Kamulaştırmasız el atılan ilköğretim tesis alanı taşınmazının bedelinin tahsili davasında husumet, temyiz kesinlik sınırı ve bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtay tarafından incelenmesi.
Özet: Bu hukuki metin, imar planında ilköğretim tesis alanı olarak belirlenmesine rağmen beş yıldan uzun süre kamulaştırılmayan bir taşınmaz için açılan kamulaştırmasız el atma bedeli tahsili davasının yargılama sürecini detaylandırmaktadır; ilk derece mahkemesinin bir davalı yönünden davanın kabulüne, diğer davalı yönünden reddine karar vermesinin ardından, istinaf mahkemesi hükmü kaldırarak sorumluluğu değiştiren bir karar vermiş, bunun üzerine temyiz edilen kararın bir kısmı parasal kesinlik sınırı altında kaldığı için reddedilmiş, Yargıtay ise kamulaştırmasız el atma olgusunu teyit eden bölge adliye mahkemesi kararını incelemeye almıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/5865 E.  ,  2026/423 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2424 Esas, 2024/2422 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/115 Esas, 2023/797 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın dahili davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacı ... dışındaki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; davalı idarenin davacı ... dışındaki davacılar yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin davacı ... yönünden ve davacılar vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; ........... ili, ..., ............ Mahallesi 5 83... parsel sayılı taşınmazda davacıların hisselerinin bulunduğunu, dava konusu taşınmazın tamamının İlköğretim Tesis Alanı olarak planlandığını, davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadığını, bedel de ödenmediğini belirterek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin Alanya Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
2. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın İlköğretim Tesis Alanında kalmakta olduğunu, bu nedenle sorumluluğun Milli Eğitim Bakanlığında olduğunu, bu nedenle öncelikle husumet ve görev yokluğundan davanın reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden ise kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dahili davalı ... Başkanlığından alınarak davacı tarafa verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve dahili davalı ... adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dahili davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın İlköğretim Tesis Alanı olarak ayrılması nedeniyle husumetin Milli Eğitim Bakanlığına yöneltilerek tazminattan bu kurumun sorumlu olması gerektiği hâlde, davalı belediyenin sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini, emsalin uygun emsal olmadığını, bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri itirazları dikkate alınmadan raporun hükme esas alındığını, maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında İlköğretim tesis alanı olarak planlandığı, imar planının kesinleşmesinden itibaren 5 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen davalı idarece taşınmazın imar planına ayrılış amacına uygun şekilde kamulaştırma yapılmadığı, bu haliyle davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığının ve kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, hükme esas raporda, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı ancak taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ilköğretim tesis alanında kaldığından davalı ... Bakanlığının sorumlu tutulması gerektiği hâlde yazılı gerekçe ile davalı Belediyenin sorumlu tutulması, hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; sorumlu idarenin ... olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, bu sebeple reddi gerektiğini, taşınmaza fiilen el atma olmadığından görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, davanın idarî işlemi tesis eden veya tesise yetkili merciler aleyhine açılabileceğini, belediye sınırları içinde kalan yerlerin 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarının ilgili belediyece yapılacağı veya yaptırılacağını, müvekkilinin imar planını hazırlama yetkisi bulunmadığını, kanun gereğince imar planlarının yapılması aşamasında ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınması gerektiğini; ancak bu konuda müvekkilinin görüşünün alınmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazın sağlık alanı olması yönünde bir talebinin de olmadığını, husumetin imar planlarında ilköğretim alanına ayırma işlemini tesis eden Alanya Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, ıslahla talep edilen miktara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelin idarelerden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davalı İdare Vekilinin Davacılardan ... dışındaki davacılara İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B.Davacılar Vekilinin ve Davalı İdare Vekilinin Davacı ... ’e İlişkin Temyizi Yönünden;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı ...'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.