10. Hukuk Dairesinden İş Kazası ve Sürekli İş Göremezlik Sonucu Maddi Manevi Tazminat Davasında, Davalı Şirketin Ticaret Sicilinden Terkin Edilmesi Nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Bozulması.
Özet: İş kazası sonucu kalıcı iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararının istinaf incelemesinde maddi tazminat artırılıp manevi tazminat azaltılarak yeniden hüküm kurulmuş; ancak, temyiz incelemesi sırasında, yargılamanın devamı esnasında davalılardan birinin ticaret sicilinden terkin edildiği tespitiyle, bu durumun yargılama usulü açısından değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/14622 E.  ,  2026/4308 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1067 E., 2025/1010 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/786 E., 2021/156 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve davalı ... Dekorasyon.. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 05.02.2006 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .. Proje İnş. Turz. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket çalışanı olmadığını, diğer davalı şirket çalışanı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin her hangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
2.Davalı .. Dekorasyon Turizm İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2013/786 E., 2021/156 K. sayılı kararında özetle; Davanın kısmen kabulü ile 50.000,00-TL maddi tazminatın, 80.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2013/786 E., 2021/156 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı .. Proje İnş. Turz. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2022 tarih ve 2021/1304 E., 2022/767 K. sayılı kararı ile yargılama sırasında, iş göremezlik oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, bu nedenle Adli Tıp kurumunun rapor tarihi olan 23.03.2017 tarihine kadar davacının kesin bir şekilde maluliyet oranını öğrenemediği için talep edebileceği tazminat miktarını da öğrenemediği, buna göre, 23.03.2017 tarihinde davacının zararının kesin şekilde belli olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve zamanaşımının meslekte kazanma gücü kaybı oranının kesin şekilde belirlenmesinden sonra hesaplanması gerektiği, ıslah tarihi olan 01.10.2019 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edildiği, bu sebeple İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davacının ıslah dilekçesindeki talebi ... göz önüne alınarak yeniden hüküm kurulduğu, davalı vekili tarafından İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporuna itiraz edilmiş ise ... yargılama aşamasında aldırılan ve Mahkemece itibar olunan kusur raporunun iş güvenliği uzmanınca düzenlenmiş heyet raporu olduğu, raporda kusur aidiyet ve oranlarının iş güvenliği mevzuatı uyarınca tespit edildiği, olaya dair maddi ve hukuki olguların tereddüte meydan vermeyecek şekilde irdelenip tartışıldığı, buna göre davalıya kusur izafesinin dosya kapsamı ile ilmi ve hakkani verilere uygun düştüğü, dolayısıyla kusur tespitine ilişkin teknik inceleme vs. yönüyle bir eksiklik bulunmadığı, davalılar vekillerinin kusur aidiyet ve oranlarına ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, kazanın oluş şekli, davacının maluliyet oranı, davacının sosyal ve ekonomik durumları ve ... davalı işverenliğin olaydaki %75 kusuru dikkate alındığında davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek davacı lehine 50000 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle; davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 hükmü gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 163.265,17-TL maddi tazminatın, 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2022 tarih ve 2021/1304 E., 2022/767 K. sayılı kararının süresi içerisinde davacı ve davalı ... Proje İnş. Turz. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.02.2024 tarih ve 2022/8419 E- 2024/803 K. ile "... Somut olayda, yargılamanın devamı sırasında ... Sicil Gazetesinin 24.09.2013 tarihli nüshasında yayımlanan ilana göre davalılardan ... Dekorasyon Turizm İnşaat Ve Tic. Ltd. Şti. nin ... sicilinden terkin edildiği, anılan davalı şirketin işbu dava nedeniyle ihya edildiğini gösterir kaydın dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar doğrultusunda davalı şirketin bağlı olduğu ... Sicil Müdürlüğünden işbu terkin kaydının olup olmadığı usulünce araştırılıp söz konusu durumun varlığı halinde yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı tarafa işbu davalı ... ihya etmesi için dava açmak için önel vermek, işbu ihya davası sonucuna göre anılan davalı yönünden ... usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanarak yargılama yapılması gerekirken, başka bir dava için verilen ihya kararının bu dava için bağlayıcı olmadığı da gözetilerek hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. Öte yandan, Türk Borçlar Kanunu'nun 513 ncü maddesi hükümlerine göre aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulur. Hükmün, davacı ... vekiline tebliğ edildiği, ancak adı geçen davacının halen tutuklu mu yoksa hükümlü mü olup olmadığı, hükümlü ise hükümlülük süresi, şartla veya bihakkın tahliye tarihleri belirlenip, Türk Medeni Kanunu'nun 407 ve devamı maddeleri gereği bir yıl ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergine vasi tayini gerektiğinden;
a-Davacıya vasi tayin edilip edilmediği araştırılarak, vasi tayin edilmemişse vasi tayini sağlanarak; vasi tarafından gerekçeli kararın tebliğ edildiği avukata verilen vekaletname dosyaya sunulursa aynen, sunulmazsa gerekçeli kararın davacı vasisine yöntemince tebliğ edilerek,
b-Şayet vesayet hali sona erdiyse davacıya gerekçeli kararın yöntemince tebliği ile temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı HMK'nın 366 yollamasıyla temyiz incelemesinde ... uygulanan aynı kanunun 346ncı maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmesi gerekmektedir...." gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamındaki gerekçeye göre, davacı ...'ın vesayet altında olduğunun anlaşıldığı, vasi ...tarafından gerekçeli kararın tebliğ edildiği avukata vekalet verildiği, bu şekilde taraf teşkili sağlandığı, ayrıca, yine Yargıtay bozma ilamındaki gerekçeye göre, davalı ... Dekorasyon Turizm İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. yönünden ihya davası açmak için davacı vekiline süre verildiği, kesinleşen ihya davası sonucu tasfiye memuru ...'a dava dilekçesi ve yargılama boyunca kendisine tebliğ edilmesi gereken bütün karar ve evrakların tebliğ edildiği, tasfiye memuru ...'ın sunmuş olduğu dilekçenin ve yapılan itirazların incelendiği ve yerinde görülmediği kanaatiyle;
A-Davanın kısmen kabulüne,
1-163.265,17-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 05.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Bozma sonrası yargılamada maddi tazminat yönünden yeniden bilirkişi raporu alınması talebinin dikkate alınmadığını, aradan geçen uzun süre, Türk Lirasında yaşanan değer kaybı ve asgari ücrete yapılan zamlar gözetildiğinde güncel veriler esas alınarak yeni bir rapor alınması gerektiğini ve Yargıtayın bu yönde pek çok kararının mevcut olduğunu,
b.Kaza tarihinde 24 yaşında olan müvekkilinin söz konusu kaza nedeniyle ömür boyu bir ayağını sürükleyerek yürümek zorunda kaldığını, bu durumun oluşturduğu elem ve ızdırabın giderilebilmesi için hükmedilen 50.000-TL manevi tazminatın paranın alım gücü karşısında son derece yetersiz kaldığını, kazanın üzerinden 19 yıl geçmesine karşın müvekkile henüz herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu ve bu süre zarfında paranın önemli ölçüde değer kaybettiği gözetildiğinde manevi tazminat talebinin kısmen reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... Dekorasyon.. Ltd. Şti. Tasfiye memuru temyiz dilekçesinde özetle;
a.Dahili dava dilekçesinin gönderildiği tarih itibarıyla alacağın zamanaşımına uğradığını,
b.Davacının dava dilekçesinde "... Yapı - Oruç Daştan" olarak gösterdiği davalıyı duruşmada "... Dekorasyon Turizm İnş. ve Tic. Ltd. Şti." olarak değiştirdiği, oysa HMK madde 124 uyarınca karşı tarafın açık rızası alınmadan taraf değişikliğinin mümkün olmadığından bu davalı yönünden davanın reddi gerektiğini,
c.... sicilden re'sen terkin edilerek tüzel kişiliği sona eren şirkete tebligat yapılmasının hukuken imkânsız olduğunu, tebligat yapılmadan yürütülen yargılama nedeniyle şirketin savunma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini,
d.Adli Tıp Raporundaki değerlendirmelerin 2009 yılındaki verilere dayandığı, 2006-2009 yılları arasında davacının başka eylemlerinin söz konusu durumun oluşmasına neden olmuş olabileceğinin değerlendirilmediğini,
e.Bilirkişi raporunda 165.265,17-TL'nin %25 i olan 41.316,29-TL mahsup edildiğinde ulaşılması gereken tutarın 2/3'ünün 82.632,58-TL olmasına karşın raporda 104.843,45-TL olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu,
f.Dava açıldığında şirketin münfesih olduğu ve davacının başka bir şirkete dava açtığı gözetildiğinde dava tarihinden itibaren faize hükmedilemeyeceği, hüküm kurulması halinde dahi faizin ancak şirketin ihyasından itibaren işletilmesi gerektiğini,
g.... Teftiş Kurulu raporunda davacının %50 oranında kusurlu bulunmasına karşın şirket tanıkları dinlenmeden ve savunması alınmadan yalnızca davacı tanıklarının beyanlarına dayanılarak %25 kusur tespiti yapılmasının kabul edilemez olduğunu,
h.Kazanın ardından davacının özel hastaneye götürüldüğünü, tüm tedavi masraflarının şirket tarafından karşılandığı ve çalışamadığı ... için kendisine ödeme yapılarak belge alındığını, bu belgelerin araştırılması için süre verilmesi talebinin değerlendirilmeden aleyhte hüküm kurulduğunu,
ı.Diğer davalı ... Proje İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş.'nin tüm sorumluluğu ... Dekorasyon Ltd. Şti.'ye yüklediğini, oysa ... tarafından da teyit edildiği üzere ilgili kazadan dolayı ... Dekorasyon Ltd. Şti.'nin herhangi bir sorumluluğu ve kusurunun bulunmadığını, tüm sorumluluk ve kusurun davacı ile diğer davalıda olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 361/1 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-c hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davacı vekiline 16.07.2025 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 29.08.2025 tarihinde verilmiştir. Bu sebeple davacılar vekilinin temyiz başvurusunun süre yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
2.Davalı ... Dekorasyon.. Ltd. Şti.'nin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE,
2.Davalı ... Dekorasyon ... Ltd. Şti.'nin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.