Deniz taşımacılığı sözleşmesinden kaynaklanan navlun alacağı ve konişmento eksikliği nedeniyle oluşan konteyner bekleme bedeli ile kazanç kaybı uyuşmazlığının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, yurt dışı deniz taşımacılığı kaynaklı iki ayrı dava incelenmektedir: birincisi, aracı davacının, davalı ithalatçıdan tahsil edilemeyen navlun ücretleri nedeniyle başlattığı icra takibine itirazın iptali talebi; ikincisi ise, birleşen davada davacının, eksik konişmento sebebiyle malların gecikmeli teslimi sonucu ödemek zorunda kaldığı konteyner bekleme bedeli ve oluşan kar kaybının tazmini talebidir; ilk derece mahkemesi, asıl davadaki navlun alacağını kabul ederek itirazı iptal etmiş, ancak birleşen davadaki talepleri, yük detaylarının beyanı ve taşıyıcının sorumluluk kapsamı dışındaki nedenlerle reddetmiş, bu ret kararı bölge adliye mahkemesince onanmış olup, şimdi birleşen davadaki ret kararı davacı tarafından temyiz edilmektedir.

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla)SAYISI :2019/306 E., 2022/26 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVA1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ile yurt dışından ithal edilen ürünlerin deniz yolu ile taşınması konusunda aracı firma olarak anlaştığını ve üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirerek davalıya emtiaları süresinde teslim ettiğini, ancak davalının farklı zamanlarda gerçekleştirilen işbu taşımalara ilişkin bir kısım navlun ücretlerini ödemediğini, başlatılan takibe de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde dilekçesinde; müvekkili şirketin ... ünvanlı dava dışı şirkete satışını yaptığı çeşitli emtiaları taşıyan geminin yola çıkmasından 15 gün sonra 18.03.2019 tarihinde davalı firma tarafından konişmentonun eksik olduğunun fark edildiğini, bu sebeple dava dışı şirketin 28.05.2019 tarihinde emtiaları teslim alabildiğini, gönderilen firmanın bu tarihe kadar 16.802,38 euro konteyner bekleme bedeli ödemek zorunda kaldığını, müvekkili tarafından bu bedelin ödenmesi nedeni ile davalıya fatura edildiğini, ancak karşı yanın ödemede bulunmadığını ileri sürerek müvekkili tarafından ödenmek durumunda kalınan 31.204,39 euro yurt dışı konteyner bekletme bedelinin efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak tutara 10.07.2019 tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı firmanın eylemi sebebiyle iş hacminin küçülmesi ve müşteri yelpazesinde meydana gelen daralmadan kaynaklanan ve yoksun kalınan kazancının bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin 10.07.2019 tarihinden bu yana işletilecek reeskont-avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPAsıl ve birleşen davada davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından akdi taşıyan davacının davalıya ait eşyanın taşınması karşılığında hak kazandığı ve ticari defterlerine işleyerek faturlandırdığı navlun alacağını talep edebileceği, bu itibarla davalının itirazının iptalinin gerektiği; birleşen davaya konu ... ve MEDUIS ... nolu konişmento kayıtları incelendiğinde “Yük detaylarının gönderen tarafından deklere edildiği, taşıyıcı tarafından kontrol edilmediği, taşıyanın sorumlu olmadığı” kayıtlarının mevcut olduğu, bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere taşıma sözleşmesinin kurulduğu aşamada yük detaylarının taşıyana bildirilmesi sonrasında, taşıyan tarafından hazırlanan taslağın taşıtan tarafından onaylanmasından sonra konişmentonun düzenlendiği, bunun yanı sıra taşıtanın gümrükçüsü tarafından gümrük işlemleri yapılarak beyannamenin hazırlandığı, beyanname düzenlemenin taşıyanın görev ve sorumluluğunda bulunmadığı, dosyada mevcut elektronik posta yazışmalarından, beyannamenin davacı ... tarafından, fiili deniz taşıyanına 20.02.2019 tarihinde iletildiği, konişmentonun dava dışı fiili taşıyan ... tarafından kendisine gönderilen beyanname doğrultusunda düzenlediği, davalının, konişmentonun fiili taşıyan ... tarafından, kendisine gönderilen beyannameden farklı olarak düzenlediği iddiasını konişmentoyu düzenleyen fiili taşıyan ...'ye yönlendirmesi gerektiği, tüm bunlara ek olarak, birleşen davaya konu taşıma senetlerinde dava dışı “... . San. Tic. Ltd. Şti" kayıtlı olup, birleşen dosya davacı vekilince, birleşen davaya konu taleplerine ilişkin ibrazı istenen demuraj tarifesi, varış ihbarı ve ödeme belgelerini kesin süreye rağmen sunmadığı gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davalı birleşen davacı vekili tarafından asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile asıl davalı birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, birleşen davada verilen davanın reddi kararı ile sınırlı olmak üzere birleşen davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeAsıl dava itirazın iptali, birleşen dava deniz taşıması nedeniyle ödenen konteyner bekletme bedeli ile yoksun kalınan kazanç kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.