Trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, maluliyet oranını belirleyen sağlık raporunun kaza tarihindeki mevzuata uygunluğunun değerlendirilerek temyiz incelemesiyle bozulan karar.
Özet: Bir trafik kazasında yaralanan davacı, sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle sigorta şirketine başvurmuştur. Uyuşmazlık hakem heyeti dosyadan el çekince, itiraz hakem heyeti davacının itirazını kabul ederek, %40 maluliyet oranı üzerinden 259.220 TL tazminata hükmetmiştir. Davalı vekilinin temyizi üzerine yüksek mahkeme, sürekli iş göremezlik oranının haksız fiil (kaza) tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun olarak, yetkili sağlık kuruluşlarınca ve uzman doktor heyetince doğru bir şekilde belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle itiraz hakem heyeti kararını bozmuştur.
4. Hukuk Dairesi         2026/1406 E.  ,  2026/3640 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2025/... Değişik İş - 2025/445 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.02.2017 tarihinde davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve % 40 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 6.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile dava değerini 298.103,80 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyetine ilişkin olarak sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını ve başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların süre uzatımına ilişkin açık ve yazılı muvafakatleri istenmiş olmasına rağmen davalı ... vekili tarafından süre uzatımına açık ve yazılı olarak muvafakat verilmediği, davacının tetkiklerinin devam ettiği ve karar verme süresinin ise 13.03.2019 tarihinde sonra ermiş olacağı gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine ve dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonu'na iadesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 16.09.2019 tarih ve İHK-2019/11940 sayılı kararı ile davacı tarafın Uyuşmazlık Hakemi tarafından oluşturulan ara karar ile verilen süre içerisinde maluliyet raporuyla ilgili olarak başvurusunu yaptığı, ancak hastanenin raporu tanzim ederek teslim etme sürecinde geçen zaman içerisinde uyuşmazlık hakemince dosyadan el çekilmesine karar verildiği, başvuran tarafın da aldığı raporu ibraz ederek el çekme kararına karşı itiraz yoluna başvurduğu görülmekle; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, davacının bizzat muayenesi yapılmak ve kaza ile illiyet bağı kurulmak suretiyle hazırlandığı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin sağlık kurulu raporunun kısa sürede düzenlenemeyeceği ve eksikliğinin de davanın reddi gerekçesi olamayacağına ilişkin emsal kararı nazara alınarak davacının alınan bilirkişi raporu ile % 46 maluliyet oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi ile talep edebileceği sürekli iş göremezlik tutarının belirlendiği, her ne kadar aktüer bilirkişi raporunda % 46 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılmış ise de davacı tarafın dava dilekçesinde % 40 maluliyet oranı üzerinden talepte bulunduğu gözetildiğinde % 40 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulü ile 259.220,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 23.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin 16.09.2019 tarih ve İHK-2019/11940 sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.10.2023 tarihli ve 2023/4640 Esas, 2023/10727 Karar sayılı ilamıyla; ''...2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-)Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 14.03.2019 tarihli tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen diğer bulgularla birlikte travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 40 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. b-)5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.'' gerekçesiyle karar bozulmuş; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan 09.01.2025 tarihli maluliyet raporunda dava konusu trafik kazası ile travma sonrası stres bozukluğu arasında illiyet bağının bulunduğu, sürekli olduğu, işlevselliğinde belirgin bozukluğa neden olduğu, tedaviye rağmen iyileşmediği ve ömür boyu sürmesinin beklendiği ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca davacının maluliyet oranının % 46 olarak belirlendiği, bozma öncesi hakem heyetince dava dilekçesinde % 40 maluliyet oranı üzerinden talepte bulunduğu gözetildiğinde davacının % 40 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılarak hüküm tesis edildiği ve usulü kazanılmış hak gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 259.220,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 23.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun davalı tarafa tebliğ edilmeden eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini ve avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.