselde fiili el atma kalmadığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ise de imar ile oluşan 15 Temmuz Mahallesi 79 46... parsel sayılı taşınmaza 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Özel Yurt Alanı" olarak kamuya tahsis edilmek suretiyle hukuken el atıldığı, ... Belediyesi tarafından yapılan parselasyon işlemi ile 3194 sayılı Kanun’un 18 nci maddesi uyarınca 35 53... parsel sayılı taşınmazdan %45 oranında düzenleme ortalık payı kesilmek suretiyle 79 46... parsel sayılı taşınmazın oluştuğu gözetilerek, 7181 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen ek fıkra uyarınca husumet, 05.07.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7180 sayılı Kanun uyarınca Gençlik ve Spor Bakanlığına yöneltildikten sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.