Bankanın sözleşmeden doğan teminat mektubunu geri çağırma talebinin, risk oluşmadığı ve hakkın kötüye kullanımı sayılması nedeniyle davanın konusuz kalması.
Özet: Bir bankanın, genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırdığı teminat mektubu için risk algısıyla teminat depo etme talebiyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davalıların edimlerini zamanında ifa ettiğini, temerrüde düşmediğini ve bankanın talebinin haksız, hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunması üzerine, yargılama sürecinde teminat mektubunun süresinin dolmasıyla davanın konusuz kaldığına, bankanın risk oluştuğunu kanıtlayamaması ve bilirkişi raporlarının da aksini belirtmesi nedeniyle, sözleşmede bu hak bulunsa dahi sebepsiz yere kullanılmasının Türk Medeni Kanununun 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması olduğuna karar verilerek, bankanın taleplerinin reddedildiği bir uyuşmazlıktır.
11. Hukuk Dairesi         2025/5274 E.  ,  2026/1949 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/97 E., 2022/197 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın Bursa Şubesi tarafından, davalı şirket ile akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden
kredi hesabı açıldığını ve teminat mektubu kredisi tesis edilerek kullandırıldığını, diğer davalı
...'in de işbu kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil
sıfatıyla imzaladığını, kredi sözleşmelerinin teminat mektubundan kaynaklanan riskin depo edilmesi ve bu mektuptan kaynaklanan devre komisyonu, faiz ve
eklentilerinin ödenmesi talebi ile davalılara ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borç
ödenmediğinden icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından takibe yersiz ve hiçbir
hukuki dayanağı olmadan itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, teminat mektubu bedelinin depo edilmesine ve
fer'i taleplerinin kabulü ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı bankadan 15.08.2017 tarihinde 31.01.2022 vadeli teminat mektubu alan, müvekkili şirketin, dava konusu işbu teminat mektubu ile alakalı olarak komisyon ödemelerini
zamanında ve eksiksiz olarak yaptığını, müvekkili şirketin işbu teminat
mektubu ile taahhüt işlerine ilişkin edimlerini yerine getirdiğini, ancak davacı bankanın 02.08.2019 tarihli yazısı ile verilen teminat mektubu ile ilişkili olarak, haksız bir şekilde,
maddi teminat veya vadesiz bir hesapta bloke yapılmasını talep ettiğini, öncelikle, müvekkili şirketin işbu kredi sözleşmesi çerçevesinde, davacı bankaya karşı,
taraflar arasında kurulan hukuki ilişki ve taraflar arasında imzalanan sözleşme
çerçevesinde her türlü hukuki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkili şirketin temerrüdünün söz konusu olmadığını, genel kredi sözleşmesi ve teminat
mektubu metninin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 20... . maddeleri nedeni ile geçersiz olan hükümlerine dayanılarak; her türlü edimin ifası açısından mücbir sebep oluşturduğu tartışmasız olan
Covid-19 döneminde; banka açısından hiçbir risk oluşturamayan ve dönemsel edimleri zamanında yerine getirilen bir teminat mektubunun iadesinin veya bedelinin
yatırılmasının talep edilmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yargılama süreci devam ederken teminat mektubunun süresi dolduğu için iade edildiğinden davanın konusuz kaldığı, davacının nakit akışında sorun olduğu yargısına varması ve dolayısıyla teminat mektubu bedelinin geri çağrılması anlamı taşıyan depo talebini
gerektirecek bir durumun olmadığı, diğer taraftan gerek banka risk analiz
birimlerinden ve gerekse bağımsız analiz kurumlarından bir risk analiz raporu
alınmadan yüksek riskli kalemler sonucuna da varılamayacağı, kaldı ki; teminat mektubuna konu işle ilgili olarak davacı bankadan herhangi bir tazmin talebinde bulunulmadığı, davacı tarafından takibe geçilmeden önce teminat mektubu
muhatabı Onyx Trading Innvattıon FZE ile mektuba konu işin durumu hakkında
herhangi bir bilgi talebinde bulunulmadığı, davacı bankanın hesap kat işleminin ve risk gördüğünden bahisle işler haldeki teminat mektubunu geri çağırması işleminin yerinde olmadığı, nihayetinde teminat mektubunun süresinin dolduğu, süresi dolduğu tarihe kadar da herhangi bir şekilde iş durması ve sair sebeple ödenmesi yönünde başvuruda bulunulmadığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalılar vekili lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin, müvekkili bankanın davanın açılmasında haklı olması nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf talebinde bulunduğu, genel kredi sözleşmesinde teminat mektubunun her zaman geri istenebileceği düzenlenmiş ise de, bu hakkın sebepsiz yere kullanılmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanımı sayılacağı, alınan bilirkişi raporuna göre de davalı yönünden bir riskin oluşmadığının belirtildiği, davacı banka tarafından riskin oluştuğu iddia edilmişse de bilirkişi raporunun aksinin ispat edilemediği, Mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, banka teminat mektubu bedeline ilişkin gayri nakdi alacağın depo edilmesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, özellikle davacı vekilinin dayanmış olduğu 07.11.2013 tarihli "TL/YP Teminat Mektubu ve Harici Garanti İşlemleri Taahhütnamesi"nin "Teminat Mektupları" bölümünün 1. maddesinin 4. fıkrasında bankanın "...müşteri, kendi lehine veya isteğiyle 3. kişiler lehine verilen mektupların tazmin edilmemiş ve/veya banka henüz taahhüt ettiği miktarı ödemeye davet edilmemiş olsa dahi Bankaca; Müteselsil kefil/kefillerin değiştirilmesi, yeni kefiller verilmesinin, teminat mektuplarının muhataplarından geri alınması ile bankaya geri verilmesi veya mektup tutarının o tarihteki faiz, komisyon, mali yükümlülük ve diğer masraflarla birlikte, nakden veya bir defada faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmek üzere Bankaya depo edilmesi.." hususunda yetkili olduğu olduğu belirtilmiş ise de; bahsi geçen taahhütnamenin "Teminat Mektupları" bölümünün 1. maddesinin 4. fıkrasının giriş cümlesinde, "Kredi çerçeve sözleşmesi, kredi sözleşmeleri ve taahhütname ile hüküm altına alınan nedenlerin oluşması halinde.. " ibaresine yer verilmiş olmasına, kredi çerçeve sözleşmesi ve taahhütname ile hüküm altına nedenlerin somut olayda oluştuğunun davacı tarafça ispat edilememesine göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.