Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçunda iki sanık hakkındaki beraat kararlarının ve bir sanık hakkındaki eksik cezanın hukuka aykırı bulunarak bozulmasına karar verdi.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yargılanan sanıklardan birinin mahkumiyetine, diğer ikisinin ise beraatine ilişkin ilk derece mahkemesi kararlarının istinaf incelemesinden geçerek onanması üzerine, Yüksek Mahkemece yapılan temyiz incelemesinde; beraat eden sanıkların eylemlerinin dosya kapsamı ve delillere göre sabit olduğu halde cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilerek beraatlerine karar verilmesinin ve mahkum olan sanık hakkında TCKnın 188/5. maddesinin uygulanmaması ile uyuşturucu madde miktarına göre eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi doğrultusunda istinaf mahkemesi kararının oy çokluğuyla bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine hükmedilmiştir.

SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.I. HUKUKİ SÜREÇA. Osmnaiye 4. Ağır Ceza Mahkemesince sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine, sanıklar ... ve ...'ın beraatlerine karar verilmiştir.B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine, sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,B. Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi özetle; Sanıkların TCK'nın 37/1. delaletiyle 188/3., 188/4-a, 188/5., 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek sanıklar ... ve ...'in 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, sanık ... hakkında TCK'nın 188/5. maddesi uygulanmayarak eksik cezaya hükmolunmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,İlişkindir.III. GEREKÇEA. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden;03.02.2024 tarihli olay, muhafaza altına alma, arama, el koyma ve yakalama tutanağı içeriğine, suç konusu uyuşturucu maddenin niteliğine ve miktarına, ele geçiriliş şekline ve ele geçirildiği yerin özelliğine göre; sanıkların diğer sanık ... ile birlikte atılı suçu işlediklerinin sabit olduğu gözetilmeden sanıkların cezadan kurtulmaya yönelik dosya kapsamı ile uyuşmayan savunmalarına itibar edilerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılamanın sonucunu etkileyecek nitelikte bir eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanıklar ... ve ... hakkındaki bozma nedenine göre sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,2. Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmaması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,Hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısının ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye Dr. ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla, BOZULMASINA,Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Osmaniye 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi. K A R Ş I OY G E R E K Ç E S İ03.02.2024 tarihinde 16 GM ... plakalı Mitsubishi marka kamyonetin Osmaniye 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2024/442 D. İş sayılı kararına istinaden durdurulmasını müteakiben araçta yapılan aramada, kamyonetin kasa kısmında bulunan meyve kasalarının içindeki elmaların alt kısmında poşetler içinde 79 paket halinde yüksek miktarda uyuşturucu maddenin ele geçtiği olayda; araç sürücüsü ...'ın nakliye işiyle uğraştığı ve ...'a ait yükü Mersin'e götürmek üzere yola çıktığının, ...'in ise olay günü yardım amaçlı ...'ın yanında bulunduğunun sanıkların bütün aşamalardaki beyanları ile sabit olduğu, dosyada bulunan HTS - baz kayıtlarının da sanıkların beyanlarını doğruladığı, dosya kapsamına göre sanıklar ... ve ...'in ele geçen uyuşturucu maddelerden haberlerinin olmadığına dair savunmalarının aksine, cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu itibarla her iki sanığın beraatine dair ilk derece mahkemesi kararında belirtilen gerekçelerin yerinde olduğu kanaatini taşıdığımdan, çoğunluğun sanıklar ... ve ...'in mahkûmiyetine karar verilmesi ve sanık ... hakkında TCK'nın 188/5. fıkrasının uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması yönündeki kararına katılmıyorum. 31.03.2026