Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, davalı idarenin eski tarihli kamulaştırma savunmasına karşın tebligat ve ödeme eksikliği nedeniyle davanın kabulü yönündeki istinaf kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı tarafından, idarenin kendi hissedarı olduğu taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el attığı iddiasıyla açılan tazminat davasında, davalı idarenin taşınmazın 1997 yılında kamulaştırıldığı ve tescil edildiği yönündeki savunmasına karşılık, bölge adliye mahkemesi, taşınmazın hala davacı adına kayıtlı olması, kamulaştırma evraklarının usulüne uygun tebliğ edildiğine ve bedelinin ödendiğine dair kanıt bulunmaması gibi gerekçelerle idarece yapılan kamulaştırma işlemlerinin geçersizliğine hükmederek davanın kabulüne karar vermiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5668 E.  ,  2026/424 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2374 Esas, 2024/2297 Karar
KARAR : Düzelterek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/440 Esas, 2023/550 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ..........ili, ... ilçesi, .............Mahallesi (eski ................ Mahallesi) 108 parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, müvekkilinin maliki bulunduğu gayrimenkule, davalı idare tarafından herhangi bir kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atılarak taşınmazın tamamının ... Havalimanı sınırları içine dahil edildiğini, el atma tazminatı olarak fazlaya dair tüm yasal hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz ... Havalimanı ................ pist inşaat alanı, ışıklandırma emniyet, apron ve meydan genişleme sahası kamulaştırma planı dahilinde kalması nedeniyle kamulaştırma işlemine tabi tutulduğunu, dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonunca 1997 yılında 11.280,00TL kamulaştırma bedeli takdir edildiğini, kamulaştırma işlemine tabi tutulan taşınmazların tamamı için belirlenen bedelin ................Bankası ................... Şubesinde açılan hesaba yatırıldığını, kamulaştırmanın yapıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine uygun olarak kamulaştırma işlemlerinin yerine getirildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) çerçevesinde arazinin vasfı, konumu, bedelinin tespitinde etkili olabilecek öğeleri değerlendirerek gayet yerinde bir kamulaştırma bedeli takdir edildiğini, dava konusu taşınmaz için ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davacı açıldığını, mahkemenin 1998/819Esas, 1999/1104 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, taşınmazın idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, kararın 08.11.2000 tarihinde kesinleştiğini, öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddine, bu talepleri kabul edilmez ise haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın kamulaştırılıp bedelinin ödendiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu taşınmazın Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünce kamulaştırılmasına karar verildiği, ...'a tebligatın ilanen yapıldığı, ... 5.Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası açıldığı, mahkemenin 27.10.1999 tarihli ve 1998/819 Esas, 1999/1104 Karar sayılı kararıyla 108 parsel sayılı taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine dayanılarak kamulaştırma nedeniyle tesciline karar verildiği, yargılama aşamasında da tapu kayıt malikine ilanen tebligat yapıldığı kararın 08.11.2000 tarihinde kesinleştiği; ancak taşınmazın kesinleşen tescil kararına rağmen hala davacı adına kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmaz 1997 yılında alınan kamu yararı kararı uyarınca kamulaştırılmış ise de 2942 sayılı Kanun'un 25 inci maddesine göre hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi açısından usulüne uygun olarak yapılan tebligatla başlayacağından, kamulaştırma evraklarının tebliğ edildiğine dair tebliğ belgelerinin bulunmadığı, taşınmaz için bloke edilen kamulaştırma bedelinin ödendiğine dair döküman bulunmadığı gibi malikler tarafından açılmış tezyidi bedel davasının bulunmadığı, bu nedenle usulüne uygun kamulaştırmadan bahsedilemeyeceği, usulüne uygun kamulaştırma olmadığından tescil kararının verilmesinin sonuca etkisinin olmadığı, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kanun uyarınca emsal kıyaslaması yapılmak suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle, değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde usul ve Kanuna aykırılık bulunmadığı, ancak taşınmaza fiilen el atılmış olması ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7138 Esas, 2023/8034 Karar sayılı kararı gözetildiğinde, 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı hâlde, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maktu karar harcına hükmedilmesi doğru görülmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.